Ankara, İstanbul Milletvekili Doğan Bekin, Gaziantep’in Nizip ilçesinden geçen Nizip Çayı ile çayın ulaştığı Hancağız Barajı’ndaki çevresel kirlilik iddialarını Türkiye Büyük Millet Meclisi gündemine taşıdı. Bekin, Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı’nın yazılı olarak yanıtlaması istemiyle TBMM Başkanlığına soru önergesi sundu.
Nizip Çayı ve Hancağız Barajı’nın tarımsal üretim, çevre, ekosistem ve bölgenin su kaynakları açısından stratejik öneme sahip olduğunu belirten Bekin, özellikle bölgede son yıllarda artan organize sanayi tesislerinin çevresel etkilerine dikkat çekti.
2015’te Hazırlanan Planın Akıbeti Soruldu
Bekin’in önergesinde, Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından 2015 yılında hazırlanan “Samözü Deresi-Nizip Çayı Havzası Atıksu Yönetimi Eylem Planı” hatırlatıldı. Planla havzadaki kirletici kaynakların belirlenmesi, atık özümleme kapasitesinin ortaya konulması, su kalitesinin değerlendirilmesi ve kirliliğin azaltılmasına yönelik tedbirlerin geliştirilmesinin amaçlandığı belirtildi.
Aradan geçen yaklaşık 10 yılı aşkın süreye rağmen Nizip Çayı ve Hancağız Barajı’ndaki kirlilik iddialarının gündemde kalmaya devam ettiğini ifade eden Bekin, 2015 yılında tespit edilen kirletici kaynakların hangilerinin ortadan kaldırıldığını ve hangi tedbirlerin hayata geçirildiğini sordu.
2015 ve 2026 Verileri Karşılaştırılacak mı?
Önergenin dikkat çeken başlıklarından biri de Nizip Çayı ve Hancağız Barajı’nın güncel su kalitesine ilişkin veriler oldu.
Bekin, Bakanlığın 2015 ve 2026 yıllarına ait karşılaştırmalı su kalite verilerine sahip olup olmadığını ve bu verilerin kamuoyuyla paylaşılıp paylaşılmadığını sordu. Ayrıca Nizip Çayı’ndan ağır metal, pestisit, deterjan ve yüzey aktif maddeler ile mikrobiyolojik etkenler gibi parametreler açısından numune alınıp alınmadığının açıklanmasını istedi.
Kirliliğin Kaynağı ve Tesisler Mercek Altında
Milletvekili Bekin, Nizip Çayı’nın kaynağından Hancağız Barajı’na kadar olan güzergâhta kirliliğin en yoğun olduğu noktaların tespit edilip edilmediğini de gündeme getirdi.
Kirlilik yükünün hangi nokta veya tesislerden sonra arttığının bilimsel olarak belirlenip belirlenmediğini soran Bekin, Nizip Çayı’na doğrudan veya dolaylı olarak atıksu deşarjı yapan tesislerin sayısının açıklanmasını istedi.
Önergede ayrıca söz konusu tesislerin kaçının sanayi kuruluşu, gıda işletmesi, organize sanayi tesisi ve evsel atıksu kaynaklı olduğu soruldu.
Kaçak Deşarjlara İlişkin Yaptırımlar Soruldu
Bekin, son beş yıl içerisinde Nizip Çayı’na kaçak veya mevzuata aykırı atıksu deşarjı yaptığı tespit edilen işletmelerin sayısının da açıklanmasını istedi. Bu işletmelere yönelik herhangi bir idari yaptırım uygulanıp uygulanmadığının da Bakanlık tarafından yanıtlanmasını talep etti.
Nizip Atıksu Arıtma Tesisi de Önergenin Gündeminde
Önergede Nizip Atıksu Arıtma Tesisi’ne ilişkin sorular da yer aldı. Tesiste arıtılan evsel ve endüstriyel atıksu miktarlarının ayrı ayrı açıklanmasını isteyen Bekin, tesisin devreye alınmasının ardından Nizip Çayı’nın su kalitesinde bilimsel olarak ölçülebilir bir iyileşme gerçekleşip gerçekleşmediğini sordu.
Bekin ayrıca Hancağız Barajı’nda insan sağlığı veya tarımsal üretim açısından risk oluşturabilecek herhangi bir kirletici birikiminin tespit edilip edilmediğinin açıklanmasını istedi.
Bakanlıklara Ortak Çalışma Çağrısı
Soru önergesinin son bölümünde ise çevre ve halk sağlığı boyutuna dikkat çekildi. Bekin, Nizip Çayı ve Hancağız Barajı’ndaki su kirliliğinin bölge halkı ve çevre üzerindeki olası risklerine ilişkin Tarım ve Orman Bakanlığı, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ile Sağlık Bakanlığı tarafından ortak yürütülen bir çalışma bulunup bulunmadığını sordu.
Bekin, su kalitesindeki değişimin bilimsel verilerle ortaya konulması ve olası risklere karşı kalıcı çözüm sağlayacak tedbirlerin bir an önce alınması gerektiğini belirtti.