Ankara, Ümit Dikbayır, Erdoğan ile Görüşmesini Video’lu Anlattı
Ankara, Bağımsız Sakarya Milletvekili Ümit Dikbayır, CHP’den istifasının ardından Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile yaptığı görüşmeye ilişkin kamuoyunda oluşan tartışmalara video mesajla açıklık getirdi. Görüşmede AK Parti’ye katılması yönünde teklif aldığını doğrulayan Dikbayır, henüz kesin bir karar vermediğini vurgulayarak “Ben insanları kandırmam, yaşanmamış bir şeyi yaşanmış gibi anlatmam” dedi.
Ankara, Bağımsız Sakarya Milletvekili Ümit Dikbayır, CHP’den istifasının ardından Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile yaptığı görüşmeye ilişkin kamuoyunda oluşan tartışmalara video mesajla açıklık getirdi. Görüşmede AK Parti’ye katılması yönünde teklif aldığını doğrulayan Dikbayır, henüz kesin bir karar vermediğini vurgulayarak “Ben insanları kandırmam, yaşanmamış bir şeyi yaşanmış gibi anlatmam” dedi.
“Beni Seven İnsanların Kırıldığını Biliyorum”
Açıklamasına, kendisine yıllardır destek verenlerin yaşanan süreç nedeniyle kırıldığının farkında olduğunu belirterek başlayan Dikbayır, bazı dostlarının, yol arkadaşlarının ve hemşerilerinin kendisine sitem ettiğini söyledi.
Bu tepkileri anladığını ve hak verdiğini ifade eden Dikbayır, kamuoyuna karşı kendisini açıklama sorumluluğu hissettiğini belirtti. Dikbayır, bazı gelişmeleri daha erken ve daha açık anlatması gerektiğini dile getirerek, “Yaptığım iletişim hatasının kamuoyunda nasıl karşılanabileceğini daha iyi hesaplamalıydım” dedi.
“Erdoğan’ın Davetine İcabet Ettim”
CHP’den istifasının ardından bir süre düşünmek ve bundan sonraki siyasi yol haritasını değerlendirmek istediğini aktaran Dikbayır, bu süreçte AK Parti Konya Milletvekili Ünal Karaman’ın kendisiyle görüştüğünü söyledi.
Karaman’ın, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın kendisiyle görüşmek istediğini ilettiğini belirten Dikbayır, daveti kabul ettiğini ifade etti. Dikbayır, “Türkiye Cumhuriyeti’nin Cumhurbaşkanı sizi konuşmak üzere davet ediyorsa gider görüşürsünüz. Ben de bunu yaptım” diye konuştu.
AK Parti’ye Katılması Yönünde Teklif Aldığını Açıkladı
Cumhurbaşkanı Erdoğan ile yaptığı görüşmede AK Parti’ye katılması yönünde davet aldığını belirten Dikbayır, bunun tek başına ve bir anda verebileceği bir karar olmadığını söylediğini aktardı.
Ailesi, yıllardır birlikte siyaset yaptığı yol arkadaşları, ekibi ve sorumluluğunu taşıdığı insanlarla istişare etmesi gerektiğini ifade eden Dikbayır, karşılıklı değerlendirmelerin olumlu sonuçlanması halinde 15 Ağustos’ta bir katılım ihtimalinin de gündeme geldiğini kaydetti.
“Karar Vermişim Gibi Bir Hava Oluşturuldu”
Görüşmenin ardından kamuoyunda AK Parti’ye katılım kararının kesinleştiği yönünde bir algı oluştuğunu söyleyen Dikbayır, henüz kararını vermediğini vurguladı.
“Ben henüz bütün bunları değerlendirirken yaptığımız görüşme kamuoyuna yansıdı” diyen Dikbayır, sanki kararını vermiş ve AK Parti’ye katılması kesinleşmiş gibi bir hava oluşturulduğunu belirtti.
Görüşmeyi yalanlamamasının nedenini de açıklayan Dikbayır, gerçekleşmiş bir görüşmeyi olmamış gibi göstermenin kendisine yakışmayacağını ifade etti. Ancak bu durumun, henüz vermediği bir kararın verilmiş gibi algılanmasına yol açtığını söyledi.
“Atatürk’ten ve Cumhuriyetten Vazgeçmedim”
Siyasi hayatı boyunca Atatürk, Cumhuriyet ve inandığı değerlerden vazgeçmediğini belirten Dikbayır, bundan sonra da bu değerlerden vazgeçmeyeceğini söyledi.
Siyasette asıl ölçütün, bulunduğu yerde ülkeye ve millete ne kadar faydalı olunabildiği olduğunu ifade eden Dikbayır, muhalefetteyken eleştirdiği bazı sorunların iktidar içerisinde bulunarak çözümüne katkı sağlayıp sağlayamayacağını düşündüğünü dile getirdi.
“Bana Kızanları Anlıyorum, Çok Haklılar”
Kendisini eleştiren ve tepki gösteren vatandaşların duygularını anladığını belirten Dikbayır, yıllardır belirli bir siyasi çizgide tanınan bir isim olarak AK Parti’ye katılacağı yönündeki haberlerin insanlarda şaşkınlık ve kırgınlık oluşturmasının doğal olduğunu söyledi.
“Biz seni böyle tanımadık” diyerek kendisine sitem edenlerin sözlerini önemsediğini belirten Dikbayır, bu tepkilerin altında kendisine duyulan güven ve ondan beklenen siyasi duruşun bulunduğunu ifade etti.
“Ben insanları kandırmam”
Süreçte kendisinin de hataları olduğunu kabul eden Dikbayır, bazı gelişmeleri daha erken ve açık şekilde anlatması gerektiğini söyledi.
Siyasette insanların hata yapabileceğini ve kendilerini zaman zaman doğru ifade edemeyebileceklerini belirten Dikbayır, “Ama bir konuda vicdanım çok rahat. Ben insanları kandırmam, yaşanmamış bir şeyi yaşanmış gibi ya da yaşanmış bir şeyi de hiç olmamış gibi anlatmam” dedi.
Siyasi makamların ve görevlerin geçici olduğunu ifade eden Dikbayır, geriye insanın sözünün, itibarının ve vicdanının kaldığını vurguladı.
Sürecin Sona Erdiği İddialarına Yanıt Verdi
Dikbayır, daha önce birlikte siyaset yaptığı bir siyasi partinin genel başkanının Cumhurbaşkanı Erdoğan ile görüşerek kendisinin AK Parti’ye katılmasına itiraz ettiği ve bu nedenle sürecin sona erdiği yönünde kendisine bazı bilgilerin ulaştığını da açıkladı.
Bu iddiaların ne kadarının doğru olduğunu bilmediğini belirten Dikbayır, söz konusu söylentilerle ilgilenmediğini ifade etti.
Erdoğan’a “Nezaket” Vurgusu
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın kendisini davet ettiğini, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde kabul ettiğini ve düşüncelerini dinlediğini belirten Dikbayır, görüşme boyunca Erdoğan’ın kendisine karşı nazik bir yaklaşım sergilediğini söyledi.
Bu sözlerinin siyasi bir değerlendirme olarak değil, “nezaket meselesi” olarak anlaşılması gerektiğini vurgulayan Dikbayır, kamuoyundaki farklı yorumlara rağmen yaşadıklarını olduğu gibi anlatmak istediğini dile getirdi.
“Dün Söylediğimi bugün İnkâr Ederek Siyaset Yapmayacağım”
Siyasi anlayışının değişmediğini vurgulayan Dikbayır, hayatı boyunca doğru bildiğini söylemeye ve yanlış gördüğü konuları ülke ve milletin faydası için eleştirmeye devam edeceğini belirtti.
Kendisine tepki gösterenlerin sözlerini duyduğunu ve eleştirileri dikkate aldığını ifade eden Dikbayır, açıklamasını şu sözlerle tamamladı:
“Ben gerçeği saklayarak, insanları kandırarak ya da dün söylediğimi bugün inkâr ederek siyaset yapmayacağım.”
Dikbayır, yaşadığı süreci kendi penceresinden ve samimi bir biçimde anlatmak istediğini belirterek, son sözü milletin takdirine bıraktı.