Arıkan’dan İktidara Sert Eleştiriler: “Siyaset Alanı Daralıyor, Ekonomiyi İplikçi edim Gibi Yönetiyorlar”
Arıkan, ekonomik yönetimi “Kurtlar Vadisi” dizisindeki karaktere gönderme yaparak eleştirirken, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a da “Sorumlu bir kaptan, gemi karaya vurduktan sonra arka koltuğa geçmez” sözleriyle seslendi.
Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan, partisinin Genel Merkezinde düzenlenen İl Başkanları ve İl Müfettişleri Toplantısı'nda gündeme ilişkin dikkat çeken açıklamalarda bulundu. Türkiye’de siyaset alanının giderek daraldığını savunan Arıkan, ekonomik krizden dış politikaya, tarımdan enerji politikalarına kadar birçok konuda hükümete sert eleştiriler yöneltti.
Arıkan, ekonomik yönetimi “Kurtlar Vadisi” dizisindeki karaktere gönderme yaparak eleştirirken, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a da “Sorumlu bir kaptan, gemi karaya vurduktan sonra arka koltuğa geçmez” sözleriyle seslendi.
“Türkiye Son Yıllarda Sürekli Anormal Süreçler Yaşıyor”
Konuşmasının başlangıcında Türkiye’de siyasetin normalleşmeye ihtiyaç duyduğunu ifade eden Arıkan, 2015 yılından itibaren yaşanan siyasi ve ekonomik gelişmelerin siyaset alanını daralttığını savundu.
Son yıllarda yaşanan terör olayları, darbe girişimi, OHAL dönemi, seçim sistemi değişiklikleri, kayyum uygulamaları ve belediyelere yönelik operasyonları hatırlatan Arıkan, yaşananların ekonomik krizden bağımsız değerlendirilemeyeceğini söyledi.
“Siyaset Alanı Daralıyor”
Türkiye’de yalnızca muhalefetin değil, toplumun tamamının siyaset alanındaki daralmadan etkilendiğini belirten Arıkan, vatandaşların geçim sıkıntısı, adalet arayışı ve gelecek kaygısının gündemin dışına itildiğini öne sürdü.
Her türlü vesayete karşı olduklarını ifade eden Arıkan, “Şaibesiz bir Türkiye, vesayetsiz bir Türkiye, krizsiz bir Türkiye istiyoruz” dedi.
“Bir Ailenin Yoksul Olabilmesi İçin Eve 4,5 Asgari Ücret Girmesi Gerekiyor”
Ekonomide yaşanan tabloya dikkat çeken Arıkan, açlık sınırının 35 bin lirayı, yoksulluk sınırının ise 114 bin lirayı aştığını belirtti.
Dört kişilik bir ailenin yoksulluk sınırının üzerine çıkabilmesi için yaklaşık 4,5 asgari ücret gelirine ihtiyaç duyduğunu söyleyen Arıkan, hükümetin ekonomik göstergelerle ilgili açıklamalarını eleştirdi.
“Baba çalışacak, anne çalışacak, oğul çalışacak, kız çalışacak ki ancak yoksul olabilsinler” diyen Arıkan, vatandaşın yaşadığı ekonomik gerçeklerle resmi açıklamalar arasında büyük fark bulunduğunu savundu.
“Ekonomiyi İplikçi Nedim Gibi Yönetiyorlar”
Mayıs ayı enflasyon verilerine de değinen Arıkan, açıklanan rakamların vatandaşın yaşadığı hayat pahalılığını yansıtmadığını ileri sürdü.
Osmaniye’de görüştüğü Tip-1 diyabet hastası işsiz bir gencin yaşadığı mağduriyeti örnek gösteren Arıkan, genel sağlık sigortası primlerindeki artış nedeniyle sağlık hizmetlerine erişimde sorunlar yaşandığını söyledi.
Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’in yabancı yatırımcılara yönelik vergi teşviklerine de tepki gösteren Arıkan, “Memleketi Kurtlar Vadisi’ne çevirdiler. Ekonomiyi İplikçi Nedim gibi yönetiyorlar” ifadelerini kullandı.
Saadet Partisi lideri, Temmuz ayında emekli maaşları ve asgari ücrete hem ara zam hem de seyyanen zam yapılması çağrısında bulundu.
Erdoğan’a: “Sorumlu Bir Kaptan Gemi Karaya Vurduktan Sonra Arka Koltuğa Geçmez”
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın faiz ve ekonomik sistemle ilgili son açıklamalarını değerlendiren Arıkan, ülkedeki ekonomik sorunların sorumluluğunun iktidara ait olduğunu savundu.
Türkiye’de ekonomik kriz, yüksek faiz ve hayat pahalılığının bulunduğunu belirten Arıkan, bu sorunların sorumlularının da ortaya konulması gerektiğini söyledi.
“Bu ülkede yetki var ama sorumluluk yok” diyen Arıkan, Cumhurbaşkanı Erdoğan’a yönelik olarak, “Sorumlu bir kaptan, gemi karaya vurduktan sonra arka koltuğa geçmez” ifadelerini kullandı.
“Abraham Anlaşmaları Değil, İbrahim Anlaşmaları”
Dış politika başlığında İsrail’in Gazze’deki saldırılarına ve bölgedeki gelişmelere değinen Arıkan, ABD öncülüğündeki Abraham Anlaşmalarına Türkiye’nin dahil olmaması gerektiğini söyledi.
Türkiye’nin İsrail ile normalleşme sürecinin parçası olmaması gerektiğini savunan Arıkan, “Millî Görüş iktidarında Abraham Anlaşmalarını çöpe atacağız. İbrahim Anlaşmalarını ise biz imzalayacağız” dedi.
“Beyrut Demek, Ankara Demektir”
Lübnan’daki gelişmelere ilişkin değerlendirmelerde bulunan Arıkan, İsrail’in Beyrut’a yönelik işgal hazırlığında olduğunu iddia etti.
Türkiye ile Lübnan arasındaki coğrafi yakınlığa dikkat çeken Arıkan, “Beyrut demek Ankara demektir. Reyhanlı ile Sayda arasında fark yoktur. Bunlar bizim gönül coğrafyamızdır” ifadelerini kullandı.
İslam ülkelerinin ve uluslararası kuruluşların İsrail’e karşı yeterli tepki göstermediğini savunan Arıkan, Türkiye’nin daha aktif bir politika izlemesi gerektiğini söyledi.
NATO Zirvesi Öncesi Çağrı: “İsrail’in İmtiyazları Sonlandırılsın”
Yaklaşan NATO Zirvesi’ne ilişkin de konuşan Arıkan, Türkiye’nin zirvede İsrail’e yönelik tavrını netleştirmesi gerektiğini belirtti.
NATO ile İsrail arasındaki askeri ve istihbari iş birliklerinin sonlandırılmasını isteyen Arıkan, zirve bildirisine İsrail’in Gazze, İran ve Lübnan’daki eylemlerini kınayan ifadelerin eklenmesi çağrısında bulundu.
“İran Merkezli Değil, ABD ve İsrail Merkezli Bir Kriz Var”
Enerji politikalarına da değinen Arıkan, hükümetin dile getirdiği “İran merkezli kriz” tanımlamasına katılmadığını söyledi.
Bölgede yaşanan gerilimin merkezinde ABD ve İsrail’in bulunduğunu öne süren Arıkan, Türkiye’nin enerji alanında dışa bağımlılığının halen yüzde 70 seviyelerinde olduğunu ifade etti.
Saadet Partisi iktidarında ülke genelinde kapsamlı bir “Elektrifikasyon Hamlesi” başlatacaklarını açıklayan Arıkan, enerji bağımsızlığını stratejik hedef olarak gördüklerini söyledi.
“Tarım ve Gıda Güvenliği Bir Beka Sorunudur”
Tarım sektöründe yaşanan sorunlara da geniş yer veren Arıkan, son yıllarda yaklaşık 3 milyon çiftçinin üretimi bıraktığını ve çiftçilerin yaş ortalamasının 58’e yükseldiğini belirtti.
Çiftçilerin artan maliyetler nedeniyle üretimde zorlandığını ifade eden Arıkan, açıklanan buğday ve arpa alım fiyatlarının da üreticinin beklentilerini karşılamadığını savundu.
Üretici ile market fiyatları arasındaki farklara dikkat çeken Arıkan, tarım sektöründe ciddi yapısal sorunlar bulunduğunu söyledi.
“Türkşeker’de Satış Değil Peşkeş Var”
Türkşeker üzerinden yapılan şeker satışlarına ilişkin iddiaları da gündeme taşıyan Arıkan, kurumun ihale ve satış süreçlerinde kamu zararına yol açıldığını öne sürdü.
İki firmaya piyasa fiyatının altında şeker satıldığını iddia eden Arıkan, bu işlemin ardından şekere zam yapıldığını belirterek, “Bunun adı satış değil peşkeştir” dedi.
Türkşeker’in son yıllardaki zarar rakamlarına dikkat çeken Arıkan, kurumun mali yapısının kamuoyu önünde şeffaf şekilde açıklanması gerektiğini ifade etti.
“Türkiye’yi Korkuya ve Çaresizliğe Teslim Etmeyeceğiz”
Konuşmasının sonunda vatandaşlara umut mesajı veren Arıkan, Saadet Partisi’nin tarımsal kalkınma başta olmak üzere birçok alanda çözüm projeleri hazırladığını açıkladı.
Türkiye’nin karşı karşıya olduğu sorunların büyük olduğunu ancak ülkenin potansiyelinin bu sorunları aşmaya yeteceğini söyleyen Arıkan, “Türkiye’yi umutsuzluğa, yoksulluğa, adaletsizliğe, korkuya ve çaresizliğe teslim etmeye