Babacan Çin'den Küresel Finans Mesajı: “Uluslararası Para Sisteminde Kaçınılmaz Bir Evrim Yaşanıyor”
“Uluslararası Para Sisteminin Yeniden İnşası” başlıklı panelde konuşan Babacan, güven, kapsayıcılık ve sistemler arası uyumluluğun yeni dönemin temel unsurları olması gerektiğini söyledi
DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, Çin'in Çengdu kentinde düzenlenen 2026 Tsinghua PBCSF Küresel Finans Forumu'nda uluslararası para sisteminin geleceğine ilişkin önemli değerlendirmelerde bulundu. “Uluslararası Para Sisteminin Yeniden İnşası” başlıklı panelde konuşan Babacan, güven, kapsayıcılık ve sistemler arası uyumluluğun yeni dönemin temel unsurları olması gerektiğini söyledi.
“G20 Beklenen Sonuçları Üretemedi”
Konuşmasına G20'nin işleyişine ilişkin değerlendirmelerle başlayan Babacan, G20'nin temsil kabiliyetinin yüksek olmasına rağmen beklentileri karşılayamadığını belirtti.
Babacan, gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerin yanı sıra IMF, Dünya Bankası, Afrika Birliği ve Avrupa Birliği gibi kurumların da masada yer aldığı G20'nin dünya kamuoyunun beklediği sonuçları ortaya koyamadığını ifade ederek, çok taraflılığın geleceğinin yeniden düşünülmesi gerektiğini vurguladı.
“Dünya Çok Zorlu Bir Dönemden Geçiyor”
Enerji fiyatlarındaki dalgalanmalar, iklim değişikliği, doğal afetler ve jeopolitik gerilimlerin küresel ekonomiyi zorladığını belirten Babacan, uluslararası para sisteminde de kaçınılmaz bir dönüşüm yaşandığını söyledi.
Türkiye gibi bölgesel güçler açısından önceliğin finansal istikrar, ticaret akışlarının korunması ve acil durumlarda likiditeye erişim olduğunu kaydeden Babacan, mevcut dönüşümün nihai sonucunun henüz netleşmediğini dile getirdi.
“Finansal Araçların Silah Haline Getirilmesi Güveni Aşındırıyor”
Yeni para düzeninin temelinde güvenin yer alması gerektiğini belirten Babacan, son yıllarda finansal yaptırımların ve rezerv kısıtlamalarının siyasi araç olarak kullanılmasının uluslararası sisteme olan güveni zedelediğini ifade etti.
Yaptırımların tek taraflı kararlarla değil, meşruiyeti olan çok taraflı mekanizmalar aracılığıyla uygulanması gerektiğini söyleyen Babacan, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi gibi uluslararası yapıların bu süreçlerde daha etkin rol üstlenmesi gerektiğini belirtti.
“Uluslararası Kurumlarda Temsil Adil Değil”
Babacan'ın dikkat çektiği ikinci başlık ise kapsayıcılık oldu.
Bretton Woods sisteminin temel kurumları da dahil olmak üzere birçok uluslararası kuruluşta söz ve oy hakkının ülkelerin gerçek ağırlıklarını yansıtmadığını savunan Babacan, karar alma süreçlerinde daha adil bir temsil yapısına ihtiyaç bulunduğunu söyledi.
Likiditeye erişimin belirli ülkelerin ayrıcalığı olmaması gerektiğini vurgulayan Babacan, özellikle IMF bünyesinde geliştirilecek mekanizmalarla kriz dönemlerinde tüm ülkelere hızlı finansman sağlanabilmesinin önemine işaret etti.
“Hedef Daha Fazla Bağlantısallık ve Ortak Protokoller”
Üçüncü temel unsurun farklı finansal sistemlerin birbiriyle uyumlu çalışabilmesi olduğunu belirten Babacan, dijital para birimleri, ödeme sistemleri ve rezerv para yapılarında çeşitliliğin artacağını söyledi.
Merkezi bir koordinasyon yapısının giderek zayıfladığına dikkat çeken Babacan, yeni dönemde mesajlaşma sistemleri, kimlik doğrulama süreçleri ve ödeme altyapılarında ortak standartların geliştirilmesi gerektiğini ifade etti.
“Yeni Para Düzeninde Başarı, Uyumla Ölçülecek”
Babacan, yeni küresel finans düzeninin bir güç mücadelesi olarak görülmemesi gerektiğini belirterek şu değerlendirmeyi yaptı:
“Yeni para düzeninin başarısı kimin kazandığıyla değil, sistemin ne kadar güvenilir, kapsayıcı ve uyumlu olduğuyla ölçülecek. Türkiye gibi dünyayla güçlü bağları bulunan ülkeler açısından amaç, kontrolsüz ayrışma değil, ortak kurallara dayalı yönetilebilir rekabet olmalıdır.”
“En Acil İhtiyaç ABD-Çin Diyaloğu”
Soru-cevap bölümünde G20'nin mevcut durumda verimli işlemediğini söyleyen Babacan, küresel sistem açısından en kritik ihtiyacın ABD ile Çin arasında sürekli ve istikrarlı bir diyalog mekanizmasının kurulması olduğunu belirtti.
Finans, teknoloji, yapay zekâ düzenlemeleri ve jeopolitik meselelerde dünyanın en büyük iki ekonomisinin doğrudan iletişim içinde olması gerektiğini vurgulayan Babacan, bu diyaloğun güçlenmesinin diğer uluslararası platformların da daha etkin çalışmasını sağlayacağını ifade etti.
“Türkiye'nin Sorunlarını Çözmek O Kadar Zor Değil”
Konuşmasında Türkiye ekonomisine ilişkin soruları da yanıtlayan Babacan, ülkenin güçlü üretim altyapısına ve önemli lojistik avantajlara sahip olduğunu söyledi.
Türkiye'nin diplomatik temsil ağı bakımından dünyada üst sıralarda yer aldığını belirten Babacan, Türk Hava Yolları'nın uçtuğu ülke sayısıyla küresel ölçekte önemli bir bağlantısallık sağladığını ifade etti.
“Merkez Bankası ve Yargı Bağımsızlığı Şart”
Türkiye'nin ekonomik sorunlarının çözümü için daha fazla güvene, güçlü kurumlara ve kurala dayalı yönetime ihtiyaç duyulduğunu vurgulayan Babacan, Merkez Bankası'nın ve yargının bağımsızlığının güçlendirilmesi gerektiğini söyledi.
Daha sağlam bir yönetişim modeli ve güçlü kurumlarla Türkiye'nin mevcut ekonomik sorunlarını daha kolay aşabileceğini belirtti.
“Hükümette Yorgunluk Belirtileri Var”
Geçmişte yönettiği 2001 ve 2008-2009 krizlerini hatırlatan Babacan, Türkiye'nin yüksek potansiyeli sayesinde bu süreçlerin başarıyla yönetildiğini söyledi.
Mali disiplin, bağımsız para politikası ve yapısal reformların önemine dikkat çeken Babacan, uzun yıllardır iktidarda bulunan hükümette yorgunluk belirtilerinin görüldüğünü savunarak, Türkiye'nin bir yenilenme sürecine ihtiyaç duyduğunu ifade etti.
Babacan, gerekli reformların hayata geçirilmesi halinde Türkiye'nin ekonomik sorunlarının hızlı ve etkili şekilde çözülebileceğini sözlerine ekledi.