CHP’den Fon Krizi İçin Meclis Araştırması Talebi
CHP Grup Başkanı Faik Öztrak ile Grup Başkanvekilleri Rahmi Aşkın Türeli, Sevda Erdan Kılıç ve Serkan Sarı’nın da aralarında bulunduğu CHP milletvekilleri, Eylül 2026’da sermaye piyasalarında yaşanan fon likiditesi ve katılma payı iade sorunlarının tüm yönleriyle araştırılması amacıyla TBMM Başkanlığı’na Meclis araştırması önergesi sundu.
Ankara CHP Grup Başkanı Faik Öztrak ile Grup Başkanvekilleri Rahmi Aşkın Türeli, Sevda Erdan Kılıç ve Serkan Sarı’nın da aralarında bulunduğu CHP milletvekilleri, Eylül 2026’da sermaye piyasalarında yaşanan fon likiditesi ve katılma payı iade sorunlarının tüm yönleriyle araştırılması amacıyla TBMM Başkanlığı’na Meclis araştırması önergesi sundu.
Önergede, bazı portföy yönetim şirketleri ve yatırım fonlarına ilişkin işlemler, Borsa İstanbul’da yaşanan sert fiyat hareketleri ve sonrasında alınan düzenleyici tedbirlerin yatırımcıların korunması, piyasa bütünlüğü ve kamu denetimi açısından ciddi soru işaretleri oluşturduğu belirtildi.
CHP: Süreç Eylül Ayında BaşlamadıÖnergede, kamuoyunda “fon krizi” olarak adlandırılan gelişmelerin yalnızca Eylül 2026’da yaşanan bir likidite sorunu olmadığı savunuldu. CHP’li milletvekilleri, sürecin 2025 yılının sonlarında görünür hale geldiğini ve bazı fonların fiili dolaşım oranı düşük hisselerde yoğunlaşmasıyla büyüdüğünü ifade etti.
Sermaye Piyasası Kurulu’nun 18 Eylül tarihli açıklamasına da atıf yapılan önergede, Kurulun bazı fonların şirketlerin temel finansal göstergeleriyle açıklanamayacak fiyat hareketlerine yol açtığını tespit ettiği aktarıldı. CHP, söz konusu gelişmeler karşısında kamu kurumlarının zamanında gerekli adımları atıp atmadığının araştırılmasını istedi.
“Kaç Yatırımcı Mağdur Olduğu Belirlenmeli”CHP’nin önergesinde, yaşanan süreçteki usulsüzlük iddialarının bütün yönleriyle ortaya çıkarılması, toplam risk tutarının belirlenmesi ve denetimle görevli kamu kurumlarının sorumluluklarının incelenmesi talep edildi.
Önergede ayrıca kaç yatırımcının mağdur olduğunun ve vatandaşların zararlarının hangi yöntem ve kaynaklarla giderilebileceğinin belirlenmesi gerektiği ifade edildi.
Borsa işlemlerinden olağan dışı boyutta kazanç sağladığı ileri sürülen kişi ve kuruluşların da tespit edilmesini isteyen CHP, sorumluluğu bulunduğu iddia edilen kişi ve kuruluşların mal varlıklarının araştırılmasını ve gerekli hukuki tedbirlerin değerlendirilmesini istedi.
“Manipülasyon Şüphesi Araştırılmalı”Önergede, yatırım fonları ile düşük fiili dolaşımlı paylar arasındaki işlemlerin niteliğinin de incelenmesi talep edildi.
Bu kapsamda, içeriden öğrenenlerin ticareti veya piyasa dolandırıcılığı şüphesi doğuran işlemlerin bulunup bulunmadığının araştırılması istendi. Ayrıca ilgili kişi ve şirketlerin siyasi veya bürokratik bağlantılarının denetim süreçleri üzerinde etkisinin olup olmadığı konusunda da inceleme yapılması talep edildi.
Tasfiye Süresinin Uzatılması da GündemdeCHP’nin Meclis araştırması talebinde, SPK’nın 21 Eylül’de tasfiye süresini üç aydan altı aya çıkarması da gündeme getirildi. SPK, tasfiye kapsamındaki fonların portföy yapıları ve piyasa koşullarının dikkate alınarak varlıkların mümkün olduğunca uygun koşullarda satılabilmesi amacıyla azami süreyi altı aya çıkardığını açıkladı. Kurul, altı aylık sürenin tasfiyenin mutlaka bu sürede tamamlanacağı anlamına gelmediğini de bildirdi.
CHP ise bu değişikliğin ardından portföylerin likiditesi, gerçek piyasa değeri, satışların fiyatlara etkisi ve yatırımcıların alacaklarına hangi vadede ulaşabileceği konularının Meclis tarafından incelenmesini istedi.
Bankaların Tasfiye Sürecindeki Rolü İncelensinÖnergede, tasfiye sürecini yürüten bankaların görevlerinin, portföy varlıklarının hangi yöntemlerle nakde çevrileceğinin ve yatırımcılar arasında eşitliğin nasıl sağlanacağının da araştırılması talep edildi.
Ayrıca tasfiye sürecinde herhangi bir kamusal veya özel kaynağın kullanılıp kullanılmayacağının belirlenmesi ve yatırımcı haklarının korunmasına yönelik mevcut güvencelerin yeterliliğinin incelenmesi istendi.
CHP milletvekilleri, benzer sorunların tekrar yaşanmaması için gerekli idari, hukuki ve kurumsal tedbirlerin belirlenmesi amacıyla Anayasa’nın 98’inci, TBMM İçtüzüğü’nün 104 ve 105’inci maddeleri kapsamında Meclis araştırması açılmasını talep etti.