CHP Kadın Kolları Başkanı Ayten Gülsever: "İstanbul Sözleşmesi Yaşatır, Yeniden Yürürlüğe Konulmalıdır"

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Kadın Kolları Genel Başkanı Ayten Gülsever, İstanbul Sözleşmesi'nin 1 Ağustos 2014 tarihinde yürürlüğe girişinin yıl dönümü dolayısıyla düzenlediği basın toplantısında, kadına yönelik şiddetle mücadelede izlenen politikaları değerlendirdi. Gülsever, Türkiye'nin sözleşmeden çekilmesinin kadınların yaşam hakkını koruyan hukuki mekanizmaları zayıflattığını savunarak, İstanbul Sözleşmesi'nin yeniden yürürlüğe konulmasını istedi.

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Kadın Kolları Genel Başkanı Ayten Gülsever, İstanbul Sözleşmesi'nin 1 Ağustos 2014 tarihinde yürürlüğe girişinin yıl dönümü dolayısıyla düzenlediği basın toplantısında, kadına yönelik şiddetle mücadelede izlenen politikaları değerlendirdi. Gülsever, Türkiye'nin sözleşmeden çekilmesinin kadınların yaşam hakkını koruyan hukuki mekanizmaları zayıflattığını savunarak, İstanbul Sözleşmesi'nin yeniden yürürlüğe konulmasını istedi.

Konuşmasına İstanbul Sözleşmesi'nin Türkiye'nin ilk imzacısı ve ev sahibi olduğu uluslararası bir metin olduğunu hatırlatarak başlayan Gülsever, sözleşmeden Cumhurbaşkanı kararıyla çekilme sürecini eleştirdi. Bu kararın kadınların şiddetten korunmasına yönelik kurumsal güvenceleri zayıflattığını ileri süren Gülsever, sözleşmenin yalnızca uluslararası bir belge değil, devletin kadınları koruma yükümlülüğünü ortaya koyan temel bir metin olduğunu ifade etti.

"İlk Altı Ayda 150 Kadın Öldürüldü"

Kadına yönelik şiddete ilişkin güncel verilere dikkat çeken Gülsever, 2026 yılının ilk altı ayında 150 kadının öldürüldüğünü, 151 kadının ise şüpheli şekilde yaşamını yitirdiğini söyledi. Bu rakamların yalnızca istatistikten ibaret olmadığını belirten Gülsever, her bir olayın geride aileler ve çocuklar bırakan toplumsal bir yara olduğunu dile getirdi.

"Şüpheli Kadın Ölümleri Etkin Şekilde Soruşturulmalı"

Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu'nun verilerine işaret eden Gülsever, son yıllarda şüpheli kadın ölümlerindeki artışın kaygı verici boyutlara ulaştığını ifade etti.

Adli soruşturmalara ilişkin sorular yönelten Gülsever, delillerin yeterince toplanıp toplanmadığının, dosyaların kaçının cinayet olarak aydınlatıldığının ve kaçının sonuçsuz kaldığının kamuoyu tarafından bilinmesi gerektiğini belirterek, "Kadınlar ölürken gerçeğin de toprağa gömülmesine izin veremeyiz." dedi.

"Resmi Veriler Kamuoyuyla Paylaşılmalı"

Kadın cinayetlerine ilişkin ayrıntılı resmi verilerin düzenli olarak açıklanmadığını savunan Gülsever, koruma kararı bulunan kadınların sayısı, daha önce şikâyette bulunan mağdurlar, uzaklaştırma kararına rağmen yaşamını yitiren kadınlar ve cinayetlerin işleniş biçimlerine ilişkin istatistiklerin kamuoyuna açıklanmasını istedi.

Şeffaflığın etkin mücadele için zorunlu olduğunu belirten Gülsever, "Veri açıklamamak sorunu ortadan kaldırmaz, görünmez hale getirir." ifadelerini kullandı.

"6284 Sayılı Kanun Etkin Uygulanmalı"

Kadınları korumaya yönelik 6284 sayılı Kanun'un uygulanmasına ilişkin değerlendirmelerde bulunan Gülsever, koruma kararlarının zamanında alınıp alınmadığını, elektronik kelepçe uygulamasının yeterince kullanılıp kullanılmadığını ve koruma kararını ihlal eden failler hakkında caydırıcı yaptırımlar uygulanıp uygulanmadığını sorguladı.

Bir yasanın yalnızca yürürlükte olmasının yeterli olmadığını ifade eden Gülsever, etkin uygulamanın hayat kurtardığını söyledi.

"İstanbul Sözleşmesi'nden Sonra Hangi Yeni Mekanizma Kuruldu?"

Türkiye'nin İstanbul Sözleşmesi'nden çekilmesinin ardından kadına yönelik şiddetle mücadelede hangi yeni mekanizmaların oluşturulduğunu soran Gülsever, kadınların yaşam hakkını güçlendirecek yeni politikaların hayata geçirilmediğini öne sürdü.

"Kadın Cinayetlerinin Temelinde Eşitsizlik Var"

Kadın cinayetlerinin yalnızca adli vakalar olarak değerlendirilemeyeceğini dile getiren Gülsever, şiddetin temelinde toplumsal cinsiyet eşitsizliği, ekonomik bağımlılık, cezasızlık ve kadınları ikinci plana iten anlayışların bulunduğunu savundu.

"Kadınların Karar Mekanizmalarında Eşit Temsili Sağlanmalı"

Kadınların nüfusun yarısını oluşturmasına rağmen yönetim kademelerinde yeterince temsil edilmediğini belirten Gülsever, kabineden üst düzey bürokrasiye, belediye başkanlıklarından valiliklere kadar birçok alanda kadın temsilinin artırılması gerektiğini söyledi.

Kadınların karar alma süreçlerinde daha fazla yer almasının yalnızca demokrasi değil, aynı zamanda yaşam hakkı açısından da önem taşıdığını ifade etti.

"Ekonomik Bağımsızlık Şiddetten Kurtuluşun Anahtarı"

Şiddete maruz kalan birçok kadının ekonomik nedenlerle bulunduğu ortamı terk edemediğini dile getiren Gülsever, kadın istihdamının artırılması, eşit işe eşit ücret uygulaması ve sosyal destek mekanizmalarının güçlendirilmesinin kadın cinayetlerini önlemede önemli rol oynayacağını kaydetti.

İstanbul Sözleşmesi'nin Yeniden Yürürlüğe Girmesi Çağrısı

Konuşmasının sonunda CHP olarak kadınların yaşam hakkının pazarlık konusu yapılamayacağını belirten Gülsever, eşitlik, laiklik, 6284 sayılı Kanun ve İstanbul Sözleşmesi'nden vazgeçmeyeceklerini söyledi.

İktidara çağrıda bulunan Gülsever, kadınların yaşam hakkını koruyan politikaların hayata geçirilmesini, 6284 sayılı Kanun'un eksiksiz uygulanmasını, cezasızlık kültürünün sona erdirilmesini ve İstanbul Sözleşmesi'nin yeniden yürürlüğe konulmasını istedi.

Gülsever, CHP Kadın Kolları olarak kadınların şiddetten uzak, eşit ve güvenli bir yaşam sürene kadar mücadeleyi sürdüreceklerini belirterek konuşmasını, "İstanbul Sözleşmesi yaşatır. Yaşasın kadın dayanışması, yaşasın eşitlik, özgürlük ve adalet mücadelemiz." sözleriyle tamamladı.

 

 

chp kadın kolları genel başkanı ayten gülseverİstanbul sözleşmesiyeniden yürürlüğe girmeliCHP Burdur TeşkilatıCHP Bucak İlçe ÖrgütüTürkiyeAnkara

Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır. Bu siteye giriş yaparak çerez kullanımını kabul etmiş sayılıyorsunuz.