Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkan Yardımcısı ve İstanbul Milletvekili Dr. Gamze Akkuş İlgezdi, Türkiye'de derinleşen ekonomik kriz ve artan toplumsal eşitsizliğin en ağır yükünü çocukların taşıdığını söyledi. Çocukların temel haklarından mahrum bırakıldığını belirten İlgezdi, eğitim hayatında olmaları gereken çocukların ağır çalışma koşullarına itildiğini ifade etti.
"Her Üç Çocuktan Biri Yoksulluk veya Sosyal Dışlanma Riski Altında"
Türkiye İstatistik Kurumu'nun (TÜİK) 2025 yılı Yoksulluk ve Yaşam Koşulları İstatistikleri'ni değerlendiren İlgezdi, çocukların yoksulluk açısından yetişkinlere göre daha yüksek risk altında bulunduğunu belirtti.
İlgezdi, "TÜİK verilerine göre toplam nüfusun yüzde 27,9'u yoksulluk veya sosyal dışlanma riski altında bulunurken, çocuklarda bu oran yüzde 36,8'e yükseliyor. Erkek çocuklarında oran yüzde 36, kız çocuklarında ise yüzde 37,8 olarak hesaplanıyor. Bu tablo, çocukların en temel haklarından mahrum büyüdüğünü ve geleceğin sistematik biçimde göz ardı edildiğini gösteriyor. Çocuk yoksulluğu aynı zamanda bir insan hakları sorunudur." dedi.
"Resmi Veriler Gerçeği Yansıtmıyor"
Çocuk işçi ölümlerine ilişkin resmi verilerin yetersiz olduğunu savunan İlgezdi, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı'nın açıkladığı istatistiklerle sahadaki veriler arasında ciddi fark bulunduğunu öne sürdü.
İlgezdi, Bakanlığın verilerinde her yıl yaklaşık 13-14 çocuk işçi ölümünün yer aldığını ancak İSİG Meclisi'nin kayıtlarına göre son 13 yılda en az 862 çocuğun çalışırken yaşamını yitirdiğini belirtti.
Açıklamada, 2024 yılında 71, 2025 yılında ise 94 çocuk işçinin hayatını kaybettiği ifade edilirken, yaşanan yaralanmalar, uzuv kayıpları ve çocukların fiziksel ile ruhsal gelişiminde oluşan zararların resmi istatistiklere yansımadığı dile getirildi.
FİSA Raporu: "2026'nın İlk Beş Ayında 303 Çocuk Yaşamını Yitirdi"
Dr. Gamze Akkuş İlgezdi, FİSA Çocuk Hakları Merkezi'nin 2026 yılının ilk beş ayını kapsayan "Türkiye'de Çocuğun Yaşam Hakkı İhlalleri" raporuna da dikkat çekti.
Raporda, önlenebilir nedenlerle en az 303 çocuğun yaşamını yitirdiğinin belirtildiğini aktaran İlgezdi, "Bu rakam yalnızca bir istatistik değil; denetimsizliğin ve çocukları koruyamayan sosyal politikaların acı sonucudur. Önlenebilir nedenlerle kaybedilen her çocuğun sorumluluğu gerekli tedbirleri almayan siyasi iktidara aittir." ifadelerini kullandı.
"MESEM ile Çocuk İşçiliği Yaygınlaştırıldı"
Ekonomik koşullar ve eğitim politikalarının çocuk işçiliğini artırdığını savunan İlgezdi, Mesleki Eğitim Merkezleri (MESEM) uygulamasını da eleştirdi.
Yanlış ekonomi politikalarının alım gücünü düşürdüğünü ve kent yoksulluğunu artırdığını belirten İlgezdi, bu süreçte çocuk işçiliğinin şehir merkezlerine taşındığını söyledi.
MESEM kapsamında çocukların eğitim adı altında haftada 5-6 gün, günde 10-12 saate varan sürelerle çalıştırıldığını öne süren İlgezdi, sistemin işverenler için ücretsiz iş gücü sağladığını savundu.
"Mesleki Eğitim Adı Altında İşçileştirme Yaşı 10'a İndirildi"
İlgezdi, 17 Ocak 2025 tarihinde yayımlanan yönetmelikle çocukların meslek ortaokullarına geçişinin mümkün hale geldiğini belirterek, bunun çocukların çok daha erken yaşta çalışma hayatına yönlendirilmesine neden olduğunu ifade etti.
Organize sanayi bölgelerinde çocukların gıda, metal ve kimya gibi sektörlerde ağır çalışma koşullarıyla karşı karşıya kaldığını söyleyen İlgezdi, uzun çalışma saatleri ile kimyasal ve fiziksel risklerin çocukların sağlığı üzerinde kalıcı etkiler oluşturduğunu dile getirdi.
Çocuk işçiliğinin aynı zamanda önemli bir halk sağlığı sorunu olduğunu vurgulayan İlgezdi, çocukların eğitim hakkı ve güvenli yaşam koşullarının korunması için konunun takipçisi olacaklarını sözlerine ekledi.