Dervişoğlu Aksaray’da İktidara Yüklendi: “Türkiye Sahipsiz Değil, Türk Milleti Yalnız Değil”
İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, Aksaray’da düzenlenen mitingde terörle mücadele ve çözüm süreci tartışmalarından ekonomiye, tarımdan eğitime, dış politikadan seçim sistemine kadar çok sayıda başlıkta değerlendirmelerde bulundu. Cumhuriyet, milli egemenlik ve seçmen iradesini öne çıkaran Dervişoğlu, hükümetin politikalarına yönelik eleştirilerini de miting kürsüsünden dile getirdi.
Ankara İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, Aksaray’da düzenlenen mitingde terörle mücadele ve çözüm süreci tartışmalarından ekonomiye, tarımdan eğitime, dış politikadan seçim sistemine kadar çok sayıda başlıkta değerlendirmelerde bulundu. Cumhuriyet, milli egemenlik ve seçmen iradesini öne çıkaran Dervişoğlu, hükümetin politikalarına yönelik eleştirilerini de miting kürsüsünden dile getirdi.
Gaziler Günü’nde Şehit ve Gazileri AndıKonuşmasına 19 Eylül Gaziler Günü’ne ilişkin mesajıyla başlayan Dervişoğlu, gazilerin ve şehitlerin fedakârlıklarına dikkat çekti.
Dervişoğlu, “Vatan için, millet için gözünü budaktan esirgemeyen gazilerimizin 19 Eylül Gaziler Günü’nü kutluyor, sevdaları ve kahramanlıkları önünde saygıyla eğiliyorum. Tüm şehitlerimize de Allah’tan rahmet diliyorum.” ifadelerini kullandı.
Aksaray’ın tarihî ve kültürel mirasına da değinen Dervişoğlu, Somuncu Baba, Yunus Emre ve Tapduk Emre’yi andı. Kentte çiftçilerden esnafa, sanayi çalışanlarından şoförlere, emeklilerden gençlere kadar farklı kesimlere seslenen Dervişoğlu, Yunus Emre’nin “Bizi bilmeyen ne bilsin, bilenlere selam olsun.” sözünü hatırlattı.
“Türkiye Sahipsiz Değildir”Tandoğan ve Balıkesir’de gerçekleştirilen mitinglerin ardından Aksaray’da vatandaşlarla buluştuklarını belirten Dervişoğlu, partisinin siyasi mücadelesini sürdüreceğini söyledi.
Dervişoğlu, “Çünkü sözümüz bitmedi. Çünkü derdimiz bitmedi. Çünkü ihanet süreci bitmedi. Ve biz, ihaneti parçalayana, gafleti mağlup edene, bu millete kendi kudretini yeniden hatırlatana kadar durmayacağız.” dedi.
Türkiye’nin sahipsiz olmadığını vurgulayan Dervişoğlu, “Bilinsin ki Türkiye sahipsiz değildir. Türk Milleti yalnız değildir.” ifadelerini kullandı.
Çözüm Süreci Tartışmalarına TepkiDervişoğlu’nun konuşmasında terörle mücadele ve çözüm süreci tartışmaları geniş yer tuttu. PKK ve Abdullah Öcalan üzerinden yürütülen tartışmalara tepki gösteren Dervişoğlu, Türkiye’nin milli ve üniter yapısının tartışma konusu yapılamayacağını savundu.
Dervişoğlu, “Bu kadar yalanla yaşanmaz. Bir millet yıllarca yalanla yönetilemez.” dedi.
Türkiye’nin bölünmesine ve Cumhuriyet’in ortadan kaldırılmasına izin vermeyeceklerini belirten Dervişoğlu, “Türkiye’yi Türksüzleştirmeyeceğiz. Türk vatanını böldürmeyeceğiz. Cumhuriyeti yıktırmayacağız.” ifadelerini kullandı.
İmralı’ya ilişkin kamuoyuna yansıyan iddiaları da gündeme getiren Dervişoğlu, Öcalan için özel bir alan veya konut hazırlandığı yönündeki tartışmalar üzerinden hükümete tepki gösterdi.
Dervişoğlu, “Milletin derdi metrekaresi değil. Millet şunu soruyor: Yahu siz ne yapıyorsunuz? Dün bu memleketin çocuklarının katili dediğiniz adamı bugün nereye hazırlıyorsunuz?” diye konuştu.
Gazilerin hakları konusunda TBMM’de çalışma yaptıklarını ifade eden Dervişoğlu, devletin şehit ve gazilere yaklaşımının önemine dikkat çekerek, “Devlet, katile gösterdiği ihtimamla değil, kendisi için canını ortaya koyan evladına gösterdiği vefayla devlettir.” dedi.
Dervişoğlu, tartışmaların hukuki boyutuna ilişkin ise “Biz, ‘ihanetin zaman aşımı yoktur’ deyince de hop oturup hop kalkıyorsunuz. İstediğinizi hücrede, dilediğinizi de villada yatırma yetkisini kimden alıyorsunuz?” ifadelerini kullandı.
“Cumhuriyet Sarayların Değil, Milletin Eseridir”Cumhuriyetin vatandaşlara sağladığı haklar üzerinde de duran Dervişoğlu, Cumhuriyet kavramının yalnızca bir yönetim biçiminden ibaret olmadığını söyledi.
Dervişoğlu, “Cumhuriyet her şeyden önce senin kul, tebaa, maraba olmama hakkındır. Cumhuriyet budur. Hiç kimsenin kulu olmamaktır.” ifadelerini kullandı.
Kamu hizmetlerine erişimde vatandaşların siyasi bağlantılara ihtiyaç duymaması gerektiğini belirten Dervişoğlu, “Makam, adamı büyük yapmaz. Saray, adamı devlet yapmaz. Makam dediğin emanettir. Devlet dediğin de milletindir.” diye konuştu.
Seçim Sistemi ve Meclis VurgusuDervişoğlu, siyasi sistemin seçmene iktidarı değiştirme imkânı sunmasının önemine de değindi. Seçme ve değiştirme hakkının korunması gerektiğini ifade eden Dervişoğlu, “Seçme hürriyetimiz giderse, değiştirme kudretimiz giderse, itiraz hakkımız giderse, sonra çok geç olur.” dedi.
TBMM’nin temel gücünün millet iradesinden geldiğini belirten Dervişoğlu, “Mesele Meclis’in binası değildir. Mesele, o Meclis’te kimin çoğunluk olacağıdır.” ifadelerini kullandı.
Sandık mesajı da veren Dervişoğlu, seçmenin belirleyici gücüne dikkat çekerek, “En büyük güç millettir.” dedi.
Dervişoğlu, elindeki zarfı göstererek, “O sandık gelecek, mühür vurulacak ve bu zarflar o sandığa girecek. Bu zarfa iradeni koyacak, raconu sen keseceksin. Bugünkü iktidarı getirmesini bilen millet, götürmesini de bilir.” ifadelerini kullandı.
Aksaray’da Üretim ve Çiftçinin Sorunlarını Gündeme TaşıdıAksaray’ın tarım, hayvancılık, sanayi ve taşımacılık alanındaki üretim gücüne işaret eden Dervişoğlu, kentte çalışan ve üreten kesimlerin yaşadığı sorunları gündeme getirdi.
Dervişoğlu, “Sen üretiyorsun. Buğdayını ekiyorsun. Pancarını ekiyorsun. Hayvanını besliyorsun. Sanayide çalışıyorsun. Direksiyon başına geçip Türkiye’nin yükünü taşıyorsun.” dedi.
Üreticinin ürününü düşük fiyata satarken tüketicinin yüksek fiyatlarla karşı karşıya kaldığını savunan Dervişoğlu, “Peki üreten niye kazanamıyor? Üreten niye borçlu? Çiftçi niye toprağından vazgeçiyor? Üretici ucuza satarken vatandaş neden pahalıya yiyor?” sorularını yöneltti.
Küçük Yatırımcı ve Borsa EleştirisiEkonomik sorunlara ilişkin değerlendirmelerinde sermaye piyasalarına da değinen Dervişoğlu, küçük yatırımcıların yaşadığı kayıpların araştırılması gerektiğini söyledi.
Borsadaki manipülasyon iddialarının incelenmesi amacıyla TBMM’de önergeler verdiklerini belirten Dervişoğlu, bu girişimlerin reddedildiğini ifade etti.
Dervişoğlu, “İnsanlar evladının geleceğini, üç kuruş birikimini, yılların emeğini yatırmış.” diyerek piyasaların denetlenmesi ve hesap verebilirliğin sağlanması çağrısında bulundu.
Gençlerin Gelecek Kaygısını Gündeme GetirdiGençlerin ekonomik koşullarına ve aile kurma güçlüklerine de değinen Dervişoğlu, uyuşturucu, yasa dışı bahis ve suç örgütleriyle mücadelede daha etkin politikalar uygulanması gerektiğini savundu.
Dervişoğlu, “Kalan genç aile kuramıyor. Ev kuramıyor. Gelecek kuramıyor.” dedi.
Aile yapısının ekonomik ve sosyal şartlardan bağımsız değerlendirilemeyeceğini ifade eden Dervişoğlu, “Aile, ana babaların evladının yarınından korkmadığı memlekette korunur. Genç iş bulabiliyorsa korunur. Emeğin karşılığı alınabilirse korunur. Uyuşturucu satıcısı okul kapısına yaklaşamıyorsa korunur.” ifadelerini kullandı.
Eğitimde Öğrenci Ve Öğretmenlerin Koşullarına Dikkat ÇektiYeni eğitim öğretim yılı üzerinden değerlendirmelerde bulunan Dervişoğlu, öğrencilerin başarısının yanı sıra öğretmenlerin ve ailelerin ekonomik koşullarının da dikkate alınması gerektiğini söyledi.
Gençlerin sahip olduğu potansiyelin yeterince değerlendirilemediğini savunan Dervişoğlu, “Evlatlarımızda yetenek var. Çalışkanlık var. Eksiklik çocukta değil. Eksiklik, o çocuğa memleketinde insanca yaşayacağı düzeni kuramayan siyasettedir.” dedi.
Gençlerin eğitimlerini tamamladıktan sonra ülkelerinde kalabilecekleri şartların oluşturulması gerektiğini belirten Dervişoğlu, “Dilerim ki o pırıl pırıl, başarılı, potansiyelli gençlerimiz memleketinde kalır. İnsanca yaşar. Emeğinin karşılığını alır. Kendi ülkesinden kaçmayı kurtuluş zannetmez.” ifadelerini kullandı.
Ekonomiye “Dokuz Yıl” EleştirisiTürkiye’deki ekonomik sorunların uzun süredir devam ettiğini savunan Dervişoğlu, geçmiş dönemlerde yaşanan ekonomik krizlerle karşılaştırmalar yaptı.
“Hangi zamanda, hangi iktidar döneminde bir kriz dokuz sene sürdü?” diye soran Dervişoğlu, ekonomik sıkıntıların yalnızca bölgesel savaşlarla açıklanamayacağını öne sürdü.
Dervişoğlu, “Yoksul ol. Borçlu ol. Kork. Başını eğ. Ve sus. İstedikleri insan tipi budur.” sözleriyle hükümetin ekonomi politikalarına yönelik eleştirilerini sürdürdü.
Dış Politika Başlıklarında Hükümete Tepkiİsrail, Suriye, ABD, Rusya, Yunanistan ve Çin ile ilişkileri de konuşmasına taşıyan Dervişoğlu, hükümetin dış politika tercihlerini eleştirdi.
Suriye politikası ve savunma sanayisi projeleri başta olmak üzere farklı başlıklardan örnekler veren Dervişoğlu, çeşitli politika değişiklikleri üzerinden “Ne oldu, kandırıldın mı?” sorusunu yöneltti.
Türkiye’nin dış politika ve güvenlik alanındaki kararlarının uzun vadeli devlet politikaları çerçevesinde ele alınması gerektiğini savundu.
“Güç Sende”Konuşmasının son bölümünde seçmen iradesi ve Cumhuriyet vurgusunu sürdüren Dervişoğlu, vatandaşlara “Güç sende. Senin olanı sana hatırlatmaya geldim. Sana unutturulanı hatırlatmaya geldim. Yalnız olmadığını göstermeye geldim.” sözleriyle seslendi.
Taşıdıkları bayrağın herhangi bir parti veya makamı temsil etmediğini ifade eden Dervişoğlu, “Bu bayrak, milletin doğru gördüğünü yapma hakkıdır. Milletin hakkı olanı istemesidir. Milletin hürriyetidir. İstiklalidir. Şerefidir. Toprağıdır. Fabrikasıdır. Alın teridir. Ekmek teknesidir.” dedi.
Yunus Emre’nin “Dağlar nice yüksek ise, yol onun üstünden aşar.” sözünü de aktaran Dervişoğlu, konuşmasını “Türkiye sahipsiz değil. Türk Milleti yalnız değil. Son bulsun teslimiyet. Yaşasın Cumhuriyet. Yaşasın millet.” ifadeleriyle tamamladı.