DEVA Partisi Genel Başkan Yardımcısı ve Mersin Milletvekili Mehmet Emin Ekmen, Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmada, Merkez Bankası’nın itibar kaybını, ekonomi yönetiminin uyguladığı politikaları ve bu politikaların vatandaşın yaşamına etkilerini değerlendirdi.
“Merkez Bankası Politikalarındaki Yanlışların Hesabını Kim Verecek?”
Merkez Bankası çalışanlarının disiplin hukukuna ilişkin düzenleme üzerine söz alan Ekmen, personelin yaptığı hataların karşılığını ödediğini ancak ekonomi politikalarındaki yanlış kararların hesabının sorulmadığını belirtti.
Bir ülkede paranın değerinin banknot üzerindeki rakamla değil, o paranın arkasındaki güvenle ölçüldüğünü ifade eden Ekmen, Merkez Bankası’nın temel görevinin Türk lirasının değerini ve vatandaşın alım gücünü korumak olduğunu söyledi.
“Nas Politikalarının Bedelini Vatandaş Ödedi”
Ekonomide yaşanan sorunların temelinde, ekonomi biliminin kurallarına aykırı şekilde uygulanan faiz politikalarının bulunduğunu savunan Ekmen, “Nas” söylemiyle yürütülen politikaların vatandaşın yoksullaşmasına neden olduğunu ifade etti.
Rezervlerin yanlış politikalar uğruna tüketildiğini ve tarihin en büyük servet transferlerinden birinin yaşandığını öne süren Ekmen, bu süreçte görev alan isimlerin değiştiğini ancak alınan kararların ağır bir ekonomik tablo bıraktığını dile getirdi.
“Merkez Bankasının En Büyük Sermayesi Güvenilirliğidir”
Merkez Bankası’nın en önemli sermayesinin döviz rezervleri değil, güvenilirliği olduğunu belirten Ekmen, kurumun öngörülebilirliğini ve itibarını kaybetmesinin bedelini vatandaşların ödediğini söyledi.
Pazara çıkan annelerin, ay sonunu getirmeye çalışan emeklilerin, maliyet baskısı altında kalan çiftçi ve sanayicilerin bu süreçten doğrudan etkilendiğini vurgulayan Ekmen, ekonomik güvenin yıllar içinde inşa edildiğini ancak yanlış kararlarla kısa sürede kaybedilebildiğini ifade etti.
“İhtiyacımız Kurallara Göre Çalışan Bir Merkez Bankasıdır”
Ekonomide yeniden güvenin tesis edilmesi gerektiğini belirten Ekmen, Türkiye’nin talimatla değil, kurallarla çalışan bir Merkez Bankası’na ihtiyaç duyduğunu söyledi.
Şeffaflık, öngörülebilirlik ve hesap verilebilirliğin önemine dikkat çeken Ekmen, arka kapıdan döviz satışları ve kamuoyunun yeterince bilgilendirilmemesi nedeniyle güven kaybının derinleştiğini savundu.
“86 Milyon Yapılan Hataların Bedelini Ödüyor”
Hukuki güvenlik ve öngörülebilirliğin yeniden sağlanması gerektiğini dile getiren Ekmen, yüksek enflasyon, hayat pahalılığı ve ekonomik belirsizliğin bedelini vatandaşların ödediğini söyledi.
Konuşmasını, “Milletimiz yüksek enflasyonu da hayat pahalılığını da yapılan hataların bedelini de fazlasıyla ödemiştir; artık bedel ödemesi gereken vatandaş değil, bu kararları verenlerdir” sözleriyle tamamladı.