DEVA Partili Elif Esen: Kamu Gücünü Kim Denetleyecek?
DEVA Partisi Genel Başkan Yardımcısı ve İstanbul Milletvekili Elif Esen, Perspektif’te yayımlanan “Kamu Gücünü Kim Denetleyecek?” başlıklı yazısında kamu görevlilerinin denetimi, mevcut mekanizmaların işleyişi ve kamu gücünün kötüye kullanımına karşı alınması gereken önlemleri değerlendirdi.
Ankara DEVA Partisi Genel Başkan Yardımcısı ve İstanbul Milletvekili Elif Esen, Perspektif’te yayımlanan “Kamu Gücünü Kim Denetleyecek?” başlıklı yazısında kamu görevlilerinin denetimi, mevcut mekanizmaların işleyişi ve kamu gücünün kötüye kullanımına karşı alınması gereken önlemleri değerlendirdi.
Esen, TBMM’ye sundukları araştırma önergesinin temel amacının, mülki idare amirleri, üst düzey kolluk yöneticileri ve bakanların görevlerinden kaynaklanan yetkilerini kişisel, ailevi veya üçüncü kişilerin yararına kullanma ihtimaline karşı mevcut sistemin ne kadar hazırlıklı olduğunu ortaya koymak olduğunu belirtti.
“İki Ağır Dosyanın Ortak Sorusu”Gülistan Doku ve Kahramanmaraş’taki okul saldırısı dosyalarına da değinen Esen, iki olayın aynı olmadığını ancak her iki dosyanın da kamu gücünün denetimi açısından soru işaretleri ortaya çıkardığını ifade etti.
Esen, Doku soruşturmasının geldiği aşamanın, kamu görevlilerinin dahil olduğu iddiaların neden yıllarca etkili biçimde incelenemediği sorusunu ortadan kaldırmadığını belirterek, bu durumun soruyu daha da önemli hale getirdiğini söyledi.
Kahramanmaraş’taki okul saldırısında ise dokuz öğrenci ile bir öğretmenin hayatını kaybettiğini, 15 öğrencinin yaralandığını hatırlatan Esen, saldırının faili İsa Aras Mersinli’nin anne ve babası hakkında dava açıldığını belirtti.
Esen, iki dosyanın birbirinden farklı olduğunu vurgulayarak, kamu gücünün çevresinde oluşabilecek koruma alanları, hiyerarşik çekingenlik ve erken uyarı mekanizmalarındaki yetersizliklerin ağır sonuçlar doğurabileceğini savundu.
“Sorun Kurumların İsimlerinden Çok Bağımsızlıklarında”Türkiye’de kamu görevlilerini denetleyen kurumların bulunmadığını söylemenin doğru olmayacağını belirten Esen, asıl meselenin bu yapıların bağımsızlığı, şeffaflığı, kapsamı ve yaptırım gücü olduğunu ifade etti.
Esen, “Sorun, kurumların isimlerinden çok; görev ve yetki alanlarının, birbirleriyle ilişkilerinin ve en güçlü makamlar karşısındaki bağımsız ve şeffaf hareket kabiliyetlerinin nasıl düzenlendiğinde düğümleniyor” değerlendirmesinde bulundu.
“GRECO’ya İtiraz Etmek Aynadaki Görüntüyü Değiştirmiyor”Esen, araştırma önergesinde Avrupa Konseyi Yolsuzluğa Karşı Devletler Grubu’nun (GRECO) değerlendirmelerine yer verilmesine yönelik eleştirilere de yanıt verdi.
GRECO’nun 2023 sonunda kabul ettiği Türkiye Beşinci Tur Değerlendirme Raporu’nun, Türkiye makamlarının yayımlanmasına izin vermemesi nedeniyle kamuoyuna açıklanamadığını belirten Esen, raporun yalnızca özetinin Haziran 2026’da yayımlandığını ifade etti.
Esen, uluslararası geçerliliği bulunan bağımsız bir değerlendirmenin araştırma önergesinde kullanılmasının milli iradenin yerine başka bir değerlendirme koymak anlamına gelmediğini savunarak, bunun siyasi kanaatlerin ölçülebilir ve karşılaştırılabilir bulgularla sınanmasını sağladığını söyledi.
Bağımsız Denetim ve Güvenli İhbar Mekanizması ÖnerisiKamu yönetiminde dürüstlük ve hesap verebilirliğin güçlendirilmesi gerektiğini belirten Esen, bu kapsamda çeşitli öneriler sıraladı.
Esen’in önerileri arasında üst düzey kamu görevlerine atama öncesinde çıkar çatışması ve dürüstlük incelemesi yapılması, mal varlığı ve menfaat bildirimlerinin etkin biçimde denetlenmesi ve kolluk hakkındaki ağır şikayetleri hiyerarşi dışında inceleyebilecek bağımsız bir mekanizma kurulması yer aldı.
Kamu görevlileri için güvenli ve gizli ihbar kanallarının oluşturulmasını da öneren Esen, ihbarda bulunan kişilerin tayin, disiplin veya terfi baskısıyla karşılaşmasını önleyecek açık güvenceler getirilmesi gerektiğini belirtti.
Esen ayrıca denetim süreçlerinin sonuçlarının, kişisel veriler ve soruşturma gizliliği korunarak düzenli şekilde kamuoyuyla paylaşılmasını önerdi.