DEVA Partisi Ankara Milletvekili İdris Şahin, UBS’nin 2026 Küresel Servet Raporu ile TÜİK verilerini değerlendirerek Türkiye’de gelir ve servet dağılımındaki eşitsizliğe dikkat çekti. Dolar milyoneri sayısındaki artışın tek başına ekonomik başarı göstergesi olarak sunulamayacağını belirten Şahin, uygulanan ekonomi politikalarının toplumsal refahı artırmak yerine servetin belirli kesimlerde yoğunlaşmasına neden olduğunu savundu.
Şahin, yaptığı yazılı açıklamada Türkiye’de aynı orana sahip ancak farklı gerçeklikleri yansıtan iki tablo bulunduğunu ifade etti. UBS’nin 2026 Küresel Servet Raporu’na göre Türkiye’de dolar milyoneri sayısının bir yılda yüzde 6,4 artarak yaklaşık 93 bine ulaştığını hatırlatan Şahin, buna karşılık TÜİK verilerine göre nüfusun en yoksul yüzde 20’lik kesiminin milli gelirden yalnızca yüzde 6,4 pay alabildiğini söyledi.
“Servet Artıyor, Refah Yerinde Sayıyor”
Dolar milyoneri sayısındaki artışın tek başına olumsuz bir gelişme olmadığını vurgulayan Şahin, üretim yapan, yatırım gerçekleştiren ve istihdam oluşturan kesimlerin kazanmasını desteklediklerini belirtti. Ancak zenginlerin sayısı artarken çalışanların, emeklilerin ve dar gelirli vatandaşların yaşam koşullarında iyileşme yaşanmamasının toplumsal refahın artmadığını gösterdiğini ifade etti.
TÜİK verilerine işaret eden Şahin, en yüksek gelir grubundaki yüzde 20’lik kesimin toplam gelirin yüzde 48’ini aldığını, en düşük gelir grubunun ise yalnızca yüzde 6,4’lük paya sahip olduğunu belirterek, en üst gelir grubunun payının en alt grubun 7,5 katına ulaştığını söyledi. Şahin, “Türkiye zengin üretiyor ama refah üretemiyor” değerlendirmesinde bulundu.
“Servet Eşitsizliği Geleceğin Fırsatlarını da Etkiliyor”
Servet eşitsizliğinin yalnızca bugünkü gelir dağılımını değil, gelecekteki fırsat eşitliğini de belirlediğini dile getiren Şahin, çalışanların daha fazla emek vermesine rağmen birikim yapamadığını, gençlerin maaşlarıyla ev sahibi olamadığını ve küçük esnafın sermayeye erişmekte zorlandığını ifade etti.
Türkiye’nin servet Gini katsayısının 0,73 olduğunu ve UBS’nin incelediği 56 ülke ve piyasa arasında servet eşitsizliğinde 10’uncu sırada yer aldığını hatırlatan Şahin, bu tablonun sosyal hareketliliğin zayıfladığına işaret ettiğini söyledi.
İktidara Servet Artışı Soruları
Açıklamasının sonunda iktidara çeşitli sorular yönelten Şahin, son bir yılda ortaya çıkan 5 bin 650 yeni dolar milyonerinin hangi sektörlerde zenginleştiğinin açıklanması gerektiğini belirtti. Bu servetin üretim, teknoloji, ihracat ve yatırımlardan mı, yoksa yüksek enflasyon ve varlık fiyatlarındaki artıştan mı kaynaklandığının kamuoyuna anlatılması gerektiğini ifade etti.
Şahin, “Bir ülkenin başarısı kaç dolar milyoneri çıkardığıyla değil, kaç insanı yoksulluktan kurtardığıyla ölçülür. Kaç kişinin ikinci evini aldığıyla değil, kaç ailenin ilk evine kavuştuğuyla ölçülür” ifadelerini kullanarak, gelir ve servet dağılımındaki adalet sağlanmadan Türkiye’de gerçek refahtan söz edilemeyeceğini savundu. Açıklamasını, “Adalet yalnızca mahkeme salonlarında değil, üretilen gelirin ve servetin kimde biriktiğinde de aranır” sözleriyle tamamladı.