Ankara Yeniden Refah Partisi Genel Başkan Yardımcısı ve İstanbul Milletvekili Doğan Bekin, Girne açıklarında batan feribotta hayatını kaybedenlerin ailelerine kişi başı 10 bin Euro olmak üzere toplam 260 bin Euro yardım yapacağını açıklayan Stelios Hayırseverlik Vakfı’na tepki gösterdi.
Bekin, Kıbrıslı Rum iş insanı Stelios Hacıyoannu’nun kurucusu olduğu vakfın söz konusu yardım açıklamasının, KKTC’de yürüttüğünü öne sürdüğü faaliyetlerden bağımsız değerlendirilmemesi gerektiğini savundu. Bekin, yardımın kabul edilmemesi ve gerekli görülmesi halinde söz konusu meblağın KKTC veya Türkiye tarafından karşılanmasının önem taşıdığını ifade etti.
“KKTC’deki Faaliyetler Dikkatle İncelenmeli”
Stelios Vakfı’nın özellikle gençlere yönelik çeşitli projelerde faaliyet gösterdiğini belirten Bekin, vakfın Soros Vakfı ile birlikte “toplumsal cinsiyet eşitliği” başta olmak üzere farklı alanlarda çalışmalar yürüttüğünü ileri sürdü.
Bekin, vakfın Kıbrıs meselesine ilişkin yaklaşımının da dikkatle değerlendirilmesi gerektiğini belirterek, yeniden birleşme konusunda “tek egemenlik”, “tek uluslararası kişilik” ve “tek vatandaşlık” ilkelerini savunan anlayışın Kıbrıs Türk tarafının siyasi ve hukuki konumunu zayıflatabileceğini iddia etti.
“Tek Kıbrıs” Tezine Yönelik Çalışmalar İddiası
Vakfın Kıbrıs Türk gençlerine yönelik faaliyetlerinin özellikle “Tek Kıbrıs” tezinin yaygınlaştırılmasına hizmet ettiğini öne süren Bekin, bu çalışmaların vakıf tarafından ise iki toplum arasındaki iş birliğini geliştirmek, iş fırsatları oluşturmak, ortak kalkınmayı desteklemek ve barış içinde bir arada yaşamayı teşvik etmek amacıyla gerçekleştirildiğinin ifade edildiğini hatırlattı.
Bekin, buna karşın söz konusu faaliyetlerin KKTC açısından siyasi sonuçlarının yetkili makamlarca değerlendirilmesi gerektiğini savundu.
“KKTC’nin Mevcudiyeti Açısından Önemli”
Stelios Vakfı’nın yardım açıklamasının hangi amaçla yapıldığının yetkili makamlar tarafından incelenmesi gerektiğini belirten Bekin, KKTC’de faaliyet gösteren yabancı vakıf ve kuruluşların çalışmalarının yakından takip edilmesi gerektiğini söyledi.
Bekin, KKTC’nin Türkiye açısından stratejik önem taşıdığını belirterek, Türkiye’nin KKTC’nin uluslararası alanda bağımsız bir devlet olarak tanınmasına yönelik daha güçlü adımlar atması gerektiğini ifade etti.
Kıbrıs’ın Stratejik Önemine Dikkat Çekti
Bekin açıklamasının son bölümünde Kıbrıs’ın tarihsel ve stratejik önemine de değindi. 1878 yılında İngiltere’nin Kıbrıs’ı yönetimi altına almasından önce adada konsolos olarak görev yapan Robert Hamilton Lang’ın değerlendirmelerine atıfta bulunan Bekin, Lang’ın Kıbrıs’ın Süveyş Kanalı, Fırat Vadisi’ne uzanması planlanan demiryolu hattı ve Anadolu’ya yönelik olası askeri operasyonlar açısından stratejik önem taşıdığına ilişkin görüşlerini hatırlattı.
Bekin, söz konusu tarihsel değerlendirmelerin Kıbrıs’ın günümüzdeki stratejik konumunu anlamak açısından da önem taşıdığını belirtti.