Erdoğan’dan Uluslararası Adalet Sistemi Eleştirisi: "Dünya 5’ten Büyüktür”
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Uluslararası Adalet Zirvesi’nde yaptığı konuşmada, küresel sistemin temsil, işlev ve meşruiyet bakımından ciddi sorunlarla karşı karşıya olduğunu belirterek Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin yapısını eleştirdi.
Ankara Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Uluslararası Adalet Zirvesi’nde yaptığı konuşmada, küresel sistemin temsil, işlev ve meşruiyet bakımından ciddi sorunlarla karşı karşıya olduğunu belirterek Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin yapısını eleştirdi. Uluslararası barışın adalet sağlanmadan mümkün olamayacağını vurgulayan Erdoğan, “Dünya 5’ten büyüktür” mesajını yineledi. Gazze’de yaşananlara, uluslararası hukuk ihlallerine ve küresel eşitsizliklere dikkat çeken Erdoğan, Türkiye’nin mazlumların haklarını savunmayı sürdüreceğini söyledi.
Erdoğan: “Adalet, Devletin Üzerine Bina Edildiği Temeldir”
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Çırağan Sarayı’nda düzenlenen Uluslararası Adalet Zirvesi’ne katılarak bir konuşma yaptı. Zirvenin Türkiye ve insanlık için hayırlı sonuçlar doğurmasını temenni eden Erdoğan, toplantı kapsamında gerçekleştirilen değerlendirme ve istişarelerin somut sonuçlara ulaşmasının önemini vurguladı.
Uluslararası insancıl hukuk, enerji dönüşümü, dijital dünyada adalet, göç ve sorumluluk paylaşımı gibi konuların ele alınmasını değerli bulduğunu belirten Erdoğan, zirvenin farklı hukuk sistemleri arasında diyaloğu güçlendirmesini ve hukuk diplomasisine katkı sunmasını istedi.
Adalet kavramının farklı ülkelerdeki hukuk sistemleri ve uygulamalardan bağımsız, insanlığın ortak değeri olduğunu ifade eden Erdoğan, şöyle konuştu:
“Adalet, haklıya hakkının teslim edilmesidir. Adalet, güçsüzün güçlüye ezdirilmemesidir. Adalet, mazlumu zalimden koruma kudretidir. Adalet, devletin üzerine bina edildiği temeldir. Bu yönüyle adalet, insanlığın ortak hedefi, ortak ideali, ortak mefkûresidir.”
Adaletin tesis edilebilmesi için vicdan, hakkaniyet ve kanun önünde eşitliğin korunması gerektiğini dile getiren Erdoğan, hak ve özgürlüklerin aşındığı, ödül ve ceza dengesinin bozulduğu sistemlerde adaletin sağlanamayacağını kaydetti. Bu ilkelerin yalnızca ulusal hukuk düzenleri için değil, uluslararası sistem açısından da geçerli olduğunu belirtti.
“Uluslararası Hukuk Neredeyse Askıya Alınmış Durumda”
Uluslararası sistemin temel amacının dünya barışını ve güvenliğini sağlamak olduğunu hatırlatan Erdoğan, Birleşmiş Milletler Şartı’nın da bu hedef doğrultusunda hazırlandığını söyledi.
Mevcut uluslararası düzenin temsil, işlev ve meşruiyet bakımından ciddi bir güven kaybı yaşadığını belirten Erdoğan, Birleşmiş Milletler bünyesindeki karar mekanizmasını eleştirdi.
Erdoğan, “Uluslararası barış ve güvenlik ise hepimiz biliyoruz ki adalet olmadan sağlanamaz. Bugün ne yazık ki hem temsil hem işlev hem de meşruiyet açısından ağır yara almış, güven ve itibar erozyonuna uğramış bir uluslararası sistemle karşı karşıyayız. Birleşmiş Milletler çatısı altındaki 190’dan fazla ülkenin iradesinin veto imtiyazına sahip sadece 5 üyenin kararlarına bağlı olduğu bir yapının adil ve sağlıklı olmadığının hepimiz bilincindeyiz” ifadelerini kullandı.
Uluslararası hukukun uygulanmasında ciddi sorunlar yaşandığını savunan Erdoğan, uluslararası anlaşmaların ve mahkeme kararlarının etkisiz kaldığını dile getirdi. Sistemin temelindeki ilke ve kuralların ihlal edildiğini belirten Erdoğan, mevcut tablonun siyasi polemik amacıyla değil, yüzleşilmesi gereken gerçekler nedeniyle gündeme getirildiğini söyledi.
Küresel ekonomik eşitsizliklere de değinen Erdoğan, eğitim ve teknolojiye erişimden gıda güvenliğine, iklim kriziyle mücadeleden gelir dağılımına kadar pek çok alanda ülkeler arasındaki farkların büyüdüğünü ifade etti.
Dünya genelinde büyük bir servetin sınırlı sayıdaki kesimin elinde toplandığını belirten Erdoğan, çevre kirliliği ve iklim değişikliğinin sonuçlarından en az sorumlu ülkelerin de ağır bedeller ödediğine dikkat çekti. Krizlerin çatışmaları, çatışmaların savaşları ve savaşların da istikrarsızlığı beraberinde getirdiğini söyleyen Erdoğan, uluslararası sistemin yapısal sorunlarının enerji güvenliği ve ticaret yolları dahil pek çok alanda hissedildiğini kaydetti.
Gazze’deki Saldırılar Uluslararası Hukuk Tartışmasının Merkezinde
Konuşmasında Gazze başta olmak üzere dünyanın farklı bölgelerinde yaşanan çatışmalara geniş yer ayıran Erdoğan, uluslararası toplumun sivilleri koruma ve hukuku uygulama konusunda yetersiz kaldığını savundu.
Hürmüz Boğazı’ndaki gelişmelerden Rusya-Ukrayna Savaşı’na, Lübnan’dan Yemen, Somali ve Sudan’a kadar farklı bölgelerdeki krizlere işaret eden Erdoğan, Gazze’deki insani tabloya dikkat çekti.
Gazze’de çoğunluğunu kadınlar ve çocukların oluşturduğunu belirttiği 74 binden fazla Filistinlinin hayatını kaybettiğini söyleyen Erdoğan, okulların, üniversitelerin, hastanelerin ve ibadethanelerin hedef alınmasını eleştirdi. Çok sayıda çocuğun ağır yaralandığını ve kalıcı uzuv kayıpları yaşadığını ifade etti.
Erdoğan, Gazze’deki duruma ilişkin değerlendirmesinde, “Gazze, kendini uluslararası hukukun üstünde gören kibirli, radikal ve öldürmeye doymayan bir soykırım şebekesi tarafından dünyanın en büyük toplama kampına dönüştürüldü” dedi.
Geçen yıl sağlanan ateşkesin İsrail hükümeti tarafından çok sayıda kez ihlal edildiğini öne süren Erdoğan, 11 Ekim 2025’ten bu yana düzenlenen saldırılarda bin 500 Filistinlinin hayatını kaybettiğini, 5 binden fazla kişinin yaralandığını belirtti.
Batı Şeria’da yasa dışı yerleşim faaliyetlerinin sürdüğünü, Kudüs’teki kutsal mekânların statüsünün değiştirilmek istendiğini savunan Erdoğan, İsrail’in bölge ülkeleri açısından da güvenlik tehdidi oluşturduğunu dile getirdi.
“Türkiye, Mazlumların Hakkını Savunmaya Devam Edecek”
Gazze’de yaşananlar karşısında uluslararası toplumun yeterli tepkiyi göstermediğini belirten Erdoğan, yargı ve yaptırım mekanizmalarının etkin biçimde işletilmesi gerektiğini söyledi.
Türkiye’nin İsrail’e karşı tutumunu çeşitli adımlarla ortaya koyduğunu ifade eden Erdoğan, Uluslararası Adalet Divanı’ndaki davaya müdahillik başvurusunu, İsrail’le ticari işlemlerin durdurulmasını ve Küresel Sumud Filosu’na yönelik saldırının faillerine ilişkin adımları hatırlattı.
Yaşananların bütün dünya için bir vicdan ve samimiyet sınavı olduğunu kaydeden Erdoğan, Türkiye’nin haksızlığa uğrayan insanları yalnız bırakmayacağını vurguladı.
Gazze’de işlendiğini belirttiği suçların sorumlularının hukuk önünde hesap vermesi gerektiğini ifade eden Erdoğan, uluslararası mahkeme kararlarının uygulanmadığı bir sistemin barış ve güvenlik sağlayamayacağını söyledi.
Erdoğan, “Uluslararası iradenin yansımadığı bir Birleşmiş Milletler sisteminin meşru ve hakkaniyetli olduğunu kimse söyleyemez. Uluslararası mahkeme kararlarının tanınmadığı, uygulanmadığı, dikkate bile alınmadığı bir sistemin barış ve güvenlik üretmesi düşünülemez” diye konuştu.
Türkiye’nin uluslararası platformlarda adalet talebini sürdüreceğini belirten Erdoğan, “Dünya 5’ten büyüktür” ve “Daha adil bir dünya mümkündür” sözlerini yineledi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, gücü yettiği ve görevde bulunduğu sürece mazlumların, mağdurların, yoksulların ve kimsesizlerin haklarını savunmayı sürdüreceğini ifade ederek uluslararası toplumdan da bu çabalara destek vermesini istedi.
Sınır Aşan Suçlarla Mücadelede Uluslararası İş Birliği Çağrısı
Erdoğan, zirvede ele alınması gereken önemli başlıklardan birinin de sınır aşan suçlar ve organize suç örgütleriyle mücadele olduğunu belirtti.
Teknolojik gelişmelerle birlikte suç faaliyetlerinin ulusal sınırları aşarak küresel boyuta ulaştığını söyleyen Erdoğan, elektronik para kuruluşları, kripto varlıklar, soğuk cüzdanlar ve sosyal medya platformlarının suç örgütleri tarafından kullanılabildiğine dikkat çekti.
Suçla mücadelede ülkeler arasındaki iş birliğinin belirleyici olduğunu vurgulayan Erdoğan, suç işleyerek başka ülkelere kaçan kişilerin adaletten uzak kalamayacağını ifade etti.
Türkiye’nin uluslararası adli iş birliğini sürdürdüğünü belirten Erdoğan, 2026 yılının ilk dokuz ayında 294 kişinin Türkiye’ye iadesinin sağlandığını, farklı arama kararları kapsamında da 736 kişinin ülkeye getirildiğini açıkladı.
Erdoğan, “Uluslararası adli iş birliğinde haklı taleplere karşılık verilmesi esastır. Türk adaleti er ya da geç ama gereğini mutlaka yapacaktır” ifadelerini kullandı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasının sonunda zirvenin düzenlenmesinde emeği geçen Adalet Bakanlığına, organizasyona katkı sunanlara ve görüşleriyle toplantıya katılan temsilcilere teşekkür ederek programın hayırlı sonuçlar doğurmasını diledi.