Kıbrıs'ta Stratejik Anlaşma Belgesi Tartışması: "Garantörlük Devre Dışı Bırakılıyor" İddiası
Bekin, söz konusu belgenin Türkiye'nin garantörlük haklarını ortadan kaldırmayı hedeflediğini savunarak, planın kabul edilmemesi gerektiğini söyledi.
Yeniden Refah Partisi Genel Başkan Yardımcısı ve İstanbul Milletvekili Doğan Bekin, Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde (TBMM) düzenlediği basın toplantısında, Birleşmiş Milletler tarafından hazırlanan ve kamuoyunda "Kıbrıs Stratejik Anlaşma Belgesi" olarak anılan taslağa ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Bekin, söz konusu belgenin Türkiye'nin garantörlük haklarını ortadan kaldırmayı hedeflediğini savunarak, planın kabul edilmemesi gerektiğini söyledi.
"Belge, Annan Planı'nı Çağrıştırıyor"
Bekin, María Ángela Holguín tarafından hazırlanan ve Kofi Annan dönemindeki çözüm girişimlerini hatırlattığını ifade ettiği "Kıbrıs Stratejik Anlaşma Belgesi"nin, Türkiye'nin garantörlük mekanizmasını devre dışı bırakmayı ve bunun yerine NATO çatısı altında yeni bir güvenlik sistemi oluşturmayı öngördüğünü ileri sürdü.
"Üç aşamalı Çözüm Modeli Öngörülüyor"
Bekin'in açıklamasına göre belge kapsamında ilk aşamada taraflar arasında "Stratejik Anlaşma Belgesi"nin imzalanması, ardından bir ila iki yıllık geçiş süreci geçirilmesi ve son aşamada referandum ile yeni anayasal yapının yürürlüğe girmesi planlanıyor.
Taslakta dışişleri, savunma, ekonomi ve merkez bankası gibi kritik alanlarda merkezi devletin yetkili olmasının öngörüldüğünü belirten Bekin, Rum tarafının içişleri alanında da merkezi yetki talep ettiğini, ayrıca Güzelyurt ve Maraş'ın Rum tarafına devrinin öngörüldüğünü iddia etti.
"Garantörlük Sistemi Kaldırılmak İsteniyor"
Bekin, belgeye göre geçiş sürecinde Türk askerinin bir bölümünün adadan çekilmesinin planlandığını öne sürerek, Türkiye, Yunanistan ve İngiltere arasında imzalanan Garanti Anlaşması'nın kaldırılmasının hedeflendiğini söyledi.
Yeni güvenlik modelinde ABD, Fransa, Yunanistan, İngiltere ve Türkiye'den belirli sayıda askerin NATO komutası altında görev yapmasının öngörüldüğünü ifade eden Bekin, belirli sayıda Türk vatandaşının da adadan ayrılmasının gündeme getirildiğini savundu.
"Türkiye'ye Çeşitli Teşvikler Sunuluyor"
Bekin, plana göre Türkiye'nin belgeyi kabul etmesi halinde Avrupa Birliği ile vize serbestisi ve Gümrük Birliği'nin modernizasyonu müzakerelerinin başlatılmasının öngörüldüğünü belirtti.
Ayrıca Türkiye'nin Avrupa güvenlik mimarisine dahil edilmesi ile Doğu Akdeniz'deki enerji kaynaklarının çıkarılması ve Avrupa'ya taşınması konusunda Türkiye ile iş birliği yapılmasının da belgede yer aldığını ileri sürdü.
"Annan Planı'ndan Daha İleri Hükümler İçeriyor"
Bekin, ilk bakışta Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti lehine bazı unsurlar içeriyor gibi görünse de belgenin büyük ölçüde Annan Planı ile örtüştüğünü, bazı maddelerinin ise daha ileri düzenlemeler içerdiğini savundu.
Garantörlük sisteminin değiştirilmesi halinde Türkiye'nin, Zürih ve Londra Anlaşmaları'ndan kaynaklanan haklarını kaybedeceğini öne süren Bekin, bu durumun Türkiye'nin Kıbrıs'taki konumunu zayıflatacağını ifade etti.
"Türkiye Bu Belgeyi Kabul Etmemeli"
1974 Barış Harekâtı sonrasında Kıbrıs'taki Türk varlığının Türkiye'nin garantörlüğü altında güvence altına alındığını söyleyen Bekin, Türk askerinin adadaki varlığının en önemli güvence olduğunu dile getirdi.
Yeni çözüm arayışlarının kalıcı çözümden çok yeni sorunlar doğuracağını savunan Bekin, "Kıbrıs Stratejik Anlaşma Belgesi"ni "yeni bir Annan Planı" olarak nitelendirerek, Türkiye'nin bu belgeyi kabul etmemesi gerektiğini ifade etti.