Mehmet Akif Ersoy’un Tutukluluk Hâli Devam Edecek: Mustafa Manaz’a Ev Hapsi
Eski Habertürk TV Genel Yayın Yönetmeni Mehmet Akif Ersoy’un yargılandığı davanın ikinci duruşmasında ara karar açıklandı. Mahkeme, Ersoy’un tutukluluk hâlinin devamına hükmederken, tutuklu sanıklardan Mustafa Manaz hakkında ev hapsi uygulanmasına karar verdi. Duruşma 28 Ocak’a ertelendi.
Ankara Eski Habertürk TV Genel Yayın Yönetmeni Mehmet Akif Ersoy’un yargılandığı davanın ikinci duruşmasında ara karar açıklandı. Mahkeme, Ersoy’un tutukluluk hâlinin devamına hükmederken, tutuklu sanıklardan Mustafa Manaz hakkında ev hapsi uygulanmasına karar verdi. Duruşma 28 Ocak’a ertelendi.
İstanbul’da görülen davada, hakkında çeşitli suçlamalar nedeniyle 286 yıl 2 aya kadar hapis cezası talep edilen Mehmet Akif Ersoy ikinci kez hâkim karşısına çıktı. Duruşmada tanıkların ifadeleri dinlenirken, mahkeme heyeti beyanların ardından ara kararını açıkladı.
Mahkemeden Ara KararMahkeme heyeti, Mehmet Akif Ersoy’un tutukluluk hâlinin sürmesine karar verdi. Aynı dosyada tutuklu bulunan Mustafa Manaz hakkında ise ev hapsi tedbiri uygulanmasını kararlaştırdı. Davanın bir sonraki duruşması 28 Ocak’ta yapılacak.
Önceki Duruşmada Bir Sanık Tahliye EdilmiştiDavanın önceki celsesinde, Ersoy’un yakın arkadaşı ve iş insanı Mustafa Manaz’ın tutukluluk hâlinin devamına karar verilmişti. Ersoy’un arkadaşı olduğu belirtilen gayrimenkul uzmanı Ufuk Tetik ise tahliye edilmişti. Aynı duruşmada, Ersoy’un eski eşi ve spiker Pınar Erbaş’ın dinlenilmesinden vazgeçilmişti.
Ersoy Suçlamaları ReddettiMehmet Akif Ersoy, 10 Eylül’de görülen ilk duruşmadaki savunmasında uyuşturucu kullanımı ve cinsel saldırı iddialarına ilişkin açıklamalarda bulunmuştu.
Uyuşturucu kullanmadığı yönündeki ilk ifadesini, uzun süredir madde kullanmamasıyla açıklayan Ersoy, savcılıkta kendisine operasyonun zamanlamasına ilişkin bir açıklama yapıldığını öne sürmüştü.
Cinsel saldırı iddialarını kabul etmeyen Ersoy, dosyada mağdur olarak yer alan kadınların daha önce şüpheli konumunda bulunduğunu belirterek, bu kişilerin kendisiyle arkadaşlıkları nedeniyle baskı gördüklerini iddia etmişti.
Ersoy, savunmasında şu ifadeleri kullanmıştı:
“Bu buluşmalarda maalesef hata yapmışızdır ama cinsel saldırı korkunç bir iftira.”
Ersoy’un avukatı da müvekkilinin tahliyesini ve beraatini talep etmişti. Savunmada, dosyanın kamuoyundaki yansımalarının Ersoy’un mesleki ve kişisel yaşamını olumsuz etkilediği ileri sürülmüştü.
İddianamede Ağır Suçlamalar Yer Alıyorİstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan 96 sayfalık iddianamede Mehmet Akif Ersoy hakkında “suç örgütü kurma ve yönetme”, “11 kez nitelikli cinsel saldırı”, “uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama” ve “uyuşturucu madde kullanılmasını kolaylaştırma” suçlamaları yöneltiliyor.
İddianamede Ersoy’un yanı sıra Ahmet Göçmez, Mustafa Manaz, Nurullah Mahmut Dündar, Taner Çağlı, Tolga Aykut ve Ufuk Tetik de şüpheli olarak gösteriliyor. Dosyada 11 kadın ise mağdur sıfatıyla yer alıyor.
Soruşturmanın, 2 Kasım 2025’te İstanbul İl Jandarma Komutanlığına iletilen bir ihbarın ardından başlatıldığı belirtiliyor. İddianamede, ihbarda uyuşturucu kullanımı, madde temini ve kadınların iradelerinin zayıflatılarak cinsel birlikteliklere zorlandığı yönünde iddialar bulunduğu aktarılıyor.
Savcılık, eylemlerin organize biçimde gerçekleştirildiğini ve Mehmet Akif Ersoy’un yapılanmanın lideri olduğunu öne sürüyor. Diğer sanıkların ise örgüt üyeleri olarak hareket ettikleri iddia ediliyor. Bu değerlendirmeler iddianamede yer alan suçlamaları yansıtıyor; sanıkların hukuki durumları yargılama sonucunda belirlenecek.
İddianamede Örgüt Yapısına İlişkin İddialarİddianamede, söz konusu yapılanmanın uyuşturucu madde temini ve kullanımı üzerinden faaliyet yürüttüğü öne sürülüyor. Savcılık, bazı sanıkların çevrelerindeki kadınları Ersoy ile tanıştırdıklarını ve çeşitli yöntemlerle cinsel birlikteliklerin gerçekleşmesini sağladıklarını iddia ediyor.
Ayrıca Ersoy’un mesleki konumu ve sektördeki bağlantılarının diğer sanıklar üzerinde etkili olduğu, bazı kişilerin bu ilişkiler aracılığıyla televizyon programlarına katılarak çıkar sağladığı da iddianamede ileri sürülen hususlar arasında bulunuyor.
Savcılık, eylemlerin sistematik biçimde gerçekleştirildiğini ve bazı olaylardan önce mağdurlara uyuşturucu madde verildiğini iddia ediyor.
Mehmet Akif Ersoy İçin 286 Yıl 2 Aya Kadar Hapis Talebiİddianamede Mehmet Akif Ersoy hakkında talep edilen cezalar, isnat edilen suçlara göre ayrı ayrı düzenleniyor.
Savcılık, Ersoy’un “suç işlemek amacıyla örgüt kurmak” ve “uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanılmasını kolaylaştırma” suçlarından 11 yıldan 27 yıl 6 aya kadar hapisle cezalandırılmasını istiyor. “Zincirleme şekilde 11 kez nitelikli cinsel saldırı” ile “zincirleme şekilde uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama” suçlarından ise 266 yıldan az olmamak üzere hapis cezası talep ediliyor.
Diğer sanıklar hakkında da dosyadaki suçlamalara göre farklı sürelerde hapis cezaları isteniyor. Ahmet Göçmez için 100 yıldan az olmamak üzere hapis cezası talep edilirken, diğer bazı sanıklar hakkında 7 yıldan 15 yıla kadar ve ayrıca 51 yıldan az olmamak üzere değişen ceza talepleri bulunuyor. Ufuk Tetik hakkında ise örgüt üyeliği suçlaması kapsamında 2 yıldan 5 yıla kadar hapis isteniyor.
Bazı İsimler Hakkında Ayrı Soruşturma Yürütülüyorİddianamede, soruşturma kapsamında bazı kişiler hakkında dosyadan ayırma kararı verildiği ve ayrı soruşturmaların sürdüğü bilgisi de yer alıyor.
Bu kapsamda Veyis Ateş, Ali Yaşar Koz, Umut Evirgen, Emrullah Erdinç, Steven Sadettin Saran, Hasan Dereci, Şakir Tekin, Yusuf Timur Savcı, Burcu Akyüz ve Ela Rümeysa Cebeci hakkında uyuşturucu madde ticareti ile uyuşturucu kullanımını kolaylaştırma ve yer sağlama suçlamaları çerçevesinde ayrı soruşturma yürütüldüğü belirtiliyor.
Gözaltı Süreci ve Ersoy’un Görevden AlınmasıMehmet Akif Ersoy’un da aralarında bulunduğu sekiz kişi, uyuşturucu soruşturması kapsamında 9 Aralık’ta gözaltına alınmıştı. Ertesi gün şüphelilerden dördü adli kontrol şartıyla serbest bırakılırken, Ersoy ve üç kişi tutuklanmıştı.
Ersoy, 11 Aralık’ta verdiği ifadede kendisine yöneltilen suçlamalara tepki göstererek, yıllar içinde oluşturduğu itibarının kısa sürede zarar gördüğünü savunmuştu. Gözaltı sürecinin ardından Habertürk TV Genel Yayın Yönetmenliği görevinden alınmıştı.
Can Holding bünyesinde faaliyet gösteren Habertürk’e ise eylül ayında Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu (TMSF) kayyım olarak atanmıştı.
1985 yılında İstanbul’da doğan Ersoy, Habertürk’te görev almadan önce TRT’de muhabirlik ve yöneticilik yaptı. 2011 yılında Tunus’ta başlayan ve Orta Doğu’ya yayılan protestolar sırasında farklı başkentlerde görev alan Ersoy, daha sonra Habertürk’te program sunuculuğu ve yöneticilik görevlerini üstlendi.