Küresel piyasalardaki jeopolitik risklerin tetiklediği belirsizlik ortamı ve Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın (TCMB) piyasadaki likiditeyi kontrol altına almaya yönelik attığı kararlı adımlar, bankacılık sektöründe mevduat faizlerini son dönemin en yüksek seviyelerine taşıdı. Fonlama maliyetlerindeki artışla birlikte bankalar müşteri çekmek için rekabeti kızıştırırken, özellikle kısa vadeli Türk lirası mevduat hesaplarında yıllık faiz oranları yüzde 45 barajını yukarı yönlü kırdı.
En Yüksek Getiri 3 Aylık Vadede
Güncel bankacılık verilerine göre faiz yarışı en çok kısa vadeli hesaplarda hissediliyor. Bir aya kadar vadeli mevduatlarda ortalama faiz yüzde 44,64 seviyesinde seyrederken, yatırımcıların en çok tercih ettiği üç aya kadar vadeli hesaplarda bu oran yüzde 45,24’e kadar tırmandı. Altı aylık vadede yüzde 43,54, bir yıllık vadede ise yüzde 43,48 oranları görülüyor. Banka bazlı bakıldığında ise kamu bankaları yüzde 36-40 bandında kalırken, özel bankalar yüzde 45 sınırına dayanan tekliflerle piyasayı domine ediyor.
Peki, bu oranlar cebe nasıl yansıyor? Bugün 1 milyon lirasını 32 günlük vadeye yatıran bir mudinin net kazancı yaklaşık 26 bin 331 lira oluyor. Paranın vadesi 92 güne çıktığında ise net getiri 78 bin 516 liraya ulaşıyor. Bu tablo, risksiz getiri arayan tasarruf sahiplerini hızla mevduata yönlendiriyor.
Borsadan Kaçış Başladı
Mevduat faizlerindeki bu sert yükseliş, riskli varlıklara olan ilgiyi doğrudan vurdu. Yüksek faiz oranları hisse senedi piyasaları üzerinde baskı kurarken, yatırımcı sayısındaki azalma verilere yansıdı. 27 Mart haftasında 6 milyon 819 bin 485 olan pay senedi yatırımcı sayısı, kısa süre içinde 6 milyon 416 bin 954 seviyesine geriledi. Mevduatın cazibesine kapılan yaklaşık 403 bin kişi borsadan çıkış yaptı.