MHP’den Türkiye’nin Nüfus Geleceğine Yönelik 11 Maddelik Politika Önerisi
Milliyetçi Hareket Partisi (MHP), Türkiye’nin demografik yapısına ilişkin 11 maddelik politika önerilerini içeren “Türkiye’nin Nüfus Vizyonu” başlıklı bir rapor hazırladı. Raporda, nüfus artış hızındaki gerileme ve toplumun yaşlanma eğiliminin Türkiye açısından uzun vadeli bir risk oluşturduğu değerlendirilirken, aile ve çocuk sahibi olmayı teşvik etmeye yönelik çeşitli ekonomik ve sosyal destek önerileri sıralandı.
Ankara Milliyetçi Hareket Partisi (MHP), Türkiye’nin demografik yapısına ilişkin 11 maddelik politika önerilerini içeren “Türkiye’nin Nüfus Vizyonu” başlıklı bir rapor hazırladı. Raporda, nüfus artış hızındaki gerileme ve toplumun yaşlanma eğiliminin Türkiye açısından uzun vadeli bir risk oluşturduğu değerlendirilirken, aile ve çocuk sahibi olmayı teşvik etmeye yönelik çeşitli ekonomik ve sosyal destek önerileri sıralandı.
MHP Genel Başkan Yardımcısı Özgür Bayraktar, Araştırma ve Strateji Geliştirmeden Sorumlu Birim tarafından hazırlanan raporu Genel Başkan Devlet Bahçeli’ye sunduklarını açıkladı. Bayraktar, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, çalışmanın Türkiye’nin demografik geleceğine ilişkin kapsamlı bir perspektif ortaya koyduğunu belirtti.
Raporda, güçlü devlet yapısının yalnızca ekonomik kaynaklar ve teknolojik kapasiteyle değil, bunları yönlendirecek nitelikli ve dinamik insan kaynağıyla da doğrudan bağlantılı olduğu vurgulandı.
MHP’ye Göre Nüfus Kaybı Bir “Milli Beka Sorunu”Raporda, dünya genelinde olduğu gibi Türkiye’de de doğurganlık oranlarının gerilemesine ve nüfusun giderek yaşlanmasına dikkat çekildi. Bu değişimin yalnızca istatistiki bir dönüşüm olarak değerlendirilmemesi gerektiği belirtilerek, nüfus yapısındaki bozulmanın ülkenin geleceği açısından stratejik bir mesele olduğu savunuldu.
Türkiye’nin son yüzyıldaki nüfus politikalarına da yer verilen raporda, farklı dönemlerde arz ve talep merkezli aile planlaması modellerinin uygulandığı hatırlatıldı. 1980 sonrasında talep merkezli yaklaşımın öne çıkmasıyla birlikte doğurganlık oranlarında düşüş eğiliminin belirginleştiği ifade edildi.
"Tarihsel Olarak En Düşük Seviyelerden Biri"Raporda, Türkiye’nin toplam doğurganlık hızının 2001 yılında 2,38 çocuk seviyesinde bulunduğu, 2014 sonrasında ise kesintisiz biçimde gerilediği belirtildi. Bu oranın 2025 yılında 1,44 çocuğa kadar düştüğüne dikkat çekildi.
Raporda şu ifadelere yer verildi:
"Toplam doğurganlık hızı son 9 yıldır nüfusun yenilenme seviyesi olan 2,10'un altında kalmaya devam etmektedir. 2007-2025 döneminde nüfus sürekli artmasına rağmen, buna karşılık nüfus artış hızı belirgin biçimde yavaşlamıştır. Türkiye nüfusu 2007 yılında 70,6 milyon iken 2025 yılında 86,1 milyona yükselmiştir. Yıllık nüfus artış hızı aynı dönemde genel olarak düşüş eğilimi göstermiş ve 2023 yılında binde 1,1 ile tarihsel olarak en düşük seviyelerden birine gerilemiştir."
MHP’nin raporunda, nüfus artış hızındaki gerilemenin geçici bir gelişme olmadığı ve Türkiye’nin geleceği açısından kapsamlı politikalar gerektiren bir durum olduğu belirtildi. Nüfusun yalnızca ekonomik göstergeler açısından değil, devletin ve milletin geleceği bakımından da stratejik bir unsur olduğu vurgulandı.
Anneler İçin Çalışma Hayatında Yeni Modeller ÖnerildiRaporda yer alan 11 maddelik politika paketinde, özellikle çalışan ebeveynleri desteklemeye yönelik düzenlemeler öne çıktı. Analık sigortasının uzun vadeli sigorta kolları kapsamında yeniden ele alınması önerilirken, annelerin emeklilikte tabi olduğu prim günü ve yaş şartlarının çocuk sayısına göre kademeli biçimde azaltılması gerektiği ifade edildi.
Çalışan anne ve babaların gelir vergisi yükünün sahip oldukları çocuk sayısına göre azaltılması önerilen raporda, üç ve daha fazla çocuk sahibi aileler için gelir vergisinin tamamen kaldırılması teklif edildi.
Kamuda görev yapan anneler açısından ücretli doğum izninin her çocuk için 12 aya çıkarılması, babalar için ise ücretli izin süresinin 2 aya yükseltilmesi gerektiği kaydedildi.
Üçüncü Çocuktan İtibaren Ekonomik Destek ÖnerisiMHP’nin politika önerileri arasında çocuk sayısına bağlı olarak artacak eğitim ve gıda ödenekleri de yer aldı. Raporda, üçüncü çocuktan itibaren uygulanmak üzere, çocuk sayısıyla orantılı şekilde yükselen destek mekanizmasının hayata geçirilmesi önerildi.
Bunun yanı sıra üç ve daha fazla çocuk sahibi ailelere yönelik konut ve taşıt desteği sağlanması gerektiği belirtildi. Bu kapsamda ailelere bir defaya mahsus olmak üzere sıfır faizli ve uzun vadeli konut ile taşıt kredisi verilmesi tavsiye edildi.
Raporda ortaya konulan önerilerin, Türkiye’nin doğurganlık oranlarındaki düşüşe karşı uzun vadeli bir nüfus politikası oluşturulmasına ve ailelerin ekonomik açıdan desteklenmesine katkı sağlamasının hedeflendiği belirtildi.
Raporda yer alan diğer öneriler şöyle:
"Üç ve daha fazla çocuk sahibi ailelere elektrik, doğal gaz, su ve internet hizmetlerinde yüzde 50 indirim uygulanmalıdır. Esnek ve uzaktan çalışma modelleri anneler için kalıcı ve uygulanabilir hale getirilmelidir. Sağlıklı ve güvenli çocuk bezi ve maması üretilerek ailelere ihtiyacı kadar ücretsiz şekilde verilmelidir. Kentten kıra göç etmek isteyen genç evli çiftler, kırsalda konut tahsisi ile tarım ve hayvancılık teşvikleriyle desteklenmelidir. Köylerde internet, eğitim, sağlık ve sosyal yaşam alanlarının kent standartlarına yaklaştırılması sağlanmalı, genç evli çiftlerin kırsalda kalma motivasyonu artırılmalıdır."