Orhan Sarıbal: “Faize 10,4 Lira, Tarıma 1 Lira”
CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Bursa Milletvekili Orhan Sarıbal, partisinin genel merkezinde düzenlediği basın toplantısında 2027-2029 Orta Vadeli Programı’nı değerlendirdi. Tarımsal destekler, çiftçinin artan borçları ve tarım ürünleri ithalatındaki yükselişe ilişkin değerlendirmelerde bulunan Sarıbal, iktidarın tarım politikalarını eleştirdi.
Ankara CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Bursa Milletvekili Orhan Sarıbal, partisinin genel merkezinde düzenlediği basın toplantısında 2027-2029 Orta Vadeli Programı’nı değerlendirdi. Tarımsal destekler, çiftçinin artan borçları ve tarım ürünleri ithalatındaki yükselişe ilişkin değerlendirmelerde bulunan Sarıbal, iktidarın tarım politikalarını eleştirdi.
Basın özgürlüğüne ilişkin değerlendirmelerde bulunarak konuşmasına başlayan Sarıbal, basının siyaset, ticaret ve güç odaklarının etkisinden uzak olması gerektiğini belirtti. Sarıbal, basının özgür olmadığı bir ortamda toplumun gerçek haber alma hakkının da ortadan kalkacağını söyledi.
OVP Daha Başlangıçta Öngörüsüzlüğünü Ortaya Koyduİktidarın daha önce açıkladığı orta vadeli programlardaki hedefleri tutturamadığını savunan Sarıbal, yeni OVP’de enflasyon hedeflerinin yukarı yönlü revize edildiğine dikkat çekti.
Önceki programda 2026 yılı için yüzde 16 olarak açıklanan enflasyon hedefinin yeni OVP’de yüzde 28,4’e yükseltildiğini belirten Sarıbal, 2027 için yüzde 21, 2028 için yüzde 13,5 ve 2029 için yüzde 9 enflasyon hedeflendiğini söyledi.
Sarıbal, “Geçen yıl 2026 enflasyonunun yüzde 16 olacağını söylediler, şimdi hedefi yüzde 28,4’e çıkardılar. Bu değişiklik, önceki programın ne kadar öngörüsüz hazırlandığını daha başlangıçta ortaya koyuyor” ifadelerini kullandı.
Yeni programdaki yüzde 21’lik 2027 enflasyon hedefinin de gerçekleşmeyeceğini öne süren Sarıbal, bu hedeflerin destekler, alım fiyatları ve kamu tarafından belirlenen ödemeler üzerinde baskı oluşturmak amacıyla kullanılacağını savundu.
Sarıbal, OVP’nin tarım sektörünün 2025 yılında yüzde 8,5 küçüldüğünü ve tarımsal istihdamın 267 bin kişi azaldığını ortaya koyduğunu belirterek, “Tarım çökerken iktidar çiftçiye yeni bir üretim programı değil, yeni bir kemer sıkma programı sunuyor” dedi.
Tarım Bütçesi Azalırken Faiz Giderleri ArtıyorTarım ve Orman Bakanlığının 2026 yılı başlangıç ödeneğinin yaklaşık 541,8 milyar lira olduğunu hatırlatan Sarıbal, 2027 yılı için belirlenen ödenek teklif tavanının 383 milyar liraya düşürüldüğünü söyledi.
Sarıbal, tarım bütçesindeki nominal düşüşün yüzde 29,3 olduğunu, faiz giderlerinin ise 2026’daki 2 trilyon 824,9 milyar liradan 2027’de 3 trilyon 975 milyar liraya çıkarılmasının öngörüldüğünü belirtti.
Sarıbal, “Faiz harcamaları yüzde 40,7 artarken tarıma ayrılan ödenek yüzde 29,3 azaltılıyor. 2026 yılında faiz giderleri Tarım ve Orman Bakanlığı bütçesinin yaklaşık 5,2 katıydı. 2027’de bu oran 10,4 kata çıkacak. Yani Tarım ve Orman Bakanlığına ayrılması öngörülen her 1 liraya karşılık faize 10,4 lira harcanacak” diye konuştu.
Bunun bir kaynak yetersizliği değil, siyasi tercih olduğunu savunan Sarıbal, iktidarın tercihini çiftçiden ve halktan yana değil, faiz ve sermayeden yana kullandığını ileri sürdü.
Stratejik Yatırımlarda Tarım EleştirisiOVP kapsamında stratejik önceliklere ayrılan ilave kaynaklarda çeşitli alanlarda yüksek oranlı artışlar öngörüldüğünü belirten Sarıbal, milli savunma harcamalarında yüzde 229, maden arama faaliyetlerinde yüzde 139, sanayi altyapısında yüzde 54, sosyal konutta yüzde 150, demir yollarında yüzde 49 ve içme suyu yatırımlarında yüzde 71 artış planlandığını söyledi.
Sarıbal, sulama yatırımlarındaki artışın ise yüzde 42 ile sınırlı kaldığını ifade etti.
Organize tarım bölgelerinin üretici ve üretim alanlarının ihtiyaçlarına göre planlanması gerektiğini belirten Sarıbal, üretimden kopuk projelerin zaman içerisinde arsa spekülasyonuna dönüşebileceği uyarısında bulundu.
“Çiftçinin Ürünü Hedef Enflasyona, Girdileri Piyasa Fiyatına Bırakılıyor”Ağustos 2026’da tüketici enflasyonunun yüzde 31,51, gıda enflasyonunun ise yüzde 33,79 olduğunu hatırlatan Sarıbal, tarımsal girdi fiyatlarının yıllık yüzde 36,65, gübre fiyatlarının yüzde 63,56, enerji ve yağlayıcı fiyatlarının ise yüzde 40,75 arttığını söyledi.
2027 yılı destek katsayısındaki artışın yüzde 20,4, OVP’deki aynı yıl enflasyon hedefinin ise yüzde 21 olduğuna dikkat çeken Sarıbal, desteklerin reel olarak azalacağını savundu.
Sarıbal, “Çiftçinin ürünü hedef enflasyona göre fiyatlandırılıyor; mazotu, gübresi, yemi, tohumu, ilacı ve elektriği piyasanın gerçek fiyatıyla satılıyor. Mazot ve gübre yüzde 21’den fazla artarsa aradaki farkı kim karşılayacak? OVP’de bunun yanıtı yok” dedi.
Buğday ve arpa fiyatlarına da değinen Sarıbal, desteklerle birlikte buğdayda kilogram başına 18 liraya ulaşacağı belirtilen fiyatın piyasada 13-14 lira seviyesinde kaldığını, arpada ise 13-13,5 lira olarak açıklanan fiyatın piyasada 11-12 lira civarında olduğunu belirtti.
“Çiftçi normal üretimini yaptığında bile zarar ediyor” diyen Sarıbal, üretimin az ya da fazla olmasının çiftçinin gelir sorununu çözmediğini ifade etti.
“Üretici Ülkenin Her Bölgesinde Kan Ağlıyor”Tarım sektöründeki krizin Türkiye’nin farklı üretim bölgelerinde hissedildiğini belirten Sarıbal, Manisa’da üzüm, Bursa’da siyah incir, Aydın’da kuru incir üreticilerinin sorun yaşadığını söyledi.
Çukurova’da pamuk üretiminin gerilediğini, narenciye üreticilerinin ise ürünlerini satıp satamayacaklarını bilemediğini ifade eden Sarıbal, Bursa’daki üreticilerin de yüksek maliyet baskısı altında olduğunu belirtti.
Sarıbal, “Karacabey’den Mustafakemalpaşa’ya, Yenişehir’den İznik ve Gemlik’e kadar üretici aynı çıkmazın içindedir. Süt üreticisi yem maliyetini, sebze, meyve, siyah incir ve zeytin üreticisi bakım ve hasat giderlerini karşılayamıyor” diye konuştu.
“İthalatla Çiftçiyi Terbiye Etmek İstediler, Şimdi İthalat Kendilerini Teslim Aldı”2026 yılının ilk yedi ayında tarım ürünleri ithalatındaki artışa da dikkat çeken Sarıbal, buğday ithalatının geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 96 artarak 3,5 milyon tona ulaştığını ve yaklaşık 875 milyon dolar ödendiğini söyledi.
Aynı dönemde mısır ithalatının yüzde 30 artışla 5,1 milyon tona, soya ithalatının yüzde 17 artışla 3,1 milyon tona, ayçiçeği tohumu ithalatının yüzde 45 artışla 1,1 milyon tona ve ayçiçeği yağı ithalatının yüzde 9 artışla 615 bin tona çıktığını belirtti.
Sarıbal ayrıca palm yağı ithalatının 368 bin tona, kırmızı mercimek ithalatının 407 bin tona, buğday kepeği ithalatının 1,2 milyon tona ve pamuk ithalatının 735 bin tona ulaştığını aktardı.
Canlı hayvan ve kırmızı et ithalatına ödenen dövizin yüzde 36 artarak 1 milyar 430 milyon dolara yükseldiğini belirten Sarıbal, ilk yedi ayda yaklaşık 500 bin baş canlı hayvan ile 50 bin ton civarında kırmızı et ithal edildiğini söyledi.
Tarım, gıda ve içecek sektöründe ihracatın yüzde 5,4 artarak 16,37 milyar dolara, ithalatın ise yüzde 19,11 artarak 16,38 milyar dolara yükseldiğini belirten Sarıbal, geçen yılın aynı dönemindeki yaklaşık 1,8 milyar dolarlık dış ticaret fazlasının ortadan kalktığını söyledi.
Sarıbal, “İthalatla piyasayı ve çiftçiyi terbiye etmeye çalıştılar, başaramadılar. Şimdi ithalat kendilerini teslim aldı. İthalat artık piyasayı düzenlemek için kullanılan geçici bir araç değil, iktidarın tarım politikasına dönüşmüştür” ifadelerini kullandı.
Çiftçinin Borcu Bir Yılda 399 Milyar Lira ArttıTarım alanlarının AK Parti iktidarları döneminde yaklaşık 2,5 milyon hektar azaldığını öne süren Sarıbal, çiftçinin bankalara olan nakdi kredi borcunun Haziran 2025’te 1 trilyon 46 milyar lira seviyesindeyken, Haziran 2026’da 1 trilyon 445 milyar liraya yükseldiğini belirtti.
Bir yıldaki borç artışının yaklaşık 399 milyar lira olduğunu ifade eden Sarıbal, zamanında ödenemeyen tarımsal kredilerin de 7,3 milyar liradan 25 milyar liraya çıktığını söyledi.
“Çiftçi borcunu kazandığı parayla kapatmıyor, yeni borçla eski borcu çeviriyor” diyen Sarıbal, çiftçinin borç yükünün giderek büyüdüğünü savundu.
“Sözleşmeli Üretimde Çiftçiyi Kim Koruyacak?”OVP’de sözleşmeli üretim modellerinin yaygınlaştırılmasının öngörüldüğünü hatırlatan Sarıbal, kamu denetimi ve taban fiyat güvencesi bulunmayan sözleşmelerin çiftçiyi büyük şirketler ve tüccarlar karşısında koruyamayacağını söyledi.
Sarıbal, “Sözleşmeli üretim diyorsunuz. Peki tüccarın çiftçinin hakkını ödemesinin güvencesi kim olacak? Arada çiftçiyi koruyacak bir kamu kurumu var mı? Taban fiyat var mı? Maliyete ve çiftçinin yaşam payına göre belirlenen bir fiyat var mı? OVP’de bunların hiçbiri yok” ifadelerini kullandı.
Üretim planlamasının çiftçinin katılımıyla yapılması gerektiğini belirten Sarıbal, desteklerden yararlanamayan üreticilerin itiraz edebileceği şeffaf bir mekanizmanın bulunmadığını savundu.
“Çiftçi Son Toprağını Sattığında Ülke Bağımsızlığını Kaybeder”Tarımsal üretimin milli güvenlik ve bağımsızlık meselesi olduğunu vurgulayan Sarıbal, Türkiye’nin kendi temel gıda ihtiyacını karşılayabilecek toprak, su, güneş, üretim bilgisi ve çiftçi potansiyeline sahip olduğunu söyledi.
Tarımsal desteklerin gerçek maliyetlere göre ve zamanında verilmesi gerektiğini belirten Sarıbal; çiftçi borçlarının faizsiz yapılandırılmasını, stratejik ürünlerde kamu öncülüğünde üretim planlaması yapılmasını, ithal girdilere bağımlılığın azaltılmasını ve üretici örgütlerinin karar süreçlerine dahil edilmesini istedi.
Sarıbal, “Bu çiftçi elindeki son toprağı, son metrekareyi sattığında ülke özgürlüğünü ve bağımsızlığını kaybeder. Dünyada paranız olsa bile her zaman gıda satın alamazsınız. Toprağımız, çiftçimiz ve üretim imkânlarımız var. Kaynaklarımızı doğru planlamak ve üreticinin emeğinin karşılığını almasını sağlamak zorundayız” dedi.
“Çiftçinin Sırtından Yapılan Tasarruf, Halkın Sofrasından Yapılan Tasarruftur”Sarıbal, açıklamasının sonunda tarım politikalarının değiştirilmesi gerektiğini belirterek, üreticinin desteklenmesi çağrısında bulundu.
Sarıbal, “Çiftçi üretemiyorsa halk ucuza gıda alamaz. Çiftçinin sırtından yapılan tasarruf, halkın sofrasından yapılan tasarruftur. Türkiye’nin geleceği ithalata ve faize değil, kendi toprağında üreten çiftçisine dayanacaktır. Bu düzen değişecek; üretenin hakkını aldığı, çiftçinin onurlu bir yaşam sürdüğü bir ülkeyi kuracağız” ifadelerini kullandı.