Sedat Yalçın'dan "Stratejik Teknoloji Edinim Programı" Çağrısı

Avrupa'nın sanayi tarihinde kritik bir dönüşüm yaşandığını ifade eden Yalçın, Türkiye'nin bu süreci yalnızca takip eden değil, yöneten ülkeler arasında yer alması gerektiğini söyledi. Önerilerinin siyasi bir söylemden değil, Avrupa'nın karşı karşıya bulunduğu demografik ve ekonomik gerçeklerden kaynaklandığını vurguladı.

"Almanya'daki teknoloji KOBİ'leri Türkiye için tarihi fırsat olabilir"

Anahtar Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Kalkınma Politikaları Başkanı Sedat Yalçın, Almanya başta olmak üzere Avrupa'da yaşanan KOBİ'lerde nesil devri sürecinin Türkiye için önemli bir teknoloji edinim fırsatı sunduğunu belirterek, "Türkiye Stratejik Teknoloji Edinim Programı" kurulmasını önerdi.

Avrupa'nın sanayi tarihinde kritik bir dönüşüm yaşandığını ifade eden Yalçın, Türkiye'nin bu süreci yalnızca takip eden değil, yöneten ülkeler arasında yer alması gerektiğini söyledi. Önerilerinin siyasi bir söylemden değil, Avrupa'nın karşı karşıya bulunduğu demografik ve ekonomik gerçeklerden kaynaklandığını vurguladı.

Almanya'da Yüz Binlerce İşletme El Değiştirecek veya Kapanacak

Yalçın, Alman Kamu Kalkınma Bankası KfW'nin araştırmasına göre 2029 yılı sonuna kadar yaklaşık 545 bin Alman işletmesinin yeni bir sahip arayacağını, yaklaşık 569 bin işletmenin ise halef bulunamadığı için faaliyetlerini sonlandırmayı planladığını hatırlattı.

Avrupa Komisyonu'nun 23 Haziran 2026 tarihli tavsiye kararında da işletme devirlerinin Avrupa'nın rekabet gücü açısından kritik öneme sahip olduğunun vurgulandığını belirten Yalçın, başarısız devirlerin yalnızca şirketlerin değil, bilgi birikimi, istihdam ve ekonomik değerin de kaybına yol açtığını ifade etti.

"Avrupa'nın yaşadığı demografik dönüşüm, Türkiye açısından tarihi bir kalkınma fırsatına dönüşebilir. Biz Avrupa'nın sorununu çözmeye değil, Türkiye'nin geleceğini inşa etmeye talibiz." dedi.

"Türkiye Teknoloji İthal Eden Değil, Teknoloji Edinen Ülke Olmalı"

Türkiye'nin bugüne kadar ağırlıklı olarak yatırım çekmeye odaklandığını dile getiren Yalçın, yeni dönemde kalkınmanın yalnızca yatırım almakla değil, teknoloji edinmekle mümkün olacağını söyledi.

Bir şirket satın almanın yalnızca makine veya üretim tesisini değil; mühendislik birikimini, patentleri, üretim kültürünü, kalite standartlarını, küresel müşteri ağını ve yılların bilgi birikimini de beraberinde getirdiğini belirten Yalçın, bu nedenle stratejik teknoloji şirketlerinin Türk sermayesine kazandırılmasının önem taşıdığını kaydetti.

"Türkiye Stratejik Teknoloji Edinim Programı" Önerisi

Yalçın, kurulmasını önerdiği program kapsamında Almanya başta olmak üzere Avrupa'da nesil devri sürecine giren makine, otomasyon, elektronik, yapay zekâ, robotik, sensör teknolojileri, sağlık teknolojileri, enerji teknolojileri ve ileri üretim alanlarında faaliyet gösteren stratejik şirketlerin satın alınması veya ortaklık modelleriyle Türk sermayesine kazandırılmasını önerdi.

Bunun rastgele şirket satın alma politikası olmadığını vurgulayan Yalçın, teknoloji seviyesi, patent portföyü, insan kaynağı, ihracat kapasitesi ve Türkiye'ye sağlayacağı bilgi transferi gibi kriterlerin bağımsız uzmanlar tarafından değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.

Yalçın, "Devletin görevi şirket satın almak değil; Türk sermayesinin doğru teknolojiye ulaşacağı finansman ve kurumsal altyapıyı oluşturmaktır." ifadelerini kullandı.

"Amaç Fabrikaları Taşımak Değil, Türkiye ile Entegre Etmek"

Önerilen modelin üretimin Almanya'dan Türkiye'ye taşınmasını değil, bilgi ve teknolojinin Türkiye ile bütünleşmesini hedeflediğini belirten Yalçın, şirketlerin Avrupa'daki faaliyetlerini sürdürebileceğini, buna karşılık Türkiye'de yeni üretim, Ar-Ge ve mühendislik merkezlerinin kurulabileceğini söyledi.

Program kapsamında her teknoloji ediniminin; Türkiye'de Ar-Ge merkezi kurulması, Türk mühendislerinin teknoloji transferi süreçlerine katılması, yerli tedarikçilerin küresel değer zincirlerine dahil edilmesi ve patent geliştirme faaliyetlerinin Türkiye'de de yürütülmesi şartlarına bağlanmasını önerdi.

Diaspora Mühendisleri için Teknoloji Ağı Önerisi

Avrupa'da görev yapan Türk mühendis ve bilim insanlarının programın en önemli unsurlarından biri olacağını ifade eden Yalçın, "Türk Teknoloji Diasporası Ağı" kurulmasını önerdi.

Yalçın, Avrupa'daki Türk mühendislerin satın alma süreçlerinden teknoloji değerlendirmelerine, ortak Ar-Ge projelerinden yeni ürün geliştirmeye kadar Türkiye'deki üniversiteler, teknoparklar ve sanayi kuruluşlarıyla sürekli iş birliği içinde çalışabileceğini belirtti.

"Made in Europe Vizyonunun Doğal Ortağı Türkiye Olabilir"

Avrupa Birliği'nin "Made in Europe", Clean Industrial Deal ve stratejik sanayi politikalarının Avrupa'nın üretim kapasitesini güçlendirmeyi hedeflediğini belirten Yalçın, önerilerinin bu vizyona rakip olmadığını söyledi.

Türkiye'nin Avrupa'nın en güçlü üretim, teknoloji ve mühendislik ortaklarından biri olabileceğini dile getiren Yalçın, güçlü bir Avrupa sanayisinin güçlü bir Türk sanayisiyle daha rekabetçi hale geleceğini ifade etti.

"NATO'nun Yeni Dönemi Türkiye için Sanayi Fırsatı"

NATO'nun önümüzdeki yıllarda savunma, siber güvenlik, haberleşme, yapay zekâ, elektronik, sensör sistemleri, kritik altyapılar ve ileri üretim teknolojilerine yönelik büyük ölçekli yatırımlar yapacağını belirten Yalçın, Türkiye'nin bu sürecin dışında kalmaması gerektiğini söyledi.

Türkiye'nin yalnızca ürün satan değil, kritik teknolojilere sahip olan, küresel tedarik zincirlerinde söz sahibi bir üretim gücü haline gelmesi gerektiğini kaydeden Yalçın, bunun yeni güvenlik döneminin en önemli fırsatlarından biri olduğunu ifade etti.

"Hedef Avrupa'nın Şirketleri Değil, Türkiye'nin Geleceği"

Açıklamasının sonunda programın temel amacının Avrupa'daki KOBİ'leri güçlendirmek değil, Türk sanayisini yeni bir teknoloji ligine taşımak olduğunu belirten Yalçın, "20. yüzyılda ülkeler fabrika kurarak kalkındı. 21. yüzyılda ise teknolojiye, markaya, patente ve küresel bilgi ağlarına sahip olan ülkeler kalkınacak. Almanya'nın yaşlanan teknoloji KOBİ'leri doğru yönetildiğinde Türkiye'nin kalkınma fırsatına dönüşebilir. Hedefimiz, Türkiye'yi teknoloji üreten, teknoloji edinen ve teknoloji ihraç eden küresel bir üretim merkezi haline getirmektir." değerlendirmesinde bulundu.

Anahtar Parti Genel Başkan Yardımcısı Sedat YalçınKalkınma Politikaları Başkanı Sedat Yalçınanahtar burduranahtar bucakstratejiteknolojiTürkiyeAnkara

Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır. Bu siteye giriş yaparak çerez kullanımını kabul etmiş sayılıyorsunuz.