Ankara Yeni Yol Grup Başkanvekili ve Muğla Milletvekili Doç. Dr. Selçuk Özdağ, TBMM’de düzenlediği basın toplantısında dış politika, “Mekke Ortak Savunma Antlaşması”, yargıda liyakat ve bağımsızlık ile fon krizine ilişkin açıklamalarda bulundu. Özdağ, Türkiye’nin dış politikada ABD ve İsrail’in hesapları yerine milli çıkarlarını gözetmesi gerektiğini belirterek iktidara çeşitli çağrılar yaptı.
“Türkiye, İsrail’e Güvenlik Kalkanı Olamaz”
Dış politikanın merkezinde Türkiye Cumhuriyeti’nin ve Türk milletinin milli çıkarlarının bulunması gerektiğini vurgulayan Özdağ, 7 Ağustos 2026’da ilan edildiğini belirttiği “Mekke Ortak Savunma Antlaşması”nın TBMM’nin iradesi ve Anayasa’nın 90. maddesi dikkate alınmadan uygulanmaya çalışıldığını savundu.
ABD ve İsrail’in 28 Şubat 2026’da İran’a yönelik saldırılarının ardından ABD Başkanı Donald Trump’ın anlaşmayı memnuniyetle karşılamasına dikkat çeken Özdağ, Türkiye’nin Yemen’deki çatışmalara dahil edilmek istendiğini ileri sürdü.
Özdağ, “Türkiye, hangi kisve altında olursa olsun katil İsrail’e güvenlik kalkanı olamaz” ifadelerini kullandı.
Yemen’deki çatışmalara taraf olmanın Türkiye açısından ciddi güvenlik ve diplomatik riskler doğuracağını belirten Özdağ, böyle bir adımın Babülmendep Boğazı’ndaki deniz ticaretini tehlikeye atabileceğini, Somali ve Aden Körfezi’ndeki stratejik varlığı riske sokabileceğini ve İran ile ilişkileri sıcak çatışma eşiğine taşıyabileceğini savundu.
İktidara Beş Maddelik Çağrı
Özdağ, iktidara anlaşmanın içeriğinin açıklanması ve Türkiye’nin olası yükümlülüklerinin kamuoyuyla paylaşılması çağrısında bulundu. TBMM’nin anayasal denetiminin güvence altına alınmasını isteyen Özdağ, Türkiye’nin Yemen’de saldırı amaçlı harekâtlara katılmayacağını ilan etmesi gerektiğini söyledi.
Kararların milli çıkarlar doğrultusunda alınmasını isteyen Özdağ, Türkiye’nin vekâlet savaşlarının tarafı haline getirilmemesi gerektiğini belirtti. Özdağ ayrıca Gazze ve Filistin halkının haklarını savunmaya yönelik bölgesel diplomasi başlatılması çağrısı yaptı.
“Bakanlık Bize Ayrıcalık Tanıdı” Sözlerine Tepki
Özdağ, basın toplantısında yargıda liyakat ve bağımsızlık tartışmalarını da gündeme getirdi. Ankara 2 No’lu Baro Başkanı’nın canlı yayında sarf ettiği öne sürülen, “Bakanlık bize ayrıcalık tanıdı, 2 senede 70 baro üyesi arkadaşımızı hâkim ve savcı yaptık” sözlerini eleştiren Özdağ, bu açıklamanın yargı bağımsızlığı ve liyakat açısından ciddi soru işaretleri doğurduğunu ifade etti.
Anayasa’nın eşitlik ilkesinin ihlal edildiğini savunan Özdağ, konuyla ilgili Adalet Bakanı’nın yanıtlaması istemiyle TBMM Başkanlığına soru önergesi sunduklarını bildirdi.
Yargıda liyakatin yeniden tesis edilmesi ve yargı mekanizmasının bağımsız ve tarafsız şekilde işlemesi gerektiğini vurgulayan Özdağ, bu konuda mücadelelerini sürdüreceklerini söyledi.
Fon Krizinde İstifa Çağrısı: “200 Milyar Dolar Batsa Bile Koltuğu Bırakan Yok”
Fon krizine ilişkin değerlendirmelerde de bulunan Özdağ, yaşanan süreçte sorumluluğu bulunduğunu düşündüğü kişilerin istifa etmemesini eleştirdi.
Başka ülkelerde küçük miktarlı kamu harcamalarının bile istifa gerekçesi olabildiğini belirten Özdağ, Türkiye’de ise büyük ekonomik kayıplar karşısında siyasi sorumluluk üstlenilmediğini savundu.
Özdağ, “200 milyar dolar batsa bile koltuğu bırakan yok” sözleriyle tepkisini dile getirdi.
Fon krizini milletin itibarına yönelik büyük bir hakaret olarak nitelendiren Özdağ, iktidar partisine yönelik istifa çağrılarını sürdüreceğini belirtti. Özdağ, “Fon soygununda dahli olanlar ne zaman istifa edecek?” sorusunu her gün gündeme getireceğini ifade etti.