Ankara Yeniden Refah Partisi Genel Başkan Yardımcısı Doğan Bekin, TBMM’de düzenlediği basın toplantısında İran, Hürmüz Boğazı ve bölgedeki son gelişmelere ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Bekin, Hürmüz Boğazı’na ilişkin kalıcı bir çözümün İran ve Umman’ın ortak mutabakatı olmadan sağlanamayacağını belirterek ABD’nin bölgedeki politikalarını eleştirdi.
“Hürmüz Boğazı Sorunu ABD Baskısıyla Çözülemez”
İran’ın Hazar Denizi’nden Basra Körfezi ve Umman Denizi’ne kadar yaklaşık 2 bin 500 kilometrelik sahil şeridine sahip olduğunu hatırlatan Bekin, Hürmüz Boğazı’na ilişkin herhangi bir kalıcı çözümün İran ve Umman’ın ortak muvafakati olmadan hayata geçirilemeyeceğini söyledi.
ABD Başkanı Donald Trump’ın Umman üzerinde baskı kurarak tek taraflı bir geçiş koridoru konusunda ısrar ettiğini savunan Bekin, İran ile imzalanan “Mutabakat Zabtı”na bağlı kalınmamasını ve İran’a yönelik saldırıları eleştirdi.
Bekin, söz konusu saldırıların uluslararası hukukun temel ilkelerinin ihlali olduğunu belirterek, “Onlarca masum insanın ölümüne sebep olan bu yaklaşım kabul edilebilir değildir” değerlendirmesinde bulundu.
“İran’ın Egemenliği Bölge İçin Öncelik Olmalı”
İran’ın toprak bütünlüğü, egemenliği ve bağımsızlığının korunmasının başta Türkiye olmak üzere tüm bölge ülkelerinin önceliği olması gerektiğini ifade eden Bekin, Trump’ın Hürmüz Boğazı üzerinde hak iddiasında bulunmasını “son derece vahim” olarak nitelendirdi.
Bekin, ABD’nin bölgedeki tutumunun diplomasi anlayışından uzak olduğunu savunarak, bölgesel sorunların baskı ve tek taraflı dayatmalarla çözülemeyeceğini dile getirdi.
“BM, Sorumluluklarını Yerine Getirmekte Aciz”
Birleşmiş Milletler’in bölgedeki gelişmeler karşısındaki tutumunu da eleştiren Bekin, özellikle BM Güvenlik Konseyi ve BM Genel Sekreteri’nin, BM Şartı doğrultusunda görev ve sorumluluklarını yerine getirmekte yetersiz kaldığını öne sürdü.
BM Şartı’nın özellikle 2. maddesinin 4. fıkrasının ihlal edilmesine rağmen BM organlarının sessiz ve eylemsiz kalmasının, örgütün uluslararası alandaki itibarını ve güvenilirliğini zedelediğini belirten Bekin, bu durumun uluslararası barış ve güvenliğe yönelik tehditleri daha da büyütebileceği uyarısında bulundu.
“Mekke Mutabakatı Tüm Bölge Ülkelerini Kapsamalı”
ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırılarının ardından ortaya çıkan “Mekke Mutabakatı”na da değinen Bekin, söz konusu mutabakatın bölgede yeni ayrışma, bölünme ve ötekileştirmelere yol açmaması gerektiğini söyledi.
Bekin, bölgesel barışın sağlanabilmesi için mutabakatın kapsamının genişletilmesi gerektiğini belirterek, “Ayrışma ve ötekileştirmelerin önüne geçebilmek amacıyla Mekke Mutabakatı’nın tüm bölge ülkelerini kapsaması gerekmektedir” ifadelerini kullandı.