Yavuz Ağıralioğlu: "Herkes Sandık Bekliyor!”
Anahtar Parti Genel Başkanı Yavuz Ağıralioğlu, Uşak’ta gerçekleştirdiği halk buluşmasının ardından gazetecilerle bir araya gelerek gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Ankara Anahtar Parti Genel Başkanı Yavuz Ağıralioğlu, Uşak’ta gerçekleştirdiği halk buluşmasının ardından gazetecilerle bir araya gelerek gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Ekonomik sorunlardan maden politikalarına, çevrenin korunmasından anayasal düzenlemelere kadar birçok konuda açıklamalarda bulunan Ağıralioğlu, toplumun farklı kesimlerinin seçim beklentisi içinde olduğunu savundu.
Üreticilerin, emeklilerin, asgari ücretlilerin, atanamayan öğretmenlerin, güvenlik güçlerinin ve kamu çalışanlarının yaşadığı sorunlara dikkat çeken Ağıralioğlu, “Herkes sandık bekliyor!” dedi.
“İnsanımızı da Madenlerimizi de Korumak Zorundayız”Türkiye’nin doğal kaynakları ve insan gücünün ülkenin en önemli zenginlikleri olduğunu belirten Ağıralioğlu, maden politikalarının siyasi tartışmaların üzerinde tutulması gerektiğini ifade etti.
Türkiye’nin enerji kaynaklarına yönelik çalışmaları önemsediklerini kaydeden Ağıralioğlu, Karadeniz ve Akdeniz’de yürütülen sondaj faaliyetlerinden olumlu sonuçlar alınmasını temenni ettiklerini belirtti. Hükümetin doğru buldukları çalışmalarını destekleyeceklerini vurgulayan Ağıralioğlu, muhalefet anlayışlarının yapılan her çalışmaya karşı çıkmak üzerine kurulmadığını dile getirdi.
“Nadir Elementlerle İlgili Anayasal Düzenleme Gerekiyor”Türkiye’nin maden kaynaklarının işlenmeden yurt dışına gönderilmesine karşı olduklarını belirten Ağıralioğlu, ham maden ihracatının durdurulması gerektiğini savundu. Ülkedeki laboratuvarların uluslararası standartlara ulaştırılmasının önemine değinen Ağıralioğlu, madenlerin içeriğinin doğru biçimde tespit edilmesi ve doğal kaynakların ülke ekonomisine daha fazla katkı sağlaması gerektiğini söyledi.
Toprak, su, orman ve meraların korunmasının gelecek nesiller açısından hayati önem taşıdığını ifade eden Ağıralioğlu, tarımın Türkiye için stratejik bir alan olduğuna dikkat çekti.
Ağıralioğlu, doğal kaynakların korunmasının yalnızca hükümetlerin tercihine bırakılmaması gerektiğini belirterek, “Türkler, yönetimde kim olursa olsun topraklarını korurlar! Türkler sularını korurlar, çevreyi korurlar, ormanı korurlar, insanı korurlar” ifadelerini kullandı.
Bu konuda devlet ciddiyetinin sağlanması gerektiğini kaydeden Ağıralioğlu, doğal kaynakların ve insan yaşamını destekleyen imkânların korunması için anayasal düzenlemeler yapılabileceğini dile getirdi.
“Dünyanın En Medeni Vatandaşlık Tarifidir”Ağıralioğlu, terörle mücadele ve anayasal düzenlemeler kapsamında yürütülen tartışmalara ilişkin değerlendirmelerde de bulundu. Meclisteki farklı siyasi partilerin çerçeve yasaya yönelik itiraz ve kaygılarını hatırlatan Ağıralioğlu, bu konudaki hassasiyetlerin göz ardı edilmemesi gerektiğini söyledi.
Cumhuriyet Halk Partisi’nin söz konusu süreçte daha güçlü bir itiraz ortaya koymasını arzu ettiğini belirten Ağıralioğlu, Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucu değerlerinin ve üniter devlet yapısının korunması gerektiğini savundu.
Lozan Antlaşması, resmî dil ve vatandaşlık tanımı üzerinden yürütülen tartışmalara değinen Ağıralioğlu, Türkiye’nin mevcut vatandaşlık anlayışını savunarak, “Dünyanın en medeni vatandaşlık tarifidir, inanın buna!” dedi.
Ana dil ile resmî dil arasındaki ayrımın korunması gerektiğini ifade eden Ağıralioğlu, üniter devlet yapısının ve anayasal düzenin tartışmaya açılmasına karşı olduklarını belirtti.
“Milletin de Bir Selamı Olacak, Sandıkta Bakacağız”Türkiye’deki ekonomik ve toplumsal sorunların mevcut siyasi anlayışlarla bağdaşmadığını savunan Ağıralioğlu, ülkenin içinde bulunduğu tablonun muhafazakârlık, dindarlık, milliyetçilik ve cumhuriyetçilik değerleriyle örtüşmediğini ileri sürdü.
AK Parti ve MHP seçmenlerinin de yaşanan gelişmelerden memnun olmadığını düşündüğünü belirten Ağıralioğlu, farklı siyasi görüşlere sahip vatandaşların ortak sorunlar etrafında buluşabileceğini ifade etti. Siyasi tartışmalar yerine vatanseverlik ve ortak değerler üzerinden siyaset yapılması gerektiğini kaydetti.
Terörle mücadele sürecine ve Abdullah Öcalan üzerinden yürütülen tartışmalara da değinen Ağıralioğlu, şehit ailelerinin, gazilerin ve terörle mücadelede görev alan kesimlerin hassasiyetlerinin dikkate alınması gerektiğini söyledi.
Ağıralioğlu, söz konusu tartışmalara ilişkin nihai değerlendirmeyi milletin seçimlerde yapacağını savunarak, “Siz Öcalan’ı, siz Kandil’deki katilleri, siz cezaevinde yatmış, evlatlarınızı öldürmüş, yaşlandı diye çıkarmaya heves edip çıkardıklarınızı... Hep ne varsa, neyiniz varsa alın gelin; biz de sizi bekliyor olacağız, göreceğiz. Göreceğiz bakalım! Milletin de bir selamı olacak sandıkta, bakacağız” ifadelerini kullandı.
“Üreticilerden Emeklilere Herkes Sandık Bekliyor”Ağıralioğlu, konuşmasının genel değerlendirmesinde toplumun farklı kesimlerinin ekonomik ve mesleki sorunlar nedeniyle seçim beklentisi taşıdığını dile getirdi.
Üzüm ve buğday üreticilerinin yanı sıra çiftçilerin, emeklilerin, asgari ücretlilerin, atanamayan öğretmenlerin, işçilerin ve taşeron çalışanların sorunlarına dikkat çeken Ağıralioğlu, kamu kurumlarında işçi statüsünde çalışan 138 bin kişi ile uzman çavuşların ve emekli astsubayların da beklentilerinin bulunduğunu söyledi.
Emniyet teşkilatının çalışma koşullarına ilişkin sorunların da uzun süredir gündemde olduğunu belirten Ağıralioğlu, öğretmenlerin ve velilerin yaşadığı sıkıntılara işaret ederek, toplumun geniş kesimlerinin değişim istediğini savundu.
Ağıralioğlu, açıklamalarında vatandaşların beklentilerinin sandıkta karşılık bulacağını vurguladı.