Anahtar Parti Genel Başkanı Yavuz Ağıralioğlu, sosyal medya platformu X hesabından yaptığı açıklamada Kıbrıs meselesine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. 29 Temmuz'da Lefkoşa'da Birleşmiş Milletler gözetiminde gerçekleştirilen görüşmenin ardından yapılan açıklamalara değinen Ağıralioğlu, Kıbrıs'ta geçmişte sonuç vermeyen yöntemlerin tekrar edilmemesi gerektiğini belirtti.
"Sonuç Vermeyen Süreçler Tekrar Edilmemeli"
Ağıralioğlu, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı adayı Tufan Erhürman'ın görüşmeler sonrasında dile getirdiği, sürecin Türkiye ile tam istişare içinde yürütülmesi ve sonuç üretmeyen 5+1 toplantılarının yeniden tekrarlanmaması yönündeki değerlendirmelerine katıldıklarını ifade etti.
Türkiye ile yürütülecek istişare sürecinin, daha önce defalarca denenen federasyon müzakerelerinin yeniden gündeme getirilmesine dönüşmemesi gerektiğini vurgulayan Ağıralioğlu, Kıbrıs'ta çözümün Kıbrıs Türk halkının egemen eşitliği ve eşit uluslararası statüsünü esas alan iki devletli bir zeminde aranması gerektiğini kaydetti.
"İki Devletli Çözüm Esas Alınmalı"
Ağıralioğlu, "Aynı masayı kurup aynı cümleleri tekrar ederek yeni bir sonuç alınamaz." değerlendirmesinde bulunarak, Ada'daki mevcut fiili gerçekliğin kabul edilmesi gerektiğini savundu.
Kalıcı çözümün federasyon modeli altında Kıbrıs Türklerini Rum çoğunluğun yönettiği bir yapıya dahil etmek olmadığını belirten Ağıralioğlu, egemen eşit iki devlet arasında iş birliğine dayalı yeni bir düzenin kurulmasının doğru yaklaşım olacağını ifade etti.
AB'nin Tarafsızlığına Eleştiri
Açıklamasında Güney Kıbrıs Rum Yönetimi'nin silahlanmasına ve yabancı güçleri Ada'ya davet etmesine yönelik eleştirileri de değerlendiren Ağıralioğlu, Erhürman'ın bu konudaki tutumunu isabetli bulduğunu belirtti.
Avrupa Birliği'nin tarafsızlığını kaybettiğini öne süren Ağıralioğlu, bu nedenle AB'nin 5+1 formatındaki görüşmelerde hakem değil, olsa olsa taraflardan biri olabileceğini savundu.
"Egemenlik Hakkı Esas Alınmalı"
Ağıralioğlu, açıklamasının sonunda temennilerinin bundan sonraki sürecin de gerçekçi bir çizgide ilerlemesi ve Kıbrıs Türk halkının egemenlik hakkını esas alan bir anlayışla yürütülmesi olduğunu ifade etti.