Yavuz Ağıralioğlu: “Seçmenin Sandıktan Kopmasının Önüne Geçilmelidir”
Partisinin gelecek vizyonunu anlatan Ağıralioğlu, gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulunurken ekonomi, adalet ve demokrasi başlıklarında dikkat çeken mesajlar verdi
Anahtar Parti Genel Başkanı Yavuz Ağıralioğlu, İstanbul’daki bayramlaşma programında hem iktidarı hem de yargı-siyaset ilişkilerini eleştirdi. Ağıralioğlu, seçim sürecine girilirken yargı kararlarının siyaseti örselememesi gerektiğini belirterek, “Seçmenin sandıktan kopmasının, umudunu kesmesinin önüne hızla geçeceksiniz” dedi.
Ağıralioğlu, Kurban Bayramı’nın son gününde Anahtar Parti İstanbul İl Başkanlığı tarafından düzenlenen bayramlaşma programına katıldı. Partisinin gelecek vizyonunu anlatan Ağıralioğlu, gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulunurken ekonomi, adalet ve demokrasi başlıklarında dikkat çeken mesajlar verdi.
“Anahtar Parti Bir Müjde Gibi Doğdu”
Partisinin kısa sürede önemli bir büyüme ivmesi yakaladığını savunan Ağıralioğlu, Anahtar Parti’nin önümüzdeki dönemin iktidar adayı olduğunu söyledi.
Milletin yaşanan haksızlıklar ve adaletsizlikler karşısında yeni bir siyasi alternatif aradığını belirten Ağıralioğlu, “Anahtar Parti’yi bu millet bir müjde gibi kurdu. Önümüzdeki dönemde devleti ve milleti düştüğü yerden ayağa kaldıracak irade biziz” ifadelerini kullandı.
“Millete Hesap Veren Bir Siyaset Anlayışı Kuracağız”
Siyasette hesap verebilirlik vurgusu yapan Ağıralioğlu, halktan kopuk ve kibirli siyaset anlayışına son vereceklerini dile getirdi.
Anahtar Parti’nin milletin ve devletin geleceğini merkeze alan bir anlayışla hareket ettiğini söyleyen Ağıralioğlu, kamu kaynaklarının kullanımında şeffaflık ve hesap verebilirlik ilkesini esas alacaklarını belirtti.
“Çiftçinin, Emekçinin ve Şehitlerin Emanetine Sahip Çıkacağız”
Konuşmasında çiftçilere, gazilere ve şehit ailelerine de özel yer ayıran Ağıralioğlu, üreticilerin desteklenmesi gerektiğini ifade etti.
Şehit öğretmen Şenay Aybüke Yalçın başta olmak üzere şehitlerin hatırasına sahip çıkacaklarını belirten Ağıralioğlu, gazilerin fedakârlıklarının da unutulmayacağını söyledi.
“Yargı Kararları Siyaseti Örseleyen Bir Kırbaç Gibi Kullanılmamalı”
Konuşmasında CHP’de yaşanan “mutlak butlan” tartışmalarına da değinen Ağıralioğlu, seçim sürecinde yargı kararlarının siyasi rekabet üzerinde baskı unsuru haline gelmemesi gerektiğini savundu.
“Seçime bir yıl gibi kısa bir süre kalmışken, ana muhalefet partisinin adliye koridorlarında ve mahkeme salonlarında vakit geçirmek zorunda kaldığı bir tablo demokratik bir ülkeye yakışmaz” diyen Ağıralioğlu, hukuk sistemindeki boşlukların Meclis tarafından süratle giderilmesi gerektiğini söyledi.
“Seçmenin İradesi Tartışma Konusu Yapılmamalı”
Yüksek Seçim Kurulu kararları ile mahkeme kararları arasında yaşanan çelişkilerin seçmenin iradesine zarar verdiğini öne süren Ağıralioğlu, şu değerlendirmede bulundu:
“Eğer bu karmaşa seçmenin iradesini zedeliyor, siyasete güveni azaltıyor ve adaletin siyasetin üzerine gölge düşürdüğü algısını oluşturuyorsa, gerekli yasal düzenlemeler vakit kaybetmeden yapılmalıdır.”
“Türkiye Rüşvet ve Yolsuzluk Gündemiyle Anılmamalı”
İktidarı ekonomi ve yönetim anlayışı üzerinden de eleştiren Ağıralioğlu, gençlerin işsizlik ve gelecek kaygısıyla karşı karşıya olduğunu söyledi.
Ülkenin rüşvet, yolsuzluk ve kayırmacılık iddialarıyla anılmaması gerektiğini belirten Ağıralioğlu, güçlü bir devletin ancak güçlü ekonomi, adalet ve liyakat sistemiyle mümkün olacağını ifade etti.
“Bayrak da Ezan da Adaletle Korunur”
Konuşmasının sonunda milli ve manevi değerler üzerinden yürütülen siyaseti de eleştiren Ağıralioğlu, şu ifadeleri kullandı:
“Bayrağın göklerde dalgalanmasını istiyorsanız bu ülkenin çocuklarının işi, aşı ve umudu olacak. Ezanın bu semalarda yankılanmasını istiyorsanız adalet güçlü olacak, yolsuzluk ve rüşvetle mücadele edilecek. Bayrak ancak itibarlı para, güçlü pasaport, sağlam hukuk ve kendi ülkesinde geleceğini kurabilen gençlerle korunur.”
Ağıralioğlu, Türkiye’nin karşı karşıya olduğu sorunların çözümünün adalet, demokrasi, üretim ve liyakat ekseninde yeniden yapılanmaktan geçtiğini savunarak konuşmasını tamamladı.