Yeniden Refah Partisi Genel Başkan Yardımcısı ve Ekonomi İşleri Başkanı Prof. Dr. Mehmet Fatih Bayramoğlu, iktidarın ekonomi politikalarını sert sözlerle eleştirerek, enflasyonla mücadelede başarısız olunduğunu savundu. Bayramoğlu, AK Parti'nin seçim dönemlerinde ekonomiyi geçici uygulamalarla olumlu gösterdiğini öne sürerek, "Vatandaşımız aldanmasın. AK Parti fakirin, fukaranın ve ezilenlerin partisi değil, zenginlerin partisi olmuştur." dedi.
"Üç Yılda Enflasyon Sadece 6 Puan Geriledi"
Yazılı açıklamasında, Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek döneminde uygulanan ekonomi programını değerlendiren Bayramoğlu, programın hedeflerinden uzaklaştığını ileri sürdü.
Göreve başlandığında enflasyonun yüzde 38 seviyesinde bulunduğunu, süreç içinde yüzde 75'e kadar yükseldiğini, bugün ise yüzde 32 seviyelerine gerileyebildiğini belirten Bayramoğlu, "Üç yılda enflasyon net olarak yalnızca 6 puan düşürülebildi. Vatandaşa vaat edilen tablo bu değildi." ifadelerini kullandı.
"OVP Hedefleri ile Gerçekleşen Rakamlar Örtüşmedi"
Orta Vadeli Program'da (OVP) öngörülen enflasyon hedefleri ile gerçekleşen veriler arasında ciddi fark bulunduğunu savunan Bayramoğlu, 2025 yılı için yüzde 15,2, 2026 yılı için ise yüzde 8,5 olarak açıklanan hedeflerin gerçekleşmediğini söyledi.
Maaş artışlarının hedef enflasyona göre belirlendiğini, vatandaşın ise gerçek enflasyon karşısında alım gücünü kaybettiğini öne süren Bayramoğlu, "Vatandaşa maaş zammı yapılırken hayali hedefler esas alınıyor, çarşı ve pazardaki gerçek enflasyon ise vatandaşın geçimini zorlaştırıyor." değerlendirmesinde bulundu.
"Yüksek Faiz Enflasyonu Besliyor"
Kamunun ve özel sektörün yüksek faizle borçlandığını ifade eden Bayramoğlu, bunun maliyetinin doğrudan vatandaşın omuzlarına yüklendiğini savundu.
Kamunun yüzde 45, özel sektörün ise yaklaşık yüzde 60 seviyelerinde borçlandığını belirten Bayramoğlu, yüksek finansman maliyetlerinin ürün ve hizmet fiyatlarına yansıdığını söyleyerek, bu şartlarda tek haneli enflasyonun mümkün olmadığını ileri sürdü.
"Hazine'nin Faiz Yükü Alarm Veriyor"
Hazine ve Maliye Bakanlığı'nın borçlanma programına da değinen Bayramoğlu, 7 Temmuz 2026 tarihinde gerçekleştirilen dört yıl vadeli devlet tahvili ihalesinde faizin yüzde 45,08 seviyesinde gerçekleştiğini hatırlattı.
Temmuz-Eylül 2026 döneminde toplam 1,66 trilyon liralık anapara ve faiz ödemesi yapılacağını belirten Bayramoğlu, iç ve dış borç ödemelerindeki faiz oranlarının bütçe üzerindeki yükü artırdığını savundu.
"Bütçe Vergi ve Borçla Ayakta Tutuluyor"
2026 bütçesinin büyük bölümünün vergi gelirlerinden oluştuğunu ifade eden Bayramoğlu, bütçe açığının ise yüksek faizli borçlanma ve kamu varlıklarının satışıyla finanse edildiğini öne sürdü.
İktidarın israfı sona erdiremediğini ve büyük şirketlere vergi avantajı sağlamaya devam ettiğini iddia eden Bayramoğlu, bunun bedelinin vatandaşlardan alınan vergilerle karşılandığını söyledi.
"Büyümenin Refahı Vatandaşa Yansımıyor"
Tarımsal destekler, esnaf teşvikleri ve ücret artışlarının; köprü, otoyol, enerji ve ulaşım zamlarının gerisinde kaldığını savunan Bayramoğlu, ekonomik büyümenin çalışanlar ve emeklilerin gelirlerine yansımadığını belirtti.
Bu tablonun temel nedeninin yüksek faiz politikası, israf ve gelir dağılımındaki adaletsizlik olduğunu ileri sürdü.
"AK Parti Zenginlerin Partisi Oldu"
İktidarın seçim öncesinde ekonomiyi geçici uygulamalarla olumlu gösterdiğini öne süren Bayramoğlu, şu değerlendirmeyi yaptı:
"Vatandaşımız aldanmasın. AK Parti fakirin, fukaranın ve ezilenlerin partisi değil, zenginlerin partisi olmuştur. Seçim yılında maaş artışlarıyla vatandaşın desteği alınıyor, seçim sonrasında ise ekonomik yük yeniden millete yükleniyor."
"Çözüm Milli Görüş ve Adil Ekonomik Düzen"
Türkiye'nin mevcut ekonomi politikalarıyla sorunlarını aşamayacağını savunan Bayramoğlu, çözümün Yeniden Refah Partisi'nin ekonomi programında olduğunu ifade etti.
Bayramoğlu, Genel Başkan Fatih Erbakan liderliğinde kurulacak bir iktidarda "Denk Bütçe" anlayışının uygulanacağını, israfın önleneceğini, gelir dağılımında adaletin sağlanacağını ve "Adil Ekonomik Düzen" ile Türkiye'nin yeniden inşa edileceğini öne sürdü.