Zeynel Emre’den Üsküdar  Başkanvekilliği Seçimine İlişkin Dikkat Çeken İddialar

YENİ Parti Sözcüsü Zeynel Emre, Üsküdar Belediyesi’nde gerçekleştirilen başkanvekilliği seçimine ilişkin dikkat çeken iddialarda bulundu. Meclis üyelerine adli süreçler üzerinden baskı uygulandığını ve bazı isimlere çeşitli vaatlerde bulunulduğunu öne süren Emre, yaşananları “Susurluk gibi bir çete tablosu” sözleriyle değerlendirdi.

Ankara YENİ Parti Sözcüsü Zeynel Emre, Üsküdar Belediyesi’nde gerçekleştirilen başkanvekilliği seçimine ilişkin dikkat çeken iddialarda bulundu. Meclis üyelerine adli süreçler üzerinden baskı uygulandığını ve bazı isimlere çeşitli vaatlerde bulunulduğunu öne süren Emre, yaşananları “Susurluk gibi bir çete tablosu” sözleriyle değerlendirdi.

Emre, 31 Mart 2024 yerel seçimlerinde yüzde 50 oyla kazanılan Üsküdar Belediyesi’nde, Belediye Başkanı Sinem Dedetaş’ın tutuklanmasının ardından gerçekleştirilen başkanvekilliği seçiminde belediye meclisindeki dengelerin dışarıdan müdahalelerle değiştirildiğini savundu.

“Meclis Üyelerine Baskı Yapıldı” İddiası

Seçim sürecinde bazı meclis üyelerinin adli soruşturma ve tutuklama süreçleri üzerinden baskı altına alındığını ileri süren Emre, bazı kişilere ise yakınlarının hukuki durumları üzerinden vaatlerde bulunulduğunu iddia etti.

Emre, bir meclis üyesinin yurt dışında firari olduğu belirtilen oğlunun serbest bırakılacağı yönünde söz verildiğini, başka bir meclis üyesinin ise tutuklu bulunan çocuğunun tahliye edilmesinin ardından oyunun yönünün değiştiğini öne sürdü.

Üsküdar’daki sürecin idare mahkemesi kararları ve valilik talimatlarıyla şekillendirildiğini savunan Emre, yaşananların siyasi açıdan ciddi soru işaretleri barındırdığını ifade etti.

OVP Eleştirisi: “Tahminlerin Hiçbiri Tutmuyor”

Zeynel Emre, açıklamalarında ekonomiye ilişkin değerlendirmelerde de bulundu. Hükümet tarafından açıklanan Orta Vadeli Programlardaki enflasyon hedeflerinin geçmiş yıllarda defalarca revize edildiğini belirten Emre, açıklanan hedeflerle gerçekleşen veriler arasındaki farkın ekonomik politikaların güvenilirliği konusunda soru işaretleri oluşturduğunu söyledi.

2023 yılında 2026 yılı enflasyonunun yüzde 8,5 olarak öngörüldüğünü hatırlatan Emre, sonraki yıllarda bu hedefin yüzde 9,7 ve yüzde 16 olarak revize edildiğini, bugün ise yüzde 28,4 seviyesine çıkarıldığını belirtti.

Emre, ücret ve maaş artışlarının bu hedefler esas alınarak belirlendiğini savunarak, hedeflerdeki sapmaların çalışanların ve emeklilerin gelir kaybına yol açtığını dile getirdi.

“Resmi Enflasyon İle Vatandaşın Yaşadığı Hayat Aynı Değil”

Ağustos ayı enflasyon verileri üzerinden hükümetin ekonomi politikalarını eleştiren Emre, yıllık enflasyonun yüzde 31,51 seviyesinde bulunduğunu hatırlattı.

Vatandaşın karşı karşıya kaldığı gerçek hayat pahalılığının resmi enflasyon oranından daha yüksek olduğunu savunan Emre; kira, hizmet, gıda ve ulaşım giderlerindeki artışların hane bütçelerini zorladığını söyledi.

Emre, özellikle ertelenmesi mümkün olmayan gıda, ulaşım ve barınma harcamalarının vatandaş üzerindeki yükü artırdığını belirterek, mevcut ücret politikalarının toplumdaki yoksullaşmayı derinleştirdiğini öne sürdü.

“Maaşlar Daha Alınmadan Eriyecek”

Orta Vadeli Program'daki hedefler üzerinden önümüzdeki dönemde çalışan ve emekli gelirlerine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Emre, ücret artışlarının yüksek hayat pahalılığı karşısında yetersiz kalacağını savundu.

Emre, işçi ve Bağ-Kur emeklilerinin aylıklarında yaklaşık yüzde 9, kamu çalışanlarında ise yüzde 7 civarında artış öngörüldüğünü belirterek, asgari ücretin de benzer hesaplamalar doğrultusunda belirleneceğini ifade etti.

İmalat Sanayisinde Daralma Uyarısı

Ekonomideki sorunların yalnızca tüketici ve hane bütçeleriyle sınırlı olmadığını belirten Emre, imalat sektöründeki göstergelere de dikkat çekti.

İstanbul Sanayi Odası tarafından açıklanan Satın Alma Yöneticileri Endeksi’ni (PMI) değerlendiren Emre, 50 seviyesinin üzerindeki değerlerin büyümeye, 50 seviyesinin durağanlığa, 50'nin altındaki değerlerin ise daralmaya işaret ettiğini söyledi.

Ağustos ayında imalat PMI’ının 48,1 olarak açıklandığını belirten Emre, sektörün 29 aydır kesintisiz biçimde 50 seviyesinin altında kaldığını ifade etti. Bu sürecin, verilerin tutulmaya başlandığı Haziran 2005'ten bu yana en uzun kesintisiz daralma dönemi olduğunu savunan Emre, ekonomide daha büyük bir kriz riski bulunduğunu ileri sürdü.

“İnşaat Var Ama Ev Sahipliği Azalıyor”

Emre'nin gündeme getirdiği bir diğer başlık ise konut politikaları oldu. Hükümetin farklı dönemlerde açıkladığı konut projelerine rağmen ev sahipliği oranının gerilediğini savunan Emre, TÜİK verilerine işaret etti.

2014 yılında nüfusun yaklaşık yüzde 61'inin yaşadığı konutun sahibi olduğunu belirten Emre, bu oranın günümüzde yüzde 57 seviyelerine gerilediğini söyledi.

Emre, 2002 yılında konut sahipliği oranının yüzde 73 civarında olduğunu ifade ederek, konut üretimindeki artışın toplumun geniş kesimlerinin ev sahibi olmasına yeterince yansımadığını savundu.

Konut yatırımlarının önemli bölümünün varlıklı kesimlerin servetini artırdığını öne süren Emre, Türkiye'nin konut sahipliği oranı bakımından dünya ortalamasının gerisinde kaldığını ileri sürdü.

Üsküdar’da Seçim Sürecini Anlattı

Zeynel Emre, açıklamalarının önemli bölümünü Üsküdar Belediyesi'ndeki başkanvekilliği seçiminde yaşandığını öne sürdüğü gelişmelere ayırdı.

31 Mart 2024 yerel seçimlerinde Üsküdar Belediyesi'nin yüzde 50 oyla kazanıldığını belirten Emre, AKP-MHP bloğunun ise yüzde 43 oranında oy aldığını ifade etti. Emre, belediye meclisinde YENİ Parti grubunun 29, AKP ve MHP gruplarının toplam 17 üyesinin bulunduğunu söyledi.

Emre, 7 Nisan'da belediyeye yönelik bir operasyon gerçekleştirildiğini ve sonrasında Belediye Başkanı Sinem Dedetaş'ın tutuklanacağı yönünde çeşitli haberlerin gündeme geldiğini belirtti. Dedetaş'ın 29 Temmuz'da gözaltına alındığını ve 31 Temmuz'da tutuklandığını ifade eden Emre, tutuklama kararını hukuka aykırı olarak nitelendirdi.

Beş Oyla Değişen Dengeler

Emre, başkanvekilliği seçiminde ilk turda kendi gruplarının 26, rakip grubun ise 17 oy aldığını; ikinci turda ise kendi adaylarının oyunun 27'ye çıktığını aktardı.

Üçüncü turda ise dengelerin değiştiğini belirten Emre, kendi gruplarından beş meclis üyesinin karşı tarafa oy verdiğini öne sürdü.

Emre, bunun üzerine parti yöneticilerinin meclis üyelerine “irade hırsızlığı” eleştirisinde bulunduğunu belirterek, oy değişikliğinin gerekçesinin açıklanmasını istediklerini söyledi.

“Oğluma Serbestlik Sözü Verildi” İddiası

Emre, üçüncü turdaki oy değişiminin ardından Meclis Üyesi Ahmet Başbaydar'ın toplantıda yaptığı açıklamayı gündeme getirdi.

Başbaydar'ın oğlunun yurt dışında firari durumda olduğunu ve kendisine oğlunun serbest bırakılacağı yönünde söz verildiğini söylediğini aktaran Emre, bu kişinin oyunu bu nedenle değiştirdiğinin ifade edildiğini ileri sürdü.

Emre ayrıca başka bir meclis üyesinin herhangi bir açıklama yapmadan gruptan ayrıldığını, daha sonra ise söz konusu kişinin tutuklu bulunan çocuğunun oylamadan birkaç gün önce tahliye edildiğini öğrendiklerini iddia etti.

YENİ Parti Sözcüsü Emre, söz konusu iddiaların araştırılması gerektiğini belirterek, Üsküdar'daki başkanvekilliği seçiminde yaşananların siyasi ve hukuki açıdan ciddi biçimde sorgulanması gerektiğini savundu.

 

Üsküdar Başkanvekilliği Seçimiyeni parti sözcüsü zeynel emreMYKtoplantıaçıklamaTürkiyeAnkara

Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır. Bu siteye giriş yaparak çerez kullanımını kabul etmiş sayılıyorsunuz.