Zeynel Emre: Türkiye’nin Birinci Meselesi Eğitim ve Çocukların Geleceğidir

YENİ Parti Sözcüsü Zeynel Emre, MYK toplantısının ardından yaptığı açıklamada eğitimden hayvancılığa, ekonomiden yargı bağımsızlığına kadar gündemdeki başlıklara ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Emre, çocukların beslenme ve güvenlik sorunlarının Türkiye’nin öncelikli meseleleri arasında yer aldığını belirterek kamucu politikalar vurgusu yaptı.

YENİ Parti Sözcüsü Zeynel Emre, MYK toplantısının ardından yaptığı açıklamada eğitimden hayvancılığa, ekonomiden yargı bağımsızlığına kadar gündemdeki başlıklara ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Emre, çocukların beslenme ve güvenlik sorunlarının Türkiye’nin öncelikli meseleleri arasında yer aldığını belirterek kamucu politikalar vurgusu yaptı.

“Çocukların Geleceği Ülkenin Beka Meselesidir”

Türkiye’de yaklaşık 18 milyon çocuğun bulunduğunu belirten Emre, çocukların beslenme, barınma ve eğitim sorunlarının ülkenin en önemli meseleleri olduğunu söyledi. Kamunun temel görevlerinden birinin çocuklara eşit imkânlar sağlamak olduğunu ifade eden Emre, okullarda ücretsiz en az bir öğün sağlıklı yemek verilmesi, hijyen koşullarının iyileştirilmesi ve su sebillerinin bulunması yönündeki önerilerinin TBMM’de iktidar partileri tarafından reddedildiğini söyledi.

Çocukların yoksulluk nedeniyle eğitim ve gelişim süreçlerinin olumsuz etkilendiğini belirten Emre, okullarda şiddet olaylarının da arttığını savundu. Emre, öğretmenlere ve öğrencilere yönelik saldırıların yanı sıra çocukları suç örgütlerinin ağına çekmeye yönelik girişimlere dikkat çekti.

Okullarda Güvenlik Personeli Önerisi

YENİ Parti olarak kamuda iş bekleyen ve gerekli şartları taşıyan kişilerden yararlanılarak okullarda güvenlik personeli görevlendirilmesini önerdiklerini belirten Emre, özellikle acil olarak 65 bin kişinin istihdam edilebileceğini söyledi.

Emre, uyuşturucu kullanım yaşının ortaokul dönemine kadar gerilediğini ve yeni nesil suç örgütlerinin yoksul bölgelerde yaşayan çocukları hedef aldığını ifade ederek eğitim alanında bilimsel ve kamucu bir anlayışın hayata geçirilmesi gerektiğini savundu.

“Yeni Parti iktidarında okullar güvenli olacak. Çocuklar en az bir öğün sağlıklı beslenme imkânına sahip olacak. Devlet okulları ile özel okullar arasındaki makasın daha fazla açılmasına izin vermeyeceğiz” diyen Emre, eğitim sisteminin yeniden ele alınacağını söyledi.

“Hayvancılıkta Büyük Bir Daralma Yaşanıyor”

Ardahan ve Kars ziyaretlerinde vatandaşların özellikle hayvancılığa ilişkin sorunlarını aktardığını belirten Emre, sektörde ciddi bir gerileme yaşandığını savundu.

Türkiye’nin hayvancılık alanında ithalata bağımlı hale geldiğini ifade eden Emre, 2010 yılından bu yana yaklaşık 13 milyar dolarlık et ithalatı yapıldığını söyledi. Hayvancılık politikalarının plansız yürütüldüğünü öne süren Emre, mera hayvancılığından yem temelli besiciliğe geçişle birlikte yem ithalatının da arttığını belirtti.

Emre, Türkiye’de hayvan yeminin yaklaşık yüzde 60’ının ithal edildiğini savunarak yem, bakım, veterinerlik ve makine maliyetlerindeki artışların üreticiyi zor durumda bıraktığını söyledi.

“Üretici 37 Kilo Süt Satarak Bir Çuval Yem Alabiliyor”

Çiğ süt fiyatı ile yem maliyetleri arasındaki dengesizliğe dikkat çeken Emre, mevcut koşullarda bir süt üreticisinin hayvanına yem alabilmek için yaklaşık 37 kilogram süt satmak zorunda kaldığını söyledi.

Et fiyatlarındaki artışın da hayvancılık politikalarının sonuçlarından biri olduğunu savunan Emre, 2010 yılında kilogramı 16 lira olan kıymanın bugün yaklaşık 800 liraya, 24 lira olan kuşbaşının ise yaklaşık 1000 liraya yükseldiğini ifade etti.

Emre, et fiyatlarını dengelemek amacıyla başlatılan ithalat politikasının beklenen sonucu vermediğini belirterek, “Hayvancılıkla uğraşan insan sayısı 7 milyondan 4 milyona düştü” dedi.

YENİ Parti iktidarında yem maliyetlerinin düşürüleceğini, mera alanlarının korunacağını ve küçükbaş ile büyükbaş üreticilerinin destekleneceğini belirten Emre, süt ve et piyasasında üretici ile tüketiciyi koruyacak dengeli bir yapı kurulacağını söyledi.

“OVP İnandırıcılıktan Uzak”

Orta Vadeli Program’a ilişkin de değerlendirmelerde bulunan Emre, programdaki enflasyon ve büyüme hedeflerinin gerçekçi olmadığını savundu.

2026 yılı enflasyon tahmininin bir yıl içerisinde 12,4 puan yukarı çekildiğini belirten Emre, Merkez Bankası’nın 2027 yılı enflasyon tahmini ile OVP’deki tahmin arasında da önemli fark bulunduğunu söyledi.

Emre, “Kurumlar arasındaki koordinasyonsuzluk ve verilerin bilimsel bir tespite dayanmadığı” yönünde eleştirilerde bulundu.

Programda 2025-2026 dönemi için net istihdam artışının yalnızca 13 bin kişi olarak öngörüldüğünü ifade eden Emre, milyonlarca kişinin iş aradığı bir ülkede bu rakamın yetersiz olduğunu söyledi.

“Vergi Yükünün Yüzde 60’ı Dolaylı Vergilerden”

Vergi adaletinin de ekonomik programın temel unsurlarından biri olması gerektiğini belirten Emre, Türkiye’de vergi gelirlerinin yaklaşık yüzde 60’ının dolaylı vergilerden toplandığını söyledi.

Kamu yatırımlarının milli gelire oranının yüzde 3,2 seviyesinde öngörüldüğünü belirten Emre, bütçede faize ayrılan kaynakların yatırımlara ayrılan kaynağın üzerinde olduğunu ifade etti.

Tarımın da programda yeterince ele alınmadığını savunan Emre, üç yıllık program boyunca tarımsal katma değere ilişkin somut bir hedef ortaya konulmadığını söyledi.

YENİ Parti’den OVP İçin Yeni Model

Emre, YENİ Parti iktidarında Orta Vadeli Program hedeflerinin hesap verilebilir hale getirileceğini belirterek, hedeflerde sapma yaşanması halinde TBMM’ye zorunlu sapma raporu sunulmasını öngördüklerini söyledi.

Dolaylı vergilerin payının azaltılması, gelir dağılımının ölçülebilir hedeflere bağlanması ve ücretlerin gerçekleşen enflasyona karşı korunması gerektiğini belirten Emre, asgari ücret ve kamu toplu sözleşmelerinde hedef enflasyon yerine gerçekleşen enflasyon ile refah payının esas alınacağını ifade etti.

Tarımda destekleme bütçesinin reel olarak korunacağını belirten Emre, alım fiyatlarının üretim maliyetleri dikkate alınarak ve ekim öncesinde açıklanacağını söyledi.

“Ekrem İmamoğlu Kararı Türkiye’nin Geleceğine Verilmiş Bir Cezadır”

Yargı süreçlerine ilişkin de değerlendirmelerde bulunan Emre, Türkiye’de son dönemde gözaltı ve operasyonların olağan hale geldiğini savundu.

Ekrem İmamoğlu hakkında verilen 2 yıl 1 aylık hapis cezasını eleştiren Emre, davada hakim değişiklikleri yaşandığını ve verilen cezanın siyasi sonuç doğurabilecek nitelikte olduğunu öne sürdü.

Kararı “siyasi mühendislik” olarak nitelendiren Emre, “Mesele Ekrem İmamoğlu meselesi değil. Türkiye’nin geleceğine verilen bir cezadır. Türkiye’de siyasete verilen bir gözdağıdır” ifadelerini kullandı.

Üsküdar’daki Sürece Tepki

YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel’in Üsküdar’da düzenlenen halk buluşmasına da değinen Emre, Üsküdar’da seçilmiş belediye yönetimine yönelik sürecin milli iradeye müdahale olduğunu savundu.

Emre, valiler ve kamu bürokrasisinin siyasi süreçlerde tarafsızlığını koruması gerektiğini belirterek, kamu kurumlarında liyakat ve devlet geleneğinin zedelendiğini öne sürdü.

“Bir Milletvekili Validen Ölüm Tehdidi Aldığını Söylüyor”

AK Parti Milletvekili Adem Korkmaz’ın Burdur Valisi tarafından tehdit edildiği yönündeki açıklamalarına da değinen Emre, iktidar partisinden bir milletvekilinin dahi can güvenliği nedeniyle Ankara Valiliği’nden koruma talep ettiğini söylemesinin ciddi bir tablo ortaya koyduğunu ifade etti.

Emre, “Bir milletvekili ‘can güvenliğim yok’ diyorsa vatandaş ne yapsın?” diyerek kamu yönetiminde liyakat ve kurumsal yapının yeniden güçlendirilmesi gerektiğini söyledi.

LGBTİ+ Operasyonları İçin “Yargı Sopası Kullanılmamalı” Mesajı

Dernek ve kulüplere yönelik son operasyonları da değerlendiren Emre, Adalet Bakanlığı’nın savcılıklara yargı yetkisinin kullanımına ilişkin talimat veremeyeceğini savundu.

Fuhuş, fuhuşa aracılık ve müstehcenlik gibi suçların kanun kapsamında soruşturulabileceğini belirten Emre, ancak operasyonların herhangi bir toplumsal kesime yönelik topyekûn cezalandırma aracına dönüşmemesi gerektiğini söyledi.

Emre, insanların cinsel yönelimleri, tercihleri veya yaşam biçimleri üzerinden yargı mekanizmasının kullanılmasını doğru bulmadıklarını ifade etti.

“Yeni Parti’nin Örgütlenmesinde ve Seçime Girmesinde Sorun Yok”

YENİ Parti’nin ismine ilişkin Yenilik Partisi tarafından yapılan itirazı da değerlendiren Emre, konunun yeni bir gelişme olmadığını ve tamamen prosedürel bir süreç olduğunu söyledi.

Partinin kuruluş aşamasında isim konusunda uzman akademisyenlerden görüş ve bilirkişi raporu aldıklarını belirten Emre, “Yeni Parti” ile “Yenilik Partisi” isimlerinin vatandaşlar tarafından karıştırılacağı kanaatinde olmadıklarını ifade etti.

Anayasa Mahkemesi’nin geçmişte benzer isim uyuşmazlıklarını dar yorumladığını belirten Emre, söz konusu başvurunun partinin örgütlenmesine, tüzel kişiliğine veya seçime girme yeterliliğine herhangi bir engel oluşturmadığını söyledi.

Emre, YENİ Parti’nin 81 ilde örgütlenmesini tamamladığını, kongre sürecinin başladığını ve 14-15 Kasım tarihlerinde kurultay yapmayı planladıklarını açıkladı.

“Kurultay Davasında Planlı Bir Süreç Yaşandı”

CHP kurultayına ilişkin “mutlak butlan” tartışmalarına da değinen Emre, geçmişte bu sürecin siyasi bir operasyon olduğunu söylediklerini hatırlattı.

Yargı süreçlerinin ardından YENİ Parti’yi kurduklarını belirten Emre, kurultay davasındaki gelişmelerin başından itibaren planlı ve organize şekilde ilerlediğini savundu.

Bu tür kararların siyasi partilerin kongreleri ve seçim süreçleri açısından tehlikeli bir içtihat oluşturabileceğini belirten Emre, herhangi bir mahkemenin siyasi parti kongrelerini veya seçim süreçlerini tartışmalı hale getirebilmesinin Türkiye’de hukuki kaosa yol açabileceğini söyledi.

“Ekonominin Düzelmesi İçin Önce Güven Ortamı Sağlanmalı”

Borsa ve ekonomiye ilişkin gelişmelerin de gündemlerinde olduğunu belirten Emre, YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel’in ekonomi uzmanlarıyla yapacağı toplantının ardından konuya ilişkin açıklama yapacağını söyledi.

Türkiye ekonomisinin mevcut iktidarla düzeltilebileceğine inanmadığını ifade eden Emre, öncelikle iktidar değişikliği, güven ortamı, kuvvetler ayrılığı ve bağımsız yargının tesis edilmesi gerektiğini savundu.

Emre, ekonomik sorunların yalnızca kısa vadeli ve seçime dönük müdahalelerle çözülemeyeceğini belirterek, “Yeni kurumlar, yeni insanlar ve yeni kurallarla birlikte bir düzene geçmemiz lazım” dedi.

 

yeni parti sözcüsü zeynel emreMYKbasın toplantısıyeni parti burduryeni parti bucakTürkiyeAnkara

Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır. Bu siteye giriş yaparak çerez kullanımını kabul etmiş sayılıyorsunuz.