Türkiye’deki bankacılık sektöründe bir süredir sessiz sedasız uygulanan ATM banknot düzenlemesi, sokak ekonomisinde ve nakit erişiminde büyük bir krizi beraberinde getirdi. Cihazların fiziki kapasitesini daha verimli kullanmak isteyen bankalar; önce 5, 10 ve 20 TL’lik banknotları ATM haznelerinden çıkarmıştı. Yeni alınan kararlarla birlikte artık birçok ATM'de 50 TL’lik banknotlar da dolaşımdan kaldırılmaya başlandı.
Pek çok cihazda minimum para çekme limitinin 100 TL’ye yükselmesi, sabah simidinden minibüs ücretine kadar günlük küçük harcamaları doğrudan etkilerken, çarşı ve pazarda tehlikeli bir "fiyat yuvarlama" dönemini başlattı. İşte sokak ekonomisini kilitleme noktasına getiren yeni nakit krizinin tüm detayları…
Türkiye Gazetesi'nin aktardığı verilere göre; sabah alınan simit, okula giden öğrenciye verilen harçlık, minibüs ücretleri ya da toplu taşıma kartı yüklemeleri gibi 20 ila 50 TL aralığındaki günlük rutin ödemelerde ciddi sıkıntılar baş gösterdi.
Vatandaşın cebindeki en küçük banknotun mecburen 100 TL’ye çıkması, nakit döngüsünün en yoğun olduğu semt pazarları ve sokak esnafında alışveriş düzenini altüst etti. ATM’lerin küçük tutarda para vermemesi nedeniyle, vatandaşların hesaplarında kalan 40 TL, 70 TL gibi küsuratlı bakiyeler ise adeta bankada rehin kalarak uzun süre kullanılamaz hale geldi.
Piyasada madeni para ve küçük banknot akışının durma noktasına gelmesi, esnafı kendi çözümlerini üretmeye zorladı. Nakit sıkışıklığını aşmak isteyen işletmeler sıra dışı yöntemlere başvuruyor:
Camlara İlanlar Asıldı: Bazı fırın, mahalle bakkalı ve yerel marketler camlarına "Küçük banknot ve madenî para bozulur" ilanları asmaya başladı.
Bozyolluk Kampanyaları: Bazı işletmeler, kasalarında para üstü verebilmek adına vatandaşın elindeki ufak paraları toplamak için özel indirimler veya kampanyalar düzenliyor.
Küçük banknotların piyasadaki dolaşımının hızla azalması, perakende sektöründe tehlikeli bir fiyat yuvarlama alışkanlığını da beraberinde getirdi. Kasada para üstü veremeyen işletmeler, fiyatları mecburen “düz hesap” mantığıyla bir üst tutara çekiyor.
Dar Gelirliye Darbe: İlk bakışta önemsiz gibi görünen bu zorunlu fiyat yuvarlamaları, özellikle dar gelirli kesimin, emeklinin ve öğrencinin cebinden çıkan ekstra kuruşların ay sonunda devasa bir meblağa (gizli enflasyona) dönüşmesine neden oluyor.
Yaşanılan nakit krizini değerlendiren Ekonomist Ahmet Karaoğlu, meselenin sadece bankaların operasyonel bir tercihi olmadığını, aslında yüksek enflasyonun banknot kompozisyonunu yutmasının fiziksel bir sonucu olduğunu belirtti. Karaoğlu şu uyarılarda bulundu:
"ATM haznelerinin fiziki bir sınırı var. Enflasyonla birlikte ortalama işlem tutarları artınca bankalar mecburen haznelerde 100 ve 200 TL’lik banknotlara yer açmak zorunda kaldı. Ancak bunun sokaktaki maliyeti çok ağır oluyor. Fiyatların yukarı yuvarlanması dar gelirlinin cebine ‘gizli enflasyon’ olarak yansıyor. Ayrıca öğrencilerin veya emeklilerin hesaplarındaki düşük bakiyelere erişememesi sosyal bir problem. Piyasada acilen küçük esnafı ve dar gelirliyi rahatlatacak yeni bir nakit akışı planlaması yapılmazsa, sokak ekonomisinde ticaret kilitlenme noktasına gelir."
Karacaören Baraj Gölü’nden paylaşılan görüntüler sosyal medyada gündem oldu.
Burdurlu öğretmenlerin Kaş’ta çektiği teke zortlatması videosu ilgi gördü.
Dereboğazı yolunda yeni önlemler alınsa da kalıcı çözüm bekleniyor.
Burdur Ağlasun’da öğrenciler harçlıklarını DMD hastası için topladı.
Doğal temizlik nedir? Sirke ve karbonat gerçekten işe yarıyor mu?
Sosyal medya içerikleriyle tanınan ve “ilyassmutluu” kullancı adlı Bucaklı fenomen Survivor hayali için Bucak’tan İstanbul’a yürümeye başladı.
Yorumlar (0)