Burdur'da 1977-1980 yılları arasından belediye başkanlığı yapan ve ilin kalkınmasında büyük rol oynayan Çetin Bozcu, balık tutmayı hayal ederken kuruyan gölde otlayan keçileri izliyor.
1977-1980 yılları arasında Burdur Belediye Başkanlığı yapan Çetin Bozcu (88), geçmiş dönemde birçok proje ile Burdur Gölü çevresinin kalkınması için çaba sarf etti. Bu projelerden 1970 yılında başlatılan Burdur Gölü'nün balıklandırılması projesinde de aktif rol oynayan Bozcu, o dönem yaşanan zorlukları anlattı. 2 yıl emek verdikten sonra tarımda kullanılan zararlı maddeler yüzünden balıkların öldüğünü ifade eden Bozcu, şimdi göl kenarındaki evinin balkonundan kuruyan gölde otlayan keçileri izliyor. En büyük hayallerinden birinin gölde balık tutmak olduğunu belirten Bozcu, bu hayalden artık çok uzak olduklarını, sadece keçileri ve göle gelen az sayıda da olsa kuşları izleyebildiklerini ifade etti.
Kendisinin gölün balıklandırılmasına yönelik çalışmalarda rol oynadığını belirten Çetin Bozcu, "O dönem Van'dan üç bidon balık geldi. Bu balıkları kayığa aldılar, Burdur Gölü'nün kenarında akan derelere attılar. Daha sonra gittiler. 'Biz 1 ay sonra geleceğiz, bunların üreme zamanında takip edeceğiz ve bu işi bırakmayacağız' dediler. Bana da görev verdiler, dediklerini yaptım. Biz artık o balıkların sahibi olduk. Bir süre sonra ekip tekrar geldi. Göl kenarında balıkları incelemeye gittiğimizde bir hoca bize 'Susun susun' dedi. Sonrasında elindeki ipi göle bir attı, ipte 20-30 tane balık. Attığımız balıklar da biraz daha büyümüşler. Bu durum üzerine orada bayram yaptık. Burdur Gölü'ne atılan balıklar 1 sene sonra daha canlı, daha kilolu elimize geldi" dedi.
Balıkların gölde yaşadığını anladıktan sonra ekibin gölün kenarına üreme tesisi kurduğunu anlatan Bozcu, "Artık balıklar üredi, her derede balıklar oldu. Bir gün çarşıya gittiğimde pazarda bir vatandaşın balık sattığını gördüm. Burdur Gölü'nün balığı diyor. Ben de hemen gittim sordum 'Gölde balık var mıydı ya' diye. Satan adam da 'Tarlada çalışırken dereye traktör lastiğini düşürdüm, sonrasında da tarla komple balık oldu' dedi. Biz üretmek için balıkları yıllardır çalışıyoruz, nöbet bekliyoruz dedim" şeklinde konuştu.
O dönemde Burdur'a çok fazla yağmur yağdığını ve derelerin taştığını söyleyen Bozcu, "Sabah uyandım arkadaşım geldi. Bana gölün etrafının balık ölüsü ile dolduğunu söyledi. Akan suların balıkların üremesi için elverişli olması lazım. Yetkililer geldi, hemen kayıklara bindiler, göl etrafına baktılar, 'Hiç balık yok' dediler. Daha sonrasında da bir hocamız ölmek üzere olan bir balık bulmuş. O balıkta inceleme yaptıktan sonra balığın hücrelerinde cıva zehri ile aldirin zehri olduğunu tespit ettiler. Neticede bu balıkların öldüğünü ve kırıldığını anladık" diye konuştu.





Burdur’un en yüksek noktası olan Kestel Dağı, 6 Aralık 2025 itibarıyla etkili olan yağışların ardından beyaz örtüyle kaplandı. Bucak ilçesi sınırlarındaki zirvede kış manzarası gece yarısı itibarıyla kendini gösterdi.
Cinsel fonksiyon bozuklukları, sanıldığından çok daha yaygın bir sağlık sorunu olarak hem kadınları hem erkekleri etkiliyor. Uzmanlar, fizyolojik ve psikolojik faktörlerin bu sorunun temelinde yer aldığını belirtiyor. Erken tanı ve doğru tedaviyle büyük ölçüde çözüm mümkün. İşte detaylar…
Türkiye A Milli Futbol Takımımız, 2026 FIFA Dünya Kupası Avrupa Elemeleri E Grubu’nda ilk sınavına çıkıyor. Gürcistan deplasmanıyla başlayacak serüvende futbolseverlerin gözü kulağı maçın saatinde ve yayın kanalında olacak. İşte 2025 milli takım maç takvimi ve Gürcistan-Türkiye karşılaşmasının tüm detayları.
Mersin’in Erdemli ilçesinde yer alan Elaiussa Sebaste Antik Kenti’nde 30. dönem kazı çalışmaları başladı. Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın “Geleceğe Miras Projesi” kapsamında yıl boyunca sürecek kazılarda, Türk, Amerikan ve İtalyan ekipler ortaklaşa çalışacak. Antik kentte ortaya çıkarılan mozaikler ve mezarlar, bölgenin tarihî önemini bir kez daha gözler önüne seriyor.
İstanbul’da öğrenim gören Burdurlu üniversite öğrencileri, İstanbul Burdurlular Derneği’nin düzenlediği dondurma ve çay programında bir araya geldi. Etkinlikte iş insanlarıyla öğrenciler tanışma fırsatı bulurken, samimi bir dayanışma ortamı oluştu.
Antalya’nın Serik ilçesinde hasta taşıyan 112 ambulansı, yoğun trafikte ilerleyemedi. Araçların yol vermemesi nedeniyle dakikalarca beklemek zorunda kalan sağlık ekiplerinin mücadelesi cep telefonu kamerasıyla kaydedildi. Görüntüler, trafikteki duyarsızlığı bir kez daha gözler önüne serdi.
Yorumlar (0)