Elazığ

Elazığ Halk Sağlığı Laboratuvarı Halkın Sağlığını Hiçe mi Sayıyor?

M.Nafiz Koca'nın Elazığ Halk Sağlığı Laboratuvarı Halkın Sağlığını Hiçe mi Sayıyor? adlı köşe yazısı

 Elazığ Halk Sağlığı Laboratuvarı Halkın Sağlığını Hiçe mi Sayıyor?

HALK SAĞLIĞI LABORATUVARI HALKIN SAĞLIĞINI HİÇE Mİ SAYIYOR?

 

Bu köşenin kıdemli okurları bilirler: Elâzığ söz konusu olduğunda tekrarladığım bir cümle var.

Türkiye’de bazı şehirlerin ön adları vardır: Eskişehir, Kırşehir, Nevşehir gibi.

Aslında Elazığ’ın da görünmeyen bir ön adı var: zor şehir.

Hep derim: bu şehirde her şey zordur.

Gazetecilik yapmak zordur, siyaset yapmak zordur, Valilik yapmak zordur, Belediye Başkanlığı yapmak zordur, bürokrat olmak kolay bürokratlığı yürütebilmek zordur.

Hülasa zor şehirdir Elazığ.

Biraz dişli, girişken ve baskın karakterli biri değilse en zor bürokrat olmaktır bu şehirde.

Hele bir de iyi niyetli, herkesi kendiniz gibi görebiliyorsanız vay sizin halinize.

Sağlık İl Müdürü Sayın Emrah Gecekuşu gibi.

Şehirde tanıyıp bildiğimiz bürokratlar içerisinde en nahif yapılı biridir Sayın Gecekuşu.

Saygıda kusur nedir bilmez.

Kamusal görevlerde ast üst ilişkilerine üst düzey riayet etse de astlarına karşı daha kibar ve daha nahiftir.

Yönettiği kurumun bütün fertleriyle muhatap olurken bazıları gibi tepeden veya göz ucuyla konuşmak bir tarafa göz hizasında mukabelede bulunmayı insana verilen değer olarak bilir.

Mütevazı, bir o kadar da alçak gönüllü olması bazen altındakileri yanıltır bu yanılgı da bazen hem kendisini yanıltanların hem de bizzat kendisinin onulması telafisiz sıkıntılar yaşamasına neden olur.

Bu nedenle bir gazeteci olmaktan ziyade bir dost olarak kendilerini sıkıntıya sokacak konularda kardeşlik hukuku çerçevesinde lisanı münasiple uyarılarda bulunmayı yeğlerim.

Hatırlayacaksınızdır: geçtiğimiz günlerde bazı ilçelerde yapılan yemek ihaleleri ile ilgili basında yer alan bir usulsüzlük haberi vardı.

Neticesi ne oldu takip edemedim. Doğrusu haber merkezimize bilgiler geldi ancak belgelerden yoksun olduğu için topa girmeyi etik bulmadık.

Aynı günlerde gazetemize hem bilgi hem de belgeli bir ihbar geldi; Halk Sağlığı Laboratuvarlarında kullanılan cihazlarla alakalı.

İddialar yenilir yutulur türden iddialar değil.

Direkt halk sağlığını yakından ilgilendiren ve gerçekleşmesi halinde ufacık bir hatalı neticenin bile çok vahim sonuçlar doğuracağı bir mesele.

Kısaca anlatmak gerekecek…

Şöyle ki: Yıllardır Elâzığ Halk Sağlığı Laboratuvarlarında her türlü laboratuvar tetkikinin doğru ve hızlı bir şekilde yapıldığı, aile hekimlerinin bu tetkikler sayesinde vatandaşlarımızın hastalıklarına teşhis koymasında önemli bir rol oynadığı bilinen bir gerçektir.

Bu gerçekler ışığında hayati önem taşıyan bu cihazlar belirli tarihlerde ihale yoluyla temin edilerek halkın hizmetine amade kılınır.

Bu bağlamda Elazığ İl Sağlık Müdürlüğü tarafından 14 Ekim 2025 tarihinde ihaleye çıkılır ve "Puana Dayalı Sonuç Karşılığı Laboratuvar Hizmet Alımı" ihalesinde Halk Sağlığı Laboratuvarında çalışan bazı isimler teknik komisyon üyesi olarak görevlendirilir.

Bu isimler sağlık camiasının yakından tanıdığı şu isimlerden müteşekkildir.

Dr. Zülfü Bayar, Dr. Esra Beycur, Dr. Murat Türken ve Dr. Sevgi Altaş.

Bu isimler Halk Sağlığı laboratuvarında, Akıl ve Ruh Sağlığı Hastanesi ve Fethi Sekin Şehir Hastanesinde görev yapmakta olup ihalede teknik komisyonda görevlidirler.

Anlayacağınız bu isimler halk sağlığında birinci dereceden sorumlu hekimler.

İlk mektep çocuklarının anlayabileceği şekilde anlatmaya çalışıyorum ki mevzu şehrin sağlığından sorumlu siyasi aktörü başta olmak üzere; sağlık ile ilgili faaliyet gösteren STK temsilcileri ve şehrin tepe yöneticileri tarafından dikkate haiz olsun.

Yukarıda adlarını andığım bu teknik komisyon üyeleri, yıllardır Halk Sağlığı laboratuvarında dünyanın önde gelen laboratuvar sistemlerinin otorite ismi olan Roche Diagnostik sistemlerine ait cihazlarla hali hazırda hizmet veren firmanın yapılan ihalede dezavantajlı duruma düşmesini sağlamak amacıyla ihale şartnamesinde ali cengiz oyunlarla süreci yöneterek iddia odur ki kendi anlaştıkları firmanın zeyilname taleplerin kabul edip, halihazırda ve kusursuz hizmet veren ilgili firmanın zeyilname taleplerini kabul etmemişler.

Yine iddia odur ki: halk sağlığından birinci dereceden sorumlu doktorların anlaştığı firmanın teklif ettiği cihazların teknik şartnameye uygun olmadığını bilmelerine rağmen bu teklifi anlamsız bir cesaretle uygun kabul etmiş, mevcutta hizmet sağlayan firmanın ise sözlü ve yazılı itirazlarını ise değerlendirmeye bile almamışlar.

Ayrıca; yine iddia odur ki yazının başında kişisel hasletlerinden övgüyle bahsedip herkesi kendi gibi bildiğini söylediğim iyi niyette sınır tanımayan kıymetli İl Sağlık Müdürü ve diğer komisyon üyelerini de teknik uygunluk konusunda eksik veya hatalı bilgilendirerek teknik şartnameye uygun olmayan teklifi "ekonomik açıdan en avantajlı teklif" ambalajıyla cazip hale getirip ihalenin kendi istedikleri firmaya verilmesi yönünde karar almaya yönlendirmede bulundukları şayiası diğer illerin sağlık kurumlarında bile yankılanmış durumda olduğu iddialar arasındaki yerini almış.

Gelişmeler böyle seyredip, halk olup bitenlerden habersiz bir şekilde laboratuvar hizmeti almaya devam ederken halihazırda bu hizmetleri sunan firma ihale komisyonunun değerlendirmeye bile almadığı itirazını Kamu İhale Kurumuna yapar.

Yapılan itirazlar Kamu İhale Kurumu tarafınca haklı bulunur, ihale üzerinde bırakılan firmanın teklif ettiği sistemlerin teknik şartnameye uygun olmadığı tespit edilen bilirkişi raporlarıyla kuruma bildirilir.

Belgelerle sabit bulunan bu süreçle alakalı geçtiğimiz günlerde İl Sağlık Müdürü Sayın Emrah Gecekuşu ile görüşüp böyle bir sıkıntının olduğuna ve önlem alınmazsa kendilerinin de ileride başının ağrıyabileceğine dikkat çektim.

Zira halk sağlığı ile ilgili laboratuvar sonuçlarının kalitesini doğrudan etkileyen bu tercihin asıl amacının mevcut hizmet sağlayıcı firmayı ihale süreçlerinin dışına çıkarmak olduğu gün gibi aşikârdır.

Aslında sadece bu konu ve işleyiş ile ilgili o kadar çok, bir o kadar da manidar iddialar var ki dudak uçuklatan türden iddialar.

Bunlardan biri sağlık camiasına yakın kaynaklar tarafından şöyle izah ediliyor.

“Laboratuvarlarda görev yapan bazı doktorların döner sermaye gelirlerinden daha fazla pay alabilmek amacıyla Halk Sağlığı Laboratuvarlarının mevcut yapısının değiştirilmesini (kapatılmasını) istiyorlar.”

Biz bu iddialara ihtimal bile vermiyor olsak da sağlık dünyasında yaşanılan rezaletleri ve vicdansızlıkları müşahede ettikçe “ACABA” demekten de kendimizi alıkoyamıyoruz.

Bu nedenle sormadan geçmeyeceğim: Yıllardan beri şehir halkı olarak dünya çapında kabul görmüş laboratuvar sistemleriyle kaliteli sağlık hizmeti alırken daha ekonomik gibi sözde uydurma gerekçelerle halk sağlığını ucuza getirmenin mantığı nedir?

Yukarıda izah edildiği üzere; Kamu İhale Kurumunun bilirkişileri tarafından teknik şartnameye uygun olmadığı altı çizilerek kuruma bildirilirken bilirkişi raporlarına rağmen uygunluk kararı hangi cesaret ve hangi saiklerle verildi?

Teknik değerlendirme yapılırken diğer komisyon üyeleri ve yetkililer neden yanlış donelerle bilgilendirildi?

Fethi Sekin Şehir Hastanesi ve Fırat Üniversitesi Hastanesinde kullanılan yüksek standartlı laboratuvar sistemleri tercih edilirken, Halk Sağlığı Laboratuvarında neden dünya çapında kabul görmemiş bir sistem tercih ediliyor?

İlçe Devlet Hastaneleri Ruh Sağlığı Hastalıkları Hastanesinde ve Halk Sağlığı Laboratuvarlarında hizmet kalitesinin korunması için gerekli teknik kriterler bazı firmaların istekleri doğrultusunda mı aşağıya çekildi?

Run Sağlığı ve Hastalıkları Hastanesinde çalışılan testlerin günümüz günümüzün en büyük vebası haline gelen uyuşturucu testleri olduğunu düşündüğümüzde bu kadar hayati öneme haiz olan test sonuç kalitesi neden bir firmanın istekleri doğrultusunda aşağıya çekilmek istenmektedir?

Aslında konuyla ilgili sorulacak o kadar çok sual var ki…

Mevcut şartnamenin kabulüyle ilgili etkin ve yetkin olan bazı isimler raporlara neden şerh koydu?

Şerh konulmasına rağmen neden inatta ısrar edildi?

Gibi gibi…

Bu soruların yanıtlarını kim veya hangi merci verecek bilmiyorum ama mantıklı ve makul cevap alıncaya kadar gündemde tutup sormaya devam edeceğim.

Çünkü konu halk sağlığı.

Halk sağlığı da ucuz ve komik bahanelere, ekonomik gerekçelere kurban edilemez.

İlin Sağlık İl Müdüründen, şehrin tepe yöneticisi Sayın Valimize kadar, kentin hükümet nezdinde sağlıktan sorumlu Milletvekilinden sağlık örgütlerine kadar herkes bu soruların muhatabıdır.

Zira bu sistemlerden dolayı yaşanacak en küçük mağduriyetten bu erk sahipleri sorumludur.

Çünkü olası bir aksaklık ve marazda biz bu konulara dikkat çekmiştik diye haykırıp hesap soracağız.

Bu içerik size ne hissettirdi?

  • 0
    SEVDİM
  • 0
    ÜZÜLDÜM
  • 0
    KIZDIM
  • 0
    ŞAŞIRDIM
  • 0
    BEĞENDİM
  • 0
    BEĞENMEDİM
  • 0
    GÜLDÜM
  • 0
    ALKIŞ

Yorumlar (0)

Bu içerik ile ilgili henüz yorum yazılmamış

Editörün Seçimi

Daha Popüler Bir Burdur Mu? Karacaören Barajı Gündem Oldu
Haber

Daha Popüler Bir Burdur Mu? Karacaören Barajı Gündem Oldu

Karacaören Baraj Gölü’nden paylaşılan görüntüler sosyal medyada gündem oldu.

Burdurlu iki öğretmen sosyal medyayı salladı
Haber

Burdurlu iki öğretmen sosyal medyayı salladı

Burdurlu öğretmenlerin Kaş’ta çektiği teke zortlatması videosu ilgi gördü.

Dereboğazı Yolu İçin Kritik Rapor: Denetimler Rekor Seviyede Ancak Kesin Çözüm Bölünmüş Yol
Haber

Dereboğazı Yolu İçin Kritik Rapor: Denetimler Rekor Seviyede Ancak Kesin Çözüm Bölünmüş Yol

Dereboğazı yolunda yeni önlemler alınsa da kalıcı çözüm bekleniyor.

Ağlasunlu minik yüreklerden büyük destek
Haber

Ağlasunlu minik yüreklerden büyük destek

Burdur Ağlasun’da öğrenciler harçlıklarını DMD hastası için topladı.

Doğal temizlik gerçekten işe yarıyor mu? Sirke ve karbonat yeterli mi?
Haber

Doğal temizlik gerçekten işe yarıyor mu? Sirke ve karbonat yeterli mi?

Doğal temizlik nedir? Sirke ve karbonat gerçekten işe yarıyor mu?

Bucaklı Fenomen Survivor hayali için Bucak’tan yola çıktı
Haber

Bucaklı Fenomen Survivor hayali için Bucak’tan yola çıktı

Sosyal medya içerikleriyle tanınan ve “ilyassmutluu” kullancı adlı Bucaklı fenomen Survivor hayali için Bucak’tan İstanbul’a yürümeye başladı.