Kur’an okumaya oturduğunda insanın içinde farklı bir duygu olur, fark ettin mi? Sanki sıradan bir kitap okumuyorsun da daha derin bir şeyin içine giriyorsun gibi. İşte tam o noktada okunan dua var ya… mesele sadece bir alışkanlık değil aslında. Bir hazırlık. Bir niyet.
Bak şöyle, dua dediğimiz şey aslında yönelmek demek. Yani zihnini toparlamak, kalbini o an yaptığın işe odaklamak. Kur’an okumadan önce okunan dua da tam olarak bunu sağlar. Hani bazen kitabı açarsın ama aklın başka yerdedir ya… işte o dağınıklığı toplar. Seni o ana çeker. Anlattığımı anlıyor musun?
Genelde herkesin bildiği bir ifade var: “Eûzü billahi mineş şeytanirracîm. Bismillahirrahmanirrahim.” Bu çoğu kişi için ezbere söylenen bir cümle gibi. Ama işin aslı şu ki, anlamı çok derin.
“Eûzü billah” dediğimiz şey, yani şu demek: “Kovulmuş şeytanın şerrinden Allah’a sığınırım.” Yani zihnini dağıtan, seni okuduğundan uzaklaştıran her şeyden korunmayı istiyorsun. Sonra gelen “Bismillah” ise işe Allah’ın adıyla başlamak. Hani önemli bir işe başlarken içinden “hadi hayırlısı” dersin ya… onun çok daha bilinçli ve güçlü hali gibi düşün.
Ben açıkçası bir dönem bunu sadece alışkanlık olarak söylüyordum. Ama bir gün anlamını gerçekten düşünerek okumaya başladım. İnan bana, o andan sonra okuduğum şeyleri daha farklı hissettim. Sanki sadece gözle değil, biraz da içten okuyorsun gibi oluyor.

Şimdi burada çok merak edilen bir konu var. “Her harf için sevap verilir” denir ya… gerçekten öyle mi? Evet, bu inanç İslam’da oldukça yaygın ve hadislerde de geçer. Yani Kur’an okurken sadece anlamı değil, harflerin kendisi bile bir ibadet kabul edilir.
Bunu şöyle düşün, bir mesaj yazıyorsun ve her harf ayrı ayrı değerli. Sadece cümle değil, tek tek harfler bile kıymetli. Bu da insanı okumaya teşvik eden bir şey aslında. Çünkü “anlamıyorum o yüzden okumayayım” gibi bir düşünceyi ortadan kaldırıyor. Belki anlamını tam bilmiyorsun ama yine de değerli.
İşin aslı şu ki, mesele sadece dua okumak değil. O anki niyetin önemli. Yani gerçekten odaklanmak, anlamaya çalışmak, en azından saygıyla yaklaşmak. Dua burada bir kapı gibi. Seni o ruh haline sokuyor.
Ben bazen şunu fark ediyorum, hızlı hızlı okumakla sindirerek okumak arasında ciddi fark var. Aynı sayfayı okuyorsun ama birinde hiçbir şey kalmıyor, diğerinde bir cümle bile aklına kazınıyor. Belki de mesele hız değil, hal meselesi.
Düşünsene, günde birkaç dakika ayırıyorsun. Belki kısa bir sure, belki birkaç ayet… Ama öncesinde o duayı okuyarak başlamak, yaptığın şeyi sıradanlıktan çıkarıyor. Bir anlam katıyor.
Ve insan bazen şunu fark ediyor… mesele ne kadar okuduğun değil, nasıl okuduğun. O dua, seni o “nasıl” kısmına hazırlıyor. Belki de bu yüzden bu kadar kıymetli.
Karacaören Baraj Gölü’nden paylaşılan görüntüler sosyal medyada gündem oldu.
Burdurlu öğretmenlerin Kaş’ta çektiği teke zortlatması videosu ilgi gördü.
Dereboğazı yolunda yeni önlemler alınsa da kalıcı çözüm bekleniyor.
Burdur Ağlasun’da öğrenciler harçlıklarını DMD hastası için topladı.
Doğal temizlik nedir? Sirke ve karbonat gerçekten işe yarıyor mu?
Sosyal medya içerikleriyle tanınan ve “ilyassmutluu” kullancı adlı Bucaklı fenomen Survivor hayali için Bucak’tan İstanbul’a yürümeye başladı.
Yorumlar (0)