
Yaşı müsait olan herkesin bileceği veya hatırlayacağı gibi, 28 Şubat 1999’un sinsi ve kasta mahsus dayatmalarından biri de 8 yıllık ‘kesintisiz zorunlu’ temel eğitimi sitemi idi! Ancak, sistem zamanla zihinlerde ve gönüllerde mahkûm oldu ve millet Tayyip Erdoğan’ın Partisini iktidara, kendisini de iktidarın başına getirdi… Bunun bilincinde olan hattâ aralarında bazı bakan, milletvekili ve çok sayıda üst düzey bürokratın bulunduğu yetkililer bu sistemle birkaç kez oynadılar! Dolayısıyla da ıslah etmeye çalıştılar! Ancak sistemi bir türlü ıslah edemedikleri gibi yerlileştiremediler ve millileştiremediler de… O nedenle ben, kendisi 28 Şubatın psikolojik mağdurlarından, evlatları da maddi manevi mağdurlarından biri olan bir velî, artı yılların da bir gazetecisi olarak 8 yıllık kesintisiz zorunlu eğitimin yerine ikâme edilen 4+4+4 eğitim sisteminin de değiştirilmesinin zamanının geldiğini, hattâ geçmek üzere olduğunu; o nedenle 5+3+3 sistemine geçilmesi gerektiğine inananlardanım…
Diyeceğim o ki, 12 yıllık ‘zorunlu eğitim’ sisteminin yerine 5 yılı zorunlu-mecburî, yâni ilkokuldan sonraki ortaokul ve liselere devam etme isteğe-tercihe bağlı olmalı; dolayısıyla da çocuklar dayatmalı, zorunlu zorunlu olduğu kadar da faydasız, hattâ zararlı eğitime-emrivâkî bir okumaya devam etmek yerine herhangi bir meslek edinme istidadı olan çocukların ‘yaşları ilerlemeden’ bir meslek sahibi edinebilmelerinin önü açılmalı, hattâ teşvik bile edilip çocuklar kabiliyetleri doğrultusunda yönlendirilmeli!
UZMAN VE TECRÜBELİ EĞİTİMCİLERİN
GÖRÜŞLERİ… ALINMALI, BİR 28 ŞUBAT
DAYATMASI OLAN 12 YILLIK ZORUNLU
EĞİTİM SİSTEMİ GÖZDEN GEÇİRİLMELİ
Velhâsıl-ı kelâm; 28 Şubat Pismodren Darbecilerinin sırf İHL’lerin ve Kur’an kursu öğrencilerinin önlerini kesmek, yollarını kapatmak için dayattığı 12 yıllık zorunlu eğitim sistemi, sadece İHL ve Kur’an Kursu öğrencilerinin yollarını kesmedi, diğer meslek liselerinin, hattâ 2 yıllık yüksekokulların yollarını da kesmiş; yâni birçok köylü ve dar gelirli ailenin çocuğu herhangi bir yüksekokula gidemedi, gidebilse bile bitiremedi, hâfız ve meslek sahibi de olamadığı için işsiz güçsüz kaldı, kalmaya da devam ediyor. Dolayısıyla da kendisine ve ailesine bir faydası olmadığı-olamadığı gibi, ülkeye de yük oluyor!
MEB, ÇALIŞTAY’LAR DÜZENLEMELİ VE
ÇALIŞTAYLAR DA ALINAN... KARARLAR
İNCELENİP UYGULAMAYA KOYULMALI
Bundan bir müddet önce, dönemin Millî Eğitim Bakanlığı (MEB) yetkilileri Türkiye genelinde olduğu gibi İlimizde de geniş katılımlı ve kapsamlı bir çalıştay gerçekleştirmiş ve ben de o çalıştaya Gazeteciler Cemiyetini temsilen ve Başkan Vekili sıfatımla katılmıştım…
Diğer illerin durumlarını bilmediğim gibi kendimi de uzman bir millî eğitimci, dolayısıyla da MEB’in çalıştay üyesi saymadım. Fakat saçını sakalını eğitimin millîleşmesi-millîleştirilmesi, yerlileştirilmesi yolunda ağartan bazı muvazzaf ve emekli öğretmenler, eğitimciler, yani uzman millî eğitimciler (ki, bunlardan biri de hem eğitimci hem de kıdemli bir imam hatip olan Ferit Eröz Hoca ve öğretmen eşi idi!) o çalıştay da birbirinden millî, yerli, değerli, iyi güzel kararlar alındı ve ben de o kararların altına imza attım ve o kararlar Millî Eğitim Bakanlığına gönderildi… Amma velâkin, Bakanlık Çalıştay üyelerinin aldığı birbirinden değerli, iyi güzel karar ve tavsiyelerden bir tanesini bile kâle almayıp bildiğini okudu ve okumaya da devam ediyor maalesef!
Hülâsâ-i netice; 12 yıllık zorunlu eğitim sistemi Amerika’yı yeniden keşfeder gibi değil, mesleğinde uzman, yerli ve tecrübeli, inançlı îmanlı eğitimciler tarafından gözden geçirilmeli, meslekî eğitim güçlendirilmeli, artı öğrencilerin akademik istidat ve başarılarının yanı sıra mânevî yönlerinin, keyfiyetlerinin, ahlâkî gelişimlerinin, vatan, millet ve devlet sevgilerinin artması sağlanmalı!’ diyor, herkese ‘gönüllü’ saygılar sunuyorum.
KİM BİRİNE BİR BİLGİ/İLİM ÖĞRETİRSE
O BİLGİYLE AMEL EDENLERİN SEVABI
KADAR, ONU ÖĞRETENE DE VERİLİR.
VE O BİLGİYE AMEL EDENLERİN HİÇ BİR
ŞEY DE EKSİLMEZ! Hz. Muhammed (sav)
İLİM BİR NURDUR, BİTİP TÜKENMEYEN
BİR HAZÎNEDİR… BEN, BANA BİR HARF
ÖĞRETENİN KIRK YIL KÖLESİ OLURUM!
Hz. Ali (r.a)
BİLİMDEN GİDİLMEYEN YOLUN SONU
KARANLIKTIR..! Hacı Bektaş-ı Velî (r.aleyh)
İLİM, KÂİNATIN HAZİNELERİNİ AÇMAK İÇİN
KULLANDIĞIMIZ HAKİKİ ANAHTARDAN BİRİDİR!
William James
EĞİTİM, GELECEĞE YÖNELİK BİR
PASAPORTTUR! Anonim
YARIN, BUGÜNÜ HAZIRLAYANLARA AİTTİR!
Malcolm X
2026
Taceddin Akbaş'ın “4+4+4'lük eğitim sistemi kabak tadı vermeye başladı! (5+3+3 sistemine geçilmeli)" kutlanmalı adlı köşe yazısı. Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın “Mansur Yavaş 'Kız vermediği gibi dünür de küstürmeyen bir kız babası gibi' davranıyor" kutlanmalı adlı köşe yazısı. Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın “Yaşayan Gazilerimizin günleri kutlu; Vefat etmiş olanların af ve marifetleri bol olsun!" kutlanmalı adlı köşe yazısı. Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın “Burdur Dostlar Sitesi'nin 20 yıllık yöneticisi İrfan Kocabıyık 21. kez ve oybirliğiyle seçildi" kutlanmalı adlı köşe yazısı. Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın “Büyüklerin bilmiyorum! Ancak küçük... işletme ve esnafların darda olduklarını biliyorum" kutlanmalı adlı köşe yazısı. Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın “Geçtiğimiz Cumartesi günü Kenan Evren ve arkadaşlarınca darbelenişimizin 46. yıldönümü idi " kutlanmalı adlı köşe yazısı. Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın “Gri boşanma oranlarında 3.6 katlık bir artış olmuş!!" kutlanmalı adlı köşe yazısı. Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın “Çölaşan'a göre, değil Avrupa Dünya Şampiyonu bile olsanız filelerin sultanı olamazsınız! " kutlanmalı adlı köşe yazısı. Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın “Öğrencilere biraz medrese dersi, biraz tekke terbiyesi ve kışla disiplini verilmeli! " kutlanmalı adlı köşe yazısı. Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın “Japon Tarihçi Masatake Kozluca'nın kitabını yazmış! " kutlanmalı adlı köşe yazısı. Devamı
TİGAD Genel Başkanı Okan Geçgel, siyasette giderek sertleşen dilin toplumu gerdiğini belirterek, basın mensuplarına yönelik saldırıların demokrasiye zarar verdiğini söyledi. Gazetecilere yönelik şiddetin kabul edilemez olduğunu vurgulayan Geçgel, “Basına uzanan el, milletin haber alma hakkına uzanmıştır” ifadelerini kullandı.
Antalya'nın Kemer ilçesinde kişisel verilerin hukuka aykırı şekilde ele geçirilmesi ve saklanması iddialarıyla yürütülen soruşturmada yeni bir gelişme yaşandı.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye-ABD ekonomik ve ticari ilişkilerine ilişkin değerlendirmelerde bulunarak, “ABD ile stratejik işbirliğimiz her alanda gelişiyor. Siyasi ilişkilerimizde yakaladığımız ahengi ekonomik, ticari ilişkilerimize de yansıtmayı arzu ediyoruz.” dedi.
Antalya’nın Serik ilçesinde jandarma ekiplerinin uyuşturucu madde ticareti ve kullanımına yönelik düzenlediği eş zamanlı operasyonda 20 şüpheli gözaltına alındı.
Burdur'da down sendromlu genç kız için ailesi ve yakınları tarafından temsili düğün düzenlendi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Birleşmiş Milletler (BM) 81. Genel Kurulu dolayısıyla bulunduğu New York’ta temaslarını sürdürüyor. Erdoğan, kentte Türk-Amerikan iş dünyasının temsilcileriyle düzenlenen toplantıda bir araya gelerek iki ülke arasındaki ekonomik ve ticari ilişkilere ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Yorumlar (0)