TİGAD Başkanı Okan Geçgel:Basına Uzanan Yumruk Siyasetin Çürüyen Dilinin Aynasıdır

TİGAD Genel Başkanı Okan Geçgel, siyasette giderek sertleşen dilin toplumu gerdiğini belirterek, basın mensuplarına yönelik saldırıların demokrasiye zarar verdiğini söyledi. Gazetecilere yönelik şiddetin kabul edilemez olduğunu vurgulayan Geçgel, “Basına uzanan el, milletin haber alma hakkına uzanmıştır” ifadelerini kullandı.

TİGAD Başkanı Okan Geçgel:Basına Uzanan Yumruk Siyasetin Çürüyen Dilinin Aynasıdır

Türkiye İnternet Gazeteciliği Derneği (TİGAD) Genel Başkanı Okan Geçgel, son dönemde siyasette sertleşen dilin toplumsal kutuplaşmayı artırdığını belirterek, basın mensuplarına yönelik saldırıların kabul edilemez olduğunu söyledi.
 
Gazetecilere yönelik fiziksel ve sözlü müdahalelerin yalnızca basın özgürlüğünü değil, toplumun haber alma hakkını da hedef aldığını ifade eden Geçgel, demokrasi kültürünün korunabilmesi için siyaset kurumunun daha sağduyulu bir dil kullanması gerektiğini vurguladı.

Türkiye İnternet Gazeteciliği Derneği (TİGAD) Genel Başkanı Okan Geçgel yaptığı açıklamada ;
 

Türkiye’de siyaset kurumu maalesef uzun zamandır olması gereken çizgiden uzaklaşmış durumda.

İnsanlar artık proje konuşan, çözüm üreten, millete umut veren siyasetçiler görmek isterken; ekranlarda sürekli bağıran, hakaret eden, öfke kusan isimlerle karşı karşıya kalıyor.

Siyasetin dili sertleştikçe toplumun sinir uçlarıyla oynanıyor, insanlar birbirine düşman hale getiriliyor ve demokrasi kültürü ağır yara alıyor.

 İşte tam da böyle bir dönemde, Ali Mahir Başarır bir kez daha kamuoyunun gündemine olumsuz bir olayla gelmiştir.

Basın mensubuna yönelik saldırı iddiaları ve gazeteciye yumruk atıldığı yönündeki görüntüler, aslında sadece bir kişinin kontrolsüz tavrı değil; siyasette giderek normalleşen çirkin dilin ve saldırgan anlayışın açık bir yansımasıdır.

Gazetecilik yapan insanlar bir siyasetçinin hoşuna gidecek soruları sormak zorunda değildir.

Gazetecinin görevi propaganda yapmak değil, soru sormaktır.

Kamu adına denetim yapmaktır.

Eğer bir siyasetçi kameradan rahatsız oluyorsa, soru sorulmasına tahammül edemiyorsa, eleştiri karşısında öfkeye kapılıyorsa önce dönüp kendisini sorgulamalıdır.

Çünkü demokrasi dediğimiz sistem tam da eleştiriye tahammül edebilme rejimidir.

Basın susturularak, gazeteciler korkutularak, kameralar hedef alınarak demokrasi güçlenmez; tam aksine çürür.

Bugün yaşanan olay sonrası şunu açıkça ifade etmek gerekiyor: Basına uzanan el, aslında milletin haber alma hakkına uzanmıştır.

Çünkü özgür/hür medya yalnızca gazetecilerin değil, toplumun güvencesidir. Eğer gazeteci görev yaparken saldırıya uğruyorsa, orada sadece bir kişiye değil, doğrudan kamu vicdanına saldırı vardır.

Ve artık öyle bir noktaya geldim ki, Ali Mahir Başarır hakkında konuşurken mensubu olduğu partinin adını dahi anmak istemiyorum.

Çünkü bir kişinin ortaya koyduğu ölçüsüz tavırlar, seviyesiz üslup ve saldırgan davranışlar milyonlarca insanın oy verdiği bir siyasi yapıya mal edilmemelidir. 

Bir siyasi partinin içerisinde farklı görüşler, farklı karakterler ve düzgün insanlar da vardır. Bu nedenle bir kişinin taşkınlığı yüzünden koskoca bir siyasi hareketi zan altında bırakmak doğru olmaz. Ancak aynı hassasiyeti ne yazık ki Ali Mahir Başarır’ın kendisinde göremiyoruz.

Hatta taşıdığı makamları ve sıfatları dahi zikretmek istemiyorum. Çünkü Türkiye Büyük Millet Meclisi gibi Gazi bir kurumun ağırlığını taşıyamayan insanların o makamların gölgesine sığınması kabul edilemez. Türkiye Büyük Millet Meclisi; millet iradesinin tecelli ettiği, devlet ciddiyetinin temsil edildiği yüce bir makamdır. 

Orası bağırma çağırma yeri değildir. Orası hakaret üretme, insanları hedef gösterme, kameraya saldırma alanı değildir. Orası millet adına konuşulan kutsal bir çatıdır. 

Ancak bazı isimler maalesef bu makamların vakarını taşımak yerine, siyaseti adeta sokak kavgasına çevirmektedir.

Tabii bütün bunların yaşanmasında, genel merkezden polis zoruyla çıkarılan Özgür Özel’in CNN Türk muhabirine yönelik kullandığı sert ve hedef gösterici üslubun da etkili olduğu görülmektedir. “CNN benim ismimin altına ne yazıyorsunuz?” şeklindeki çıkışı, zaten gerilmiş olan ortamı daha da tırmandırmış, medya mensuplarını hedef haline getiren bir atmosfer oluşturmuştur. Siyasetçilerin kullandığı dil çok önemlidir. Özellikle topluma yön veren insanların öfkeyle kurduğu her cümle, sahada farklı yansımalar oluşturur. Genel Başkanlık yapmış bir siyasetçinin kameralar önünde medya kuruluşlarını ve gazetecileri hedef alan tavrı, maalesef bazı isimleri daha saldırgan davranmaya cesaretlendirmiştir. Çünkü siyasette kullanılan sert dil, zamanla fiziksel gerilime dönüşmektedir.

Bir insan bulunduğu makamı yüceltebilir de kirletebilir de. Makamlar herkese otomatik olarak saygınlık kazandırmaz. Eğer bir kişi temsil ettiği kuruma zarar veriyorsa, sürekli gerilim üretiyorsa, insanlara parmak sallıyorsa, gazetecilere saldırıyorsa mesele artık siyasi rekabet olmaktan çıkar, doğrudan karakter ve ahlak meselesine dönüşür.

Türkiye’nin bugün ihtiyacı olan şey kavga değildir. İnsanlar geçim derdiyle boğuşurken, ekonomik sıkıntılar yaşarken, gençler gelecek kaygısı taşırken siyasetçilerin yumruklarla, hakaretlerle gündeme gelmesi toplumu daha da yormaktadır. Vatandaş çözüm görmek istiyor. Devlet ciddiyeti görmek istiyor. Nezaket görmek istiyor. Ama ne yazık ki bazı isimler sürekli öfke ve gerilim siyasetiyle gündeme geliyor.

Burada en tehlikeli nokta ise dokunulmazlık meselesidir. Dokunulmazlık, suç işleme özgürlüğü değildir. Milletvekili olmak kimseyi hukukun üstüne çıkarmaz. Eğer ortada fiili bir saldırı varsa, gereken hukuki süreç derhal işletilmelidir. Kimsenin makamı, mevkii veya siyasi kimliği adaletin önüne geçemez. Gerekiyorsa dokunulmazlık kaldırılmalı ve hukuk herkes için eşit şekilde işlemelidir. Çünkü adalet yalnızca sıradan vatandaş için varsa, o ülkede hukuk devleti zedelenmiş demektir.

Bugün gazeteciye yönelen öfke karşısında sessiz kalanlar, yarın aynı tavrın başka insanlara yönelmesine de zemin hazırlarlar. Şiddeti normalleştirmek toplumu çürütür. Özellikle siyasetçilerin kullandığı dil toplum üzerinde doğrudan etki oluşturur. Sürekli hakaret eden, bağıran, tehdit eden siyasetçiler topluma kötü örnek olur. İnsanlar siyasetten umut almak isterken nefret diliyle karşı karşıya bırakılıyor.

Ve artık şunu net söylemek gerekiyor: Türkiye’nin bağıran siyasetçilere değil, devlet ciddiyetini taşıyabilen insanlara ihtiyacı vardır. Yumruk atanlara değil, fikir üretenlere ihtiyacı vardır. Kameraya saldıranlara değil, milletin sorularına cevap verebilen insanlara ihtiyacı vardır. Basın özgürlüğünü/hürriyetini tehdit eden her tavır demokrasiyi hedef alır.

 Bu yüzden kim olursa olsun, hangi makamı taşıyor olursa olsun, şiddeti meşrulaştıran her anlayış hukuk önünde hesap vermelidir. Çünkü demokrasi yumrukla değil, fikirle yaşar.

Kalın Sağlıcakla.

Bu içerik size ne hissettirdi?

  • 0
    SEVDİM
  • 0
    ÜZÜLDÜM
  • 0
    KIZDIM
  • 0
    ŞAŞIRDIM
  • 0
    BEĞENDİM
  • 0
    BEĞENMEDİM
  • 0
    GÜLDÜM
  • 0
    ALKIŞ

Yorumlar (0)

Bu içerik ile ilgili henüz yorum yazılmamış

Editörün Seçimi

Daha Popüler Bir Burdur Mu? Karacaören Barajı Gündem Oldu
Haber

Daha Popüler Bir Burdur Mu? Karacaören Barajı Gündem Oldu

Karacaören Baraj Gölü’nden paylaşılan görüntüler sosyal medyada gündem oldu.

Burdurlu iki öğretmen sosyal medyayı salladı
Haber

Burdurlu iki öğretmen sosyal medyayı salladı

Burdurlu öğretmenlerin Kaş’ta çektiği teke zortlatması videosu ilgi gördü.

Dereboğazı Yolu İçin Kritik Rapor: Denetimler Rekor Seviyede Ancak Kesin Çözüm Bölünmüş Yol
Haber

Dereboğazı Yolu İçin Kritik Rapor: Denetimler Rekor Seviyede Ancak Kesin Çözüm Bölünmüş Yol

Dereboğazı yolunda yeni önlemler alınsa da kalıcı çözüm bekleniyor.

Ağlasunlu minik yüreklerden büyük destek
Haber

Ağlasunlu minik yüreklerden büyük destek

Burdur Ağlasun’da öğrenciler harçlıklarını DMD hastası için topladı.

Doğal temizlik gerçekten işe yarıyor mu? Sirke ve karbonat yeterli mi?
Haber

Doğal temizlik gerçekten işe yarıyor mu? Sirke ve karbonat yeterli mi?

Doğal temizlik nedir? Sirke ve karbonat gerçekten işe yarıyor mu?

Bucaklı Fenomen Survivor hayali için Bucak’tan yola çıktı
Haber

Bucaklı Fenomen Survivor hayali için Bucak’tan yola çıktı

Sosyal medya içerikleriyle tanınan ve “ilyassmutluu” kullancı adlı Bucaklı fenomen Survivor hayali için Bucak’tan İstanbul’a yürümeye başladı.