Süleyman Coşkuner

AĞLAMAK İSTEMEYENLER OKUMASIN !

Süleyman Coşkuner'in 'AĞLAMAK İSTEMEYENLER OKUMASIN !' adlı köşe yazısı

Süleyman Coşkuner

“....Babacığım seni her davet edişimde reddediyorsun; ama bu sefer beni kırma lütfen. Üniversitede dersime girmeni çok isterim” dedi. “Peki” dedim, “otururum bir kenarda.” “Hayır babacığım” dedi, “kürsümde sen oturacaksın ve sohbet edeceksin öğrencilerimle.“ Şaşırdım. “Oğlum, ne konuşabilirim ki öğrencilerinle?” dedim. “Felsefe üzerine elbette” dedi, “onlar soracak, sen cevaplayacaksın.” Kızdım. Dedim, “senin gibi tahsilli değilim ben, aklım ermez senin ilmine.“ “Kıracak mısın yine oğlunu?” dedi sitemle..
Daha evine giderken sordum arabada, “öğrencilerin biliyor mu dersine gireceğimi?” “Evet babacığım” dedi. “Nasıl anlattın onlara beni?” dedim. Gülümsedi. “Bir köylüm gelecek ve sizinle felsefe sohbetleri yapacak dedim”. “Niye söylemedin baban olduğumu?” dedim. “Sana torpil geçmelerini istemedim, çatır çatır sorular soracaklar sana!” dedi. Aldı beni bir tedirginlik. “Bilmez misin, cahilim senin yanında oğlum” dedim. “Sen benim yalnızca babam değilsin, hocamsın, dedi oğlum. Ah, o tedirginlik işte; gece uyuyamadım, gözlerimi bile yummadım.
“kavalını da al babacığım” dedi. “Öğrencilerine kaval mı çalacağım?” dedim. “Sen sustuklarını kavalında dillendirensin” dedi. “Rezil olacağım bugün” dedim. “Hayır babacığım” dedi, “her şey çok güzel olacak…”
Koluma girdi oğlumuz ve sınıfına geçtik. Gülümseyerek karşıladı bizi gencecik çocuklar. “Size bahsettiğim köylüm” dedi oğlumuz, “Derviş Amcanız bizimle olacak bugün.” “Hoş geldiniz” dediler. “Bugün aranızda oturacağım” dedi oğlumuz, “Derviş Amca kürsüde yer alacak.” Yüzümün kızardığını, hatta yandığını hissettim kürsüye yönelirken. “Önde bir yere otur bari” dedim usulca, “bir şey olursa yardım edersin bana”. Gülümsedi, omzuma dokundu hafifçe ve en arkada bir yere oturdu hınzır!
Ön sıradan bir öğrenci dedi ki kürsüdeki bana, “sizinle felsefe üzerine konuşabileceğimizi, her şeyi sorabileceğimizi söyledi hocamız.” Çekinerek dedim, “vakıf değilim felsefe ilmine, ama bildiğim bir şey olursa söylerim.” Gülümsedi hepsi, içtenlikliydi gülümsemeleri. “Köyde yaşıyormuşsunuz” dedi bir öğrenci, “anlatsanıza köyünüzü”. “Bizim oralarda gökyüzü daha hür” dedim, “yıldızlar daha bol.” “Eminim ki öyledir” dedi bir başka öğrenci, “İstanbul`da gökyüzü bile tutsak.” Bir ferahlık süzüldü ruhuma. “Buğday ekerim ben” dedim. “Bir buğday tanesinde ne görüyorsunuz?” diye sordu biri. “Emeği görürüm “ dedim. “Emeği ekinde gördüm ömrüm boyunca; ekin ektikçe huzur buldum, ekmeğimi kazandım ve ektiğim buğdaylarla hem doydum, hem doyurdum.” “Derviş Amca, sen ne güzel bir insansın” dedi bir başkası. “Sağolasın” dedim, “hepimiz can`ız ve hepimiz güzeliz.” Aynı öğrenci,“sana ironik bir soru sormak isterim” dedi. İronik ne demek bilmiyorum. Dedim içimden “başlıyor bilmediğim yerlerden sorular gelmeye!” “Kaç sorusu olabilir bir kedinin?” dedi. Torunlarım geldi gözümün önüne, “onlar sorsa bu soruyu, ne derdim acaba?” diye düşündüm. Bütün gençler merakla bana bakıyor. Göz gezdirdim sınıfa, dedim ki, “sokak kedisinin sorusu olmaz hiç, ev kedisinin de cevabı…” “Derviş Amca, süpersiniz” dedi biri. “Müthiş cevaptı” dediler. “Ben de bir ironik soru soracağım” dedi bir genç. O kadar tedirgin olmadım bu sefer! “Bir balık mı yaşamımız kuş olmaya hüküm giymiş?” dedi. Torunlarımızı düşündüm yine. Onların her muzır sorusuna, aynı muzırlıkta cevap verişimi. “Kuş olamayacağını anlayınca uçanbalık olmuş bir yaşamımız var belki de” dedim. “Alkışlıyorum sizi” dedi soruyu soran öğrenci. “Helal olsun Derviş Amcaya” diyenler, “harikasınız amcacığım” diyenler… Felsefe akımlarından, düşünürlerden soru sormadılar bana. Biri dedi, “çok güzel kaval çalıyormuşsunuz, bize kaval çalar mısınız?” “Eşimi kaybettikten sonra öğrendim kaval çalmayı” dedim. “Kaval ne ifade ediyor sizin için?” dediler. “Sevgiyi ifade ediyor” dedim; “eşimin sesi, nefesi, ruhu kavalımın tınılarında dolaşıyor her üflediğimde.” “Bize eşinizi anlatır mısınız kaval çalarak?” dedi bir genç. Demedim bir şey. Çıkardım kavalımı kılıfından. Yanı başımda seni gördüm sanki. “Çal Derviş`im” dedin bana, “benim için üfle kavalına bir tanem…” “Gel gör beni aşk neyledi”; ne çok severdik Yunus`un mısralarını değil mi… Onu çalarken öğrenciler de eşlik etti bana…
Ben yürürüm yane yane
Aşk boyadı beni kane
Ne akilem ne divane
Gel gör beni aşk neyledi…
Bitiremeden ezgiyi, gözlerim doldu, nefesim ıslandı… Baktım, çocukların da gözleri dolu dolu olmuş. Yanıma geldiler, “eşini çok sevmişsin Derviş Amca” dediler. “Seviyorum” dedim. “Can olana ölüm yok ki; bedenimiz çürüse de sevgimiz taptaze dolaşacak yeryüzünü, doğayı, evreni…” Sevgiden konuştuk, aşktan, umuttan… “Aşkı tarif etsenize” dediler. “Aşk” dedim, “zemheride bile kelebek olmaya heveslenmektir.” “Kelebeğin ömrü üç günlük” dediler, “üç günlük dünyadayız zaten” dedim. Hiçbiri sırasına dönmedi, hepsi yanımda yöremde. Oğlum geldi en arka sıradan. “Müsaade eder misiniz?” dedi. Çekildiler geçebilmesi için. “Derviş Amcanız benim babamdır, ama babam olduğu kadar hocamdır da. “ Şaşırdılar. “Elinizi öpmek isterim hocam” dedi oğlumuz. “Estağfurullah oğlum” dedim, “ben senin elini öpmeliyim asıl.” Kavradı elimi oğlumuz, öpüverdi saygıyla. Sarıldık birbirimize. “Sizin hocanız bizim de hocamızdır” dedi bir öğrenci. Bir de baktım, hepsi sıraya girmiş elimi öpmek için. Oğlumuz dedi ki, “felsefe, sevgiye ulaşmak için bir köprüdür; babam da bir köprü işte görüyorsunuz.” “Derviş Hocanın üflediği kaval bana çok şeyi sorgulattı birkaç dakika içinde” dedi bir öğrenci. Bana “hoca” denmesi, ah nasıl mutlu etti beni. “Neyi sorguladın?” dedi oğlumuz. “Doğadan ne çok uzak düştüğümüzü sorguladım” dedi, “ne çok hırsımızın, kibrimizin olduğunu sorguladım.” “Derviş Hoca aşmış” dedi bir başkası, “annenizden bahsederken gözleri ışıl ışıl” dedi. “Derviş Hocamın sayesinde profesörüm” dedi oğlumuz. Duygulandım. “Estağfurullah hocam” dedim. “Ama ondan başka bir şey daha öğrendim” dedi. “Karıncayı incitmeyenlerden değil, bir çay kaşığı şekeri karıncadan esirgemeyenlerden olmayı öğrendim. İyi bir insan olmanın ötesinde, can olmayı, can`a kıymet vermeyi öğrendim.” Yanıma sokuldu yine. “Teşekkür ederim babacığım” dedi, “sana ve anneme çok teşekkür ederim…” Bütün öğrenciler alkışladı bizi.. “Sana bir hediye almak istiyorum” dedi oğlumuz. “Üzerindeki montu ver” dedim. “Sana yeni, daha kalın bir mont alayım babacığım” dedi. “Hayır” dedim, “seni her kokladığımda annenin kokusunu da alıyorum ben. Montunu giydikçe hem sen yanımda olacaksın, hem de annen.” Demedi bir şey. Üzerimde oğlunun montu var şimdi. Bir giyside canımdan parçalar, kokular, dokular saklı...
Alıntı.

Bu içerik size ne hissettirdi?

  • 2
    ALKIŞ
  • 1
    BEĞENDİM
  • 0
    SEVDİM
  • 0
    ÜZÜLDÜM
  • 0
    KIZDIM
  • 0
    ŞAŞIRDIM
  • 0
    BEĞENMEDİM
  • 0
    GÜLDÜM

Yorumlar (0)

Bu içerik ile ilgili henüz yorum yazılmamış

Süleyman Coşkuner Diğer Yazıları

10
MAYIS

2026

Kimin Kiminle İmtihan Edileceği Belli Olmaz

Süleyman Coşkuner'in Kimin Kiminle İmtihan Edileceği Belli Olmaz adli yazısı Devamı

25
NİSAN

2026

Emanetin Kuskunu Yolun Yokuşunda Kırılır

Doç.Dr.Süleyman COŞKUNER'in Emanetin Kuskunu Yolun Yokuşunda Kırılır adlı yazısı Devamı

13
NİSAN

2026

Kaliteli yaşamak için 100 altın öneri

Doç.Dr. Süleyman Coşkuner'in 'Kaliteli yaşamak için 100 altın öneri' adlı köşe yazısı... Devamı

15
MART

2026

Ünlü Tarihçi Profesör Doktor İlber Ortaylı

Süleyman Coşkuner'in 'Ünlü Tarihçi Profesör Doktor İlber Ortaylı ' adlı köşe yazısı... Devamı

14
MART

2026

Kaliteli yaşamda ümit ve korku dengesi

Süleyman Coşkuner'in 'Kaliteli yaşamda ümit ve korku dengesi' adlı köşe yazısı... Devamı

23
ŞUBAT

2026

Kaliteli Yaşamda Ümit ve Korku Dengesi

Süleyman Coşkuner'in Kaliteli Yaşamda Ümit ve Korku Dengesi adlı yazısı Devamı

25
MART

2025

Namaz, dinimizin direğidir

Süleyman Coşkuner'in 'Namaz, dinimizin direğidir' adlı köşe yazısı... Devamı

10
MART

2025

Keşke en önce onları okuyup ve anlasaydık

Süleyman Coşkuner'in 'Keşke en önce onları okuyup ve anlasaydık' adlı köşe yazısı... Devamı

03
MART

2025

Dede ile bir gencin diyaloğu

Süleyman Coşkuner'in 'Dede ile bir gencin diyaloğu' adlı köşe yazısı... Devamı

22
ŞUBAT

2025

Dijital tehlike

Süleyman Coşkuner'in 'Dijital tehlike' adlı köşe yazısı... Devamı

İlgili Haberler

Bucak'taki U dönüşü kazaya neden oldu Kaza anı kameraya yansıdı
Bölgesel

Bucak'taki U dönüşü kazaya neden oldu Kaza anı kameraya yansıdı

Burdur'un Bucak ilçesinde otomobilin ile motosikletin karıştığı trafik kazasında bir kişi yaralanırken, o anlar çevredeki güvenlik kameralarına saniye saniye yansıdı. Sanayi Mahallesi'nde meydana gelen kazanın ardından yaralı sürücü hastaneye kaldırıldı.

Tefenni’de sera atıkları için uyarı sonrası temizlik başladı
Bölgesel

Tefenni’de sera atıkları için uyarı sonrası temizlik başladı

Tefenni Belediye Başkanı Ümit Alagöz, yapılan uyarıların ardından bazı seracı vatandaşların çöp, plastik atık ve pasaları belediyenin gösterdiği alana taşımaya başladığını açıkladı. Alagöz, pazartesi günü denetim ve ceza işlemlerinin hızlandırılacağını hatırlattı.

Bucak’ta suçluların korkulu rüyası olmuştu! Başsavcı Sefa Aygün’ün yeni görev yeri Didim oldu
Bölgesel

Bucak’ta suçluların korkulu rüyası olmuştu! Başsavcı Sefa Aygün’ün yeni görev yeri Didim oldu

Bucak’ta görev yaptığı süre boyunca "mazluma umut, zalime korku" olan, uyuşturucu tacirlerine ve suç makinelerine geçit vermeyen Başsavcı Sefa Aygün, HSK kararnamesiyle Didim Cumhuriyet Başsavcısı oldu.

Sakarya’da çiftlik yangını 5 kuzu telef oldu
3. Sayfa

Sakarya’da çiftlik yangını 5 kuzu telef oldu

Sakarya’nın Kaynarca ilçesinde küçükbaş hayvan çiftliğinde çıkan yangında 5 kuzu telef oldu, bin balya ise küle döndü. Ekiplerin müdahalesiyle söndürülen yangınla ilgili inceleme başlatıldı.

Burdur Valisi Tülay Baydar Bilgihan sanayi tesislerini ziyaret etti
Bölgesel

Burdur Valisi Tülay Baydar Bilgihan sanayi tesislerini ziyaret etti

Burdur Valisi Tülay Baydar Bilgihan, işletme ziyaretleri kapsamında Marmopol Marble Enerji, Artsam Sünger A.Ş. ve Dekor Mobilya’yı ziyaret ederek üretim süreçleri ve sektörel çalışmalar hakkında bilgi aldı.

Bucak'ta trafik kazası Motosiklet sürücüsü yaralandı
Bölgesel

Bucak'ta trafik kazası Motosiklet sürücüsü yaralandı

Burdur'un Bucak ilçesinde U dönüşü yapmak isteyen bir otomobili fark eden motosiklet sürücüsü direksiyon hakimiyetini kaybederek yere düştü. Kazada yaralanan sürücü hastaneye kaldırılırken, olayla ilgili inceleme başlatıldı.