
Benim, bizim mahallenin muhtarlığına veya bizim sitenin yöneticiliğine bile getirmeyeceğim, bir tek oy ve zerre kadar destek vermeyeceğim; yani aklını yağmaya, fikrini ve tüm desteğini Siyonist Netenyahu’nun İsrail’ine veren Yahudi asıllı bir Siyonist ve Emperyalist köstekli bir adam, hattâ insan bozması olan Donald Trump’a Amerikalılar birinci kes seçtikleri yetmezmiş gibi, 2. Kez de başkan seçtiler! Dolayısıyla da hem kendilerinin hem de dünyanın başına belâ açtılar… Çünkü manyaklığının yanına birde bunaklığı eklenmeye başlayan, dolayısıyla da ne dediğini bilmeyen, bir dediği diğer dediğine tutmayan, sabah akşam fikir değiştiren, abuk sabuk konuşmalar yapan ‘Donald Trump’ adlı Emperyalist; önceleri eleştirip yerdiği Cumhurbaşkanımız Tayyip Erdoğan için son zamanlarda övgüler yağdırmaya methiyeler düzmeye başladı! O nedenle ben bu övgüler için ‘hayırdır işallah!, ama Trump gibi bir manyaktan hayırlı bir iş beklenmeyeceği için endişeye kapılıyorum!
Yani, ben ‘dünyanın süper gücü olan ve dünyanın jandarması rolünü oynayan ABD Başkanı’nın bizim Devlet ya da Cumhurbaşkanımızı övmesi nefsimize hoş gelebilir veya gururumuzu okşayabilir… Ancak, Trump gibi manyak bir Başkanın bizim Devlet Başkanımızı övmesinin ya sinsi bir nedeni ya da şeytâni bir sebebi veya mutlaka bir tuzağı vardır!’ diye düşünüyorum.
Nedenine niçinine gelince, aşağıda izâh etmeye çalışayım:
Trump, dünyanın en güçlü kuvvetli bir devletin başı-başkanı olduğu için, kendini de çok güçlü hissediyor veya kendinde aşırı güç vehmediyor! Dolayısıyla da herkese meydan okuyor ve dünya borsası da piyasası da bu adamın iki (mandal) dudağının arasından dökülecek kelimler nedeniyle tuzağa düşüp ters yüz olurken, dünyayı yönetenler ter köşeye yatıyorlar!
Meselâ; önceki güne kadar iflas noktasına gelen, başta kendisinin ve Emperyalist ABD’nin kapitalist ticârî şirketlerinin hisse miktarları, Trump konuşunca tam 415 milyon dolar artarken; Dünyanın en zengin insanı ve Trump’ın kadeh ve kader arkadaşı olan Elon Musk ise o konuşma ile birlikte 2 milyar dolar kazanmış!
Ara başlığımda da dikkât çekmeye çalıştığım gibi, bu adamın hem hokkabaz hem de kumarbaz olduğunu anlamak için ekonomist, reformist veya falcı ya da medyum olmak, ABD’de yaşamak, Amerikan vatandaşı olmak, artı İngilizce bilmek gerekmez! Ki, aklı başında olan tüm iktisatçılar, reformistler veya ekonomistler, hattâ sade vatandaşlar dahî bu Adamın konuşmalarının ve piyasa uygulamalarının kısa vadede Amerika’nın lehine olsa bile, uzun vadede olmayacağını dolayısıyla da Amerika’nın yüzer gezer, batar çıkar ekonomisinin bir gün Siyonistlerle Emperyalistleri karşı karşıya getirebileceğini, bu karşılaşmanın da küresel birkaç şirket ya da holdingin gücüne güç katmaktan başka bir işe yaramayacağını ön görüyor olmalıdır!
Hâsılı; Trump’ın yaptığı ölçüsüz, terazisiz, dengesiz, tutarsız dahilî konuşmaları nedeniyle dünya ekonomisi büyük badirenin içine giriyor; bilinçsizce yaptı hâricî konuşmaları ise dünya barışını tehlikeye sokuyor! Yani, Trump konuştukça bir kısım finans kuruluşları sarsılıyor, bir kısım finans çevreleri haksız ve büyük paralar kazanıyor, ülkeleri yöneten devlet adamları da panik yapıp birbirine giriyor!
Rahip Brunson’un yargılanması esnasında Türkiye’ye diplomatik nezaketten uzak bir tehdit mektubu gönderen ve Türkiye ekonomisini çökertmekle, hizaya getirmekle tehdit eden By, Trump şimdi de Tayyip Erdoğan’a övgüler yağdırıyor… O nedenle ben mücrim tıpkı Sadi Şirâzî (r. aleyh) gibi düşünüyor ve Trump’ın o övgülerinin veya iltifatlarının altında bir hinliğin yattığına, hainliğin ve şeytanlığın bulunduğuna inanıyorum…
Hemen herkesin görüp duyduğu dolayısıyla da bildiği ya da öğrendiği gibi Başkan Trump, önce yardım ediyormuş gibi göründüğü Ukrayna Devlet Başkanı Zelenski’yi sonunda satıp susturdu, Rusya Devlet Başkanı’nı yanına çekti ama ülkesinin en büyük siyasi ve ekonomik rakibi olarak gördüğü Çin’e de tehditler yağdırdı. Ancak, Çin’in gözü kara ve aklı başında olan Devlet Başkanı olan Şi Cinping de kaşa ‘kaş göze göz, dişe diş ve ABD oradaysa Çin’de burada’ diyerek Trump’ın kuru sıkı silahlarını geri teptirdi!
Teşbihte hata olmasın ama, ben Trump’ın durumunu, yani devlet yönetimini, yeni göreve başlamış olan bir cami imamının düştüğü bir hikayeyle özetlemek istiyorum:
Mesleğe yeni başlayan ve genç bir imam, cemaate namaz kıldırmaya başlarken, ayağına bağladığı bir ipi, camiye gelen ve az çok dînî veya namaz bilgisi de olan bir cemaatin eline verir… Ve kendisine ‘Namazda eğer ben yanılacak olursam sen ipi çek ve beni uyar!’ der. Sonra da cemaate namaz kıldırmaya başlar. Ancak, imamın ayağına bağladığı ve cemaatten birinin eline verdiği ip, sonradan gelen cemaatten bazılarının ayaklarına takılır ve imam da her seferinde yanıldığını sanarak namazını veya okumasını baştan alır! Ancak o kadar da çok yanılmadığını yanılmayacağını düşünen imam, ‘İpin ucu itin eline geçti galiba!’ diyerek namazını tamamlar… Ben de dünyanın yönetiminin Trump gibi birinin (.) eline geçmesini, imamın beline bağladığı ipine benzetiyorum ve Mevlâ tüm yöneticilere îman vermese bile, akıl izan, basiret ve feraset versin!’ diyor, herkese ‘Trump’sız…’ saygılar sunuyorum.
BAŞKALARINI BİLEN KİMSE BİLGİLİ, KENDİNİ BİLEN
KİMSE BİLGEDİR. BAŞKALARINI YÖNETMEK KUVVET
KENDİNİ YÖNETMEK İSE İRADEDİR!.. Lao Tzu
ZAYIF YÖNETİCİ, EN SON KONUŞTUĞU KİŞİNİN
ÖNERDİĞİ YÖNTEM VEYA YOLU SEÇER! Warren Bennis
ARSLAN KÖPEKLERE BAŞ OLURSA, KÖPEKLERİN HER BİRİ
KARŞISINDAKİLERE ARSLAN KESİLİR. EĞER ARSLANLARA
KÖPEK BAŞ OLURSA, O ARSLANLARIN HEPİSİ KÖPEK GİBİ OLUR!
Yusuf Has Hacib
2026
Taceddin Akbaş'ın “AFAD bir yandan, afetler diğer yandan uyarıyor!! Ancak kimse bu uyarıları dikkate almıyor!!!" adlı köşe yazısı. Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın “Dünya standartlar günü kutlu olsun tüm standartlar 'İslami olsun!'" adlı köşe yazısı. Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın “Mekke, E. Çölaşan’ın dediği gibi “heriflerin” değil, “şeriflerin” şehridir. Kâbe de müminlerin kıblesidir!" adlı köşe yazısı. Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın “Mekke'yi koruma şerefi '110 yıl sonra ve yeniden' bizim olacak" adlı köşe yazısı. Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın “Burdur Müftülüğü 'haftalarında' din görevlilerini unutmadı " adlı köşe yazısı. Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın “Siyonistler ırkçı bile değil tam bir soykırımcılar!" adlı köşe yazısı. Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın “Kemal Bey ihtiyatlı davranıyor Özgür Bey ise hem panik yapıyor hem de kırıcı cümleler kuruyor " adlı köşe yazısı. Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın “'Sende mi "Brütüs..." oldun kardeş ülke Azerbeycan'ın yasakçı başbakanı Asedov!" adlı köşe yazısı. Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın “'Camiler Haftası'nı unutmayalım içlerini ise hiç boş bırakmayalım" adlı köşe yazısı. Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın “''Şiddete Hayır Günü'nde bile şiddetin daniskası yapılıyor!" adlı köşe yazısı. Devamı
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, ABD’nin New York kentinde düzenlenen “100 Yıllık Dostluk: Türkiye-Amerika Birleşik Devletleri” etkinliğinde Türkiye-ABD ilişkilerine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Erdoğan, bölgede ve dünyada yaşanan çatışma, savaş ve krizlerin iki ülkenin yakın diyalog içinde olmasını gerekli kıldığını söyledi.
Pentagon'un acil bütçe çağrısıyla gündeme bomba gibi düşen ABD Savunma Bakanı Pete Hegseth, İran savaşının devasa faturasını ilan etti. İşte Washington'ı karıştıran o açıklama...
Trump, Ankara'daki NATO Zirvesi'nde yaptığı değerlendirmede İran ile ateşkes sürecinin sona erdiğini öne sürmüş, İranlı liderleri hedef alan sert ifadeler kullanmıştı. Pezeşkiyan'ın açıklamaları, iki ülke arasındaki söz düellosunun diplomatik gerilimi daha da artırabileceği yönünde değerlendirmelere neden oldu.
ABD Başkanı Trump’ın talimatıyla İran kentleri bombalandı, Tahran'dan dünyayı ayağa kaldıracak Hürmüz Boğazı tehdidi geldi: "Amerikan tehditleriyle değil, yalnızca bizim düzenlememizle açılır."
ABD Başkanı Donald Trump, NATO Zirvesi kapsamında gerçekleştirdiği Ankara temaslarında Anıtkabir’i ziyaret etmedi. Böylece Trump, Türkiye’ye resmi ziyarette bulunmasına rağmen Anıtkabir’e gitmeyen ilk ABD Başkanı olarak kayıtlara geçti.
ABD Başkanı Donald Trump, NATO Liderler Zirvesi kapsamında Ankara'ya geldi.
Yorumlar (0)