Bülent Okunakol

İnsanlığın buhranına çözüm ve bir rol model mi arıyorsunuz?

Bülent Okunakol'un 'İnsanlığın buhranına çözüm ve bir rol model mi arıyorsunuz?' adlı köşe yazısı...

Bülent Okunakol

İNSANLIĞIN BUHRANINA ÇÖZÜM VE BİR ROL MODEL Mİ ARIYORSUNUZ ?

Günümüz insanlığı kapitalizmin kıskacında inim inim inlemekte, korkunç bir sosyal, ekonomik, ahlâki buhranla karşı karşıya kalmaktadır.
Özellikle İslâm Dünyasında yaşanan savaşlar, yaşanan, işgaller, kan, gözyaşı, feryatlar...
Öbür yandan birey ve toplumun içinde bulunduğu sosyal, ahlâki krizler, cinayetler, intiharlar !
Bugün en gelişmiş ülkelerde dahi insanlar mutsuz ve sorunlarına çözüm arayışı içindeler.

Dağılan yuvalar, fuhşun, alkolizmin, uyuşturucunun, her türlü gayri meşrulukların esaretinde insanlar !
Öyle ki; yaşanan onca olumsuzluklar milyonlarca insanın telef olup gitmesine neden olmakta, fert ve devlet boyutunda bu sıkıntılara çözüm yolları aranmakta fakat; muvaffak olmakta çaresiz kalınmaktadır.
Beşeri hiç bir sistem, hiç bir düşünce, felsefe fikir ve akım, hiç bir izim, dünyanın önde gelen alimleri, mütefekkirleri ve kudretli liderleri insanlığın bu global sorunlarına çare olabilmiş değiller ...

Aslında, beşeri ve uhrevi manada çözüm bellidir. İnsanlık gerçek bir rol modele, manevi hastalıklarının reçetesi olacak bir manzumeye muhtaçtır.

O insan, Hz. Muhammed ve reçete ise O'nun hayatıdır.
O sadece bir peygamber değil;
Çocukluğu, gençliği ve tüm mazlumluğuyla,
O bir insan, O bir aile reisi. O bir eş, O bir baba, O bir devlet adamı, O bir ekonomist.
O bir başkomutan. Savaşta ve barışta insanlığın yaşam kılavuzu, beşeri ve uhrevi saadetin gerçek
rehberi. İki cihan güneşi. Mahsunların, mağdurların, mazlumların sığınağı, insanlığın tek önderi...

Bu dünyada yaşanmakta olan tüm meselelerin çözümünde; ister, birey, ister aile bazında, ister ticari, ister siyasi hayatımızda, ister devlet idaresinde, ister savaş meydanlarında, ister barış masalarında O'nun idareci vasfı insancıl davranış ve verdiği mesajlara ne kadar muhtacız...

Geçen gün O'nun doğum günüydü. ( 20 Nisan ) O'nu andık. O'nun ilahi mesajlarını, beşeri tavsiyelerini gerçek manada anlamak için bir kez daha tefekkür ettik.

İşte O gerçek mürşit, en büyük beşeri önder ve ahlâkın ve adaletin şahikası !..

Değerli okuyucum,
Hem bu dünyada, hem ahiret hayatında mutlumu olmak istiyorsun ?
Aç Hz. Muhammed'in hayatını oku. O'nun hayatını gündelik yaşamında tatbik et. Nasıl iyi bir eş olunur?
Kadın haklarını, evlat sevgisini, komşuluk ilişkilerini, cömertliği, paylaşmayı, diğerkâmlığı oradan öğren.
Cesaret ve metaneti, kul hakkını ve emaneti, tevazuyu ve merhameti orada gör.

Mutsuzmusun ?
Çare mi arıyorsun ?
Çözüm ve mutluluk reçetesi, saadetlerimizin tılsımı O'nun hayatında gizli.

Yeter ki O'nun hayatını anlatan kitabı;
-Aç. Oku.Tatbik et !..

Onun hayatını ve şahsiyetini anlatan yabancı önderlerin bir kaç notunu gelin birlikte okuyalım.

“ Tarihteki yüz büyük insan ” adlı kitabıyla bütün dünyada yankılar uyandıran Amerikalı bilim adamı Prof. Michael Hart, kitabının ilk yayınlandığı tarihten on yıl sonra Kahire’de katıldığı bir ödül töreninde sorulan:
“- Kitabınızın yayınlanmasının üzerinden neredeyse 10 yıl geçti. “Tarihteki yüz ünlü adam” kitabınızda birinci yeri Hz. Muhammed’e ayırmıştınız. Hâlâ bu görüşünüzde ısrarlı mısınız ?” şeklindeki soruya şu cevabı vermiştir:

“- Bu, ünlülerin ilk listesi. Bu sayı 200'e - 300’e bile çıkarılsa Hz. Muhammed’in listenin başındaki yeri sabittir. Ben ünlüleri incelerken bazı sabit kriterler ortaya koydum. Bunlardan biri de ünlülerin insanlık tarihinde bıraktıkları geniş ve derinlemesine izlerdir. Benim, ünlülerin en ünlüsü olarak Hz. Muhammed’i tercihim ise, O’nun hem peygamberliği, hem de dini ve dünyevî seviyede fevkalade başarılı olmasıdır. İnsanlık; ahlâki, felsefi ve hukuki olarak İslâm’dan daha mükemmel bir din görmemiştir. İnanıyorum ki, Hz. Muhammed gibi her yönüyle mükemmel bir insan bir daha gelmez.”

Amerikalı Prof. Bosworth Smith şöyle demiştir:
"- Şöyle bir göz atmakla Hz. Muhammed’in bütün vasıflarını ve kahramanlıklarını görmek mümkündür. Bunlardan bazıları peygamberliğinin ilk günlerinde ve bazıları da peygamberliğinden sonra olmuştur. Eşsiz mucizelerini gördüğüm zaman, O’nu rütbe bakımından insanların en büyüğü ve en yücesi olarak mütalaa ediyorum. Hatta insanlık O’nun bir benzerini görmemiş ve görmeyecektir de…” (Mohammed and Mohammadanism, London 1874)

Almanya’nın güçlü bir imparatorluğa dönüşmesinde en önemli rolü oynayan ve ilk şansölyesi Prens Bismarc şöyle diyor:
"- Muhtelif devirlerde, beşeriyeti idare etmek için Allah tarafından geldiği iddia olunan bütün indirilmiş semavî kitapları tam ve etrafıyla tetkik ettimse de tahrif olundukları için hiçbirisinde aradığım hikmet ve tam isabeti göremedim. Bu kanunlar değil bir cemiyet, bir hane halkının saadetini bile temin edecek mahiyetten pek uzaktır. Lâkin Muhammedîlerin Kur’an’ı bu kayıttan azadedir. Ben Kur’an’ı her cihetten tetkik ettim, her kelimesinde büyük hikmetler gördüm. Muhammedîlerin düşmanları, bu kitabın Muhammed’in zatının eseri olduğunu iddia ediyorlarsa da en mükemmel bir dimağdan böyle bir harikanın meydana gelebileceğini iddia etmek, hakikatlere göz kapayarak kin ve garaza âlet olmak manasını ifade eder ki, bu da ilim ve hikmetle izah edilemez.

Ben şunu iddia ediyorum ki: Muhammed mümtaz bir kuvvettir. İlahi kudretin böyle ikinci bir vücudu imkân sahasına getirmesi ihtimalden uzaktır. Seninle aynı asırda yaşayamadığımdan dolayı müteessirim ey Muhammed! Beşeriyet senin gibi mümtaz bir kudreti bir defa görmüş, bundan sonra göremeyecektir. Ben, heybetli huzurunda kemal-i hürmetle eğilirim.”

Bütün temiz vicdanlar ve selim fıtratlar Hz. Muhammed (s.a.v.)’in Allah’ın elçisi olduğunu tasdik eder. Çünkü kalbin huzuru ve vicdanın tatmin olması ancak hakkın kabullenilmesiyle mümkündür. Vicdanı ve ahlaki temiz olan insan, hakikati görünce ona karşı meyleder.
Hakikati teslim eder.

Annie Besant şöyle diyor:
"- Arabistan’ın bu büyük Peygamberinin hayatını ve şahsiyetini inceleyen; nasıl öğrettiğini ve nasıl yaşadığını bilen herkesin bu güçlü Peygamber için ürpertici bir saygıyla dolmaması mümkün değildir. Kitabımda söyleyeceklerimin pek çoğu çoklarının bildiği şeyler olsa da ben onları ne zaman yeni baştan okusam, bu Arabistanlı muallim için hep yeni bir hayranlık ve yeni bir saygı duyuyorum. (The Life and Teachings of Muhammad, Madras, 1932)

İrlandalı dramatist, sosyalist düşünür ve 20.yüzyılın önde gelen tiyatro yazarlarından George Bernard Shaw şöyle diyor:
"- İnsanlığın sorunlarının üst üste yığılarak neredeyse çözülmez hal aldığı günümüzde Hz. Muhammed’e her zamankinden daha fazla muhtacız. Eğer O aramızda olsaydı, bütün bunları oturup bir fincan kahve içme rahatlığı ile çözerdi.

Ben bu hayret uyandırıcı insanın hayatını inceledim. Benim görüşüme göre onu insanlığın kurtarıcısı olarak tanımamız lâzımdır. İnsan büyüklüğü, hangi ölçüyle ölçülürse ölçülsün acaba ondan daha büyük bir insan bulunur mu?

Meşhur İngiliz düşünür Thomas Carlyle şöyle diyor:
"- Kral ve vezirler gibi azamet ve debdebe perdeleriyle gizlenmiş değildi. Kendi hırkasını kendi yamalar, kendi ayakkabısını kendi tamir ederdi. Harbe gider, ashabı ile istişare eder, emirlerini onlarla beraber verirdi. Nasıl bir insan olduğunu her yönü ile kavminin bilmesi için böyle yaptı. Ona artık, siz ne isterseniz öyle deyiniz. Dünyada taç ve ihtişam sahibi hiçbir imparatora, yamalı bir hırka içindeki bu insan kadar hürmet ve itaat edilmemiştir. 63 yıllık dünya imtihanı, gerçek bir kahraman için lüzumlu bütün unsurları taşımaktadır. İnsanlar her şeyden daha fazla Muhammed’e kulak vermelidir. Diğer bütün sözler, onun karşısında boş sözlerdir."

1927 Hukuk Kongresi Başkanı Shebol şöyle diyor: "- Hz. Muhammed’in insan olması itibariyle bütün insanlık muhakkak iftihar eder. Çünkü O zat, okuma-yazma bilmemesiyle beraber, 14 asır evvel öyle kanunlar ve esaslar getirmiş ki, biz Avrupalılar 2.000 sene sonra onun kıymetine ve hakikatine yetişsek en mesut ve en saadetli nesiller oluruz."

Fransız Tarihçisi Alphonse Marie Louis de Lamartine şöyle diyor:
"- Şayet gayenin büyüklüğü, vasıtaların küçüklüğü ve neticenin azameti insan dehasının üç ölçüsü ise, modern tarihin en büyük şahsiyetlerini bile Hz. Muhammed’le kıyaslamaya kim cesaret edebilir !
O şahsiyetlerin en meşhurları ancak maddi kuvvetler kurdular. Hâlbuki Hz. Muhammed maddi kuvveti olmaksızın; orduları, hukuk sistemlerini, imparatorlukları, kavimleri, hanedanları ve dünyanın üçte biri üzerindeki milyonlarca insanı harekete geçirdi. İnsan büyüklüğü hangi ölçüyle ölçülürse ölçülsün acaba ondan daha büyük bir insan bulunur mu?

Alman Şair ve Yazar Johann Wolfgang von Goethe şöyle seslenir:
"- Hiç kimse Hz. Muhammed’in prensiplerinden daha ileri bir adım atamaz. Avrupa’ya nasip olan bütün başarılara rağmen, bizim bütün kanunlarımız İslâm medeniyetine bakarak çok eksiktir. Biz Avrupa milletleri, büyük medenî imkânlarımıza rağmen, Hz. Muhammed’in son basamağına varmış olduğu merdivenin daha ilk basamağındayız. "

Dr. Gustav Weil şöyle diyor: Muhammed, halkının parlak bir örneğiydi. Karakteri tertemiz ve saftı. Evi, yemeği, elbisesi nadir bulunan bir sadeliğin sembolüydü. Yani ne arkadaşlarından gördüğü özel bir saygı şekli vardı, ne de kölelerinin kendisi için yapabileceği bir hizmeti kabul etme iddiasındaydı. Her an herkes için ulaşılabilir bir insandı. Hastaları ziyaret ederdi ve herkese acırdı. Yardımseverliği, cömertliği ve toplumun refahı için çalışma isteği sınırsızdı." (History of the Islamic Peoples)

Mahatma Gandhi şöyle diyor: Milyonlarca insanın kalbine tartışmasız hâkim olmuş birinin hayatını öğrenmek istiyordum. Okuyunca kesin olarak inandım ki, o yıllarda İslam’ın bir yer kazanmasında kılıcın bir rolü yoktu. Peygamberin tam olarak kendini geri planda bırakması, sözüne sadakati, vicdanlılığı, onu takip edenlere ve dostlarına özverisi, yiğitliği, korkusuzluğu, üstlendiği görevde Allah’a tam güvenmesi kesin ve yalındı. Bu özelliklerle bir zorluğun üstesinden gelmek için ille de kılıç taşımak gerekmiyordu… Peygamberin hayatını anlatan kitabın ikinci cildini bitirdiğimde, bu muazzam hayata dair daha fazla okunacak bir şey olmayışından dolayı son derece üzgündüm.” (Young India, 1924)

Değerli okuyucularım Hz. Muhammed ile ilgili sizlere nakledebileceğimiz daha binlerce görüş ve açıklama vardır.
Ben sizlere, akıl, vicdan ve ahlak sahibi bir kaç düşünür ve ünlü idarecinin objektif tespitlerini aktarmaya çalıştım.

Faydalı olabildim se; ne mutlu bana...
Kalın sağlıcakla...

Bu içerik size ne hissettirdi?

  • 1
    SEVDİM
  • 1
    BEĞENDİM
  • 1
    ALKIŞ
  • 0
    ÜZÜLDÜM
  • 0
    KIZDIM
  • 0
    ŞAŞIRDIM
  • 0
    BEĞENMEDİM
  • 0
    GÜLDÜM

Yorumlar (0)

Bu içerik ile ilgili henüz yorum yazılmamış

Bülent Okunakol Diğer Yazıları

13
MAYIS

2026

Seni Yaradana Kurban Olayım!

Bülent Okunakol'un Seni Yaradana Kurban Olayım! adlı yazısı Devamı

08
MAYIS

2026

Gölhisar Dosyası-27- Gölhisar Turizm Gerçeği Yapraklı'da Bir hayalim var !

Bülent Okunakol'un Gölhisar Dosyası-27- Gölhisar Turizm Gerçeği Yapraklı'da Bir hayalim var ! adlı yazısı Devamı

04
MAYIS

2026

Gölhisar Dosyası 28 Gölhisar Turizmi, Nasıl Gelişir ?

Bülent Okunakol'un Gölhisar Dosyası 28 Gölhisar Turizmi, Nasıl Gelişir ? adlı yazısı Devamı

23
NİSAN

2026

Kovun Gitsin Bu Adam!

Bülent Okunakol'un Kovun Gitsin Bu Adam! adlı yazısı Devamı

20
NİSAN

2026

Şikâyetim Var

Bülent Okunakol'un Şikâyetim Var adlı yazısı Devamı

15
NİSAN

2026

Toplumumuzun bir numaralı sorunu

Bülent Okunakol’un Toplumumuzun bir numaralı sorunu Adlı yazısı Devamı

13
NİSAN

2026

Çarşamba günü yazmıştım Galatasaray Kocelispor'u yenemez diye!

Bülent Okunakol'un 'Çarşamba günü yazmıştım Galatasaray Kocelispor'u yenemez diye!' adlı köşe yazısı... Devamı

09
NİSAN

2026

Bu Galatasaray'da Şampiyonluk havası yok!

Bülent Okunakol'un 'Bu Galatasaray'da Şampiyonluk havası yok!' adlı köşe yazısı... Devamı

07
NİSAN

2026

Dünyanın efendileri kaybediyor!

Bülent Okunakol'un 'Dünyanın efendileri kaybediyor!' adlı köşe yazısı... Devamı

03
NİSAN

2026

Ey Milletvekili sen kimin vekilisin?

Bülent Okunakol'un Ey Milletvekili sen kimin vekilisin? adlı yazısı Devamı

İlgili Haberler

Afyonkarahisar'da günlerdir aranıyordu Yaşlı adamın cansız bedeni derede bulundu
Bölgesel

Afyonkarahisar'da günlerdir aranıyordu Yaşlı adamın cansız bedeni derede bulundu

Afyonkarahisar'da önceki gün bir anda ortadan kaybolan ve arama çalışması başlatan 82 yaşındaki şahsın cansız bedeni derede bulundu.

Burdur Yassıgüme kavşağında trafik kazası: 2 yaralı
Bölgesel

Burdur Yassıgüme kavşağında trafik kazası: 2 yaralı

Burdur merkeze bağlı Yassıgüme köyü kavşağında meydana gelen trafik kazasında, Musa Yavuz idaresindeki 34 TG 6928 plakalı Tofaş Kartal marka otomobil kazaya karıştı. Kazada 2 kişi yaralandı.

Bucak'taki U dönüşü kazaya neden oldu Kaza anı kameraya yansıdı
Bölgesel

Bucak'taki U dönüşü kazaya neden oldu Kaza anı kameraya yansıdı

Burdur'un Bucak ilçesinde otomobilin ile motosikletin karıştığı trafik kazasında bir kişi yaralanırken, o anlar çevredeki güvenlik kameralarına saniye saniye yansıdı. Sanayi Mahallesi'nde meydana gelen kazanın ardından yaralı sürücü hastaneye kaldırıldı.

Tefenni’de sera atıkları için uyarı sonrası temizlik başladı
Bölgesel

Tefenni’de sera atıkları için uyarı sonrası temizlik başladı

Tefenni Belediye Başkanı Ümit Alagöz, yapılan uyarıların ardından bazı seracı vatandaşların çöp, plastik atık ve pasaları belediyenin gösterdiği alana taşımaya başladığını açıkladı. Alagöz, pazartesi günü denetim ve ceza işlemlerinin hızlandırılacağını hatırlattı.

Bucak’ta suçluların korkulu rüyası olmuştu! Başsavcı Sefa Aygün’ün yeni görev yeri Didim oldu
Bölgesel

Bucak’ta suçluların korkulu rüyası olmuştu! Başsavcı Sefa Aygün’ün yeni görev yeri Didim oldu

Bucak’ta görev yaptığı süre boyunca "mazluma umut, zalime korku" olan, uyuşturucu tacirlerine ve suç makinelerine geçit vermeyen Başsavcı Sefa Aygün, HSK kararnamesiyle Didim Cumhuriyet Başsavcısı oldu.

Sakarya’da çiftlik yangını 5 kuzu telef oldu
3. Sayfa

Sakarya’da çiftlik yangını 5 kuzu telef oldu

Sakarya’nın Kaynarca ilçesinde küçükbaş hayvan çiftliğinde çıkan yangında 5 kuzu telef oldu, bin balya ise küle döndü. Ekiplerin müdahalesiyle söndürülen yangınla ilgili inceleme başlatıldı.