
Bir müddettir ABD ile Venezuela arasında süren gerginliğin asıl nedeni Maduro’nun uyuşturucu ticareti yaptığı ya da yaptırdığı veya müsaade ettiği, falanı filanı değil, Siyonist destekli Emperyalist Amerika Bitişik(!) Devletleri (ABD)’nin yayılmacı planının bir tezahürü ve Venezuela’nın 303 küsur milyar varillik petrol rezervi idi! Yani, Bay Trump, Maduro’nun Amerika’ya uyuşturucu sokan zehir tüccarlarına karşı hiçbir şey yapmadığı iddiasıyla önce Başkan Maduro’yu koltuğundan etmek, sonra kendi ülkesinin dümen suyuna girecek bir kukla yönetim oluşturmak, dolayısıyla da dünyanın petrol rezervi açısından en zengin ülkesi olan Venezuela’yı Amerika’nın kölesi yapmak idi! Ve Trump kirli emeline ve tûlü hayaline kavuşabilmek için Venezuela’yı askerî abluka aldı, Maduro’nun ülkesini terk etmemesi halinde müdahale edeceği yaygarasını kopardı! Ki, Yalancı ve dolandırıcı Trump, niyetinin ciddi ve kesin olduğunu göstermek için donanmasını veya bilmem kaç adet savaş uçağı taşıyan uçak gemisini Venezuela kıyılarına yolladı…
Hemen herkesin mâlûmu olduğu üzere Güney Amerika birkaç aydır askeri bir gerilime sahne oluyor. Yani, Trump’ın yönettiği ABD’nin silâhlı kuvvetleri uydurma bir ‘uyuşturucuyla mücadele’ bahanesiyle conilerini Venezuela açıklarına konuşlandırırken; Beyaz Saray, Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro’yu uyuşturucu karteli Başkanı olarak tanımladı. Maduro’nun ölüsünü ya da dirisine getirene veya bir su-i kastla öldürene ciddi bir para ödülü bile koydu! Ve Trump, Bir(leşmiş (M)illetler (BM) kürsüsünden yaptığı konuşma da ve alenî bir şekilde ‘’Son zamanlarda, Nicolas Madurô liderliğindeki Venezuela teröristlerini ve kaçakçılık ağlarını yok etmek için ABD Ordusun gücünü kullanmaya başladık. O nedenle sizi yok edeceğiz…’’ diyerek Maduro’ya tehditler savurdu!
Yıllardır ABD’nin öncülüğünde uygulanan ekonomik yaptırımlarla mücadele eden petrol zengini Venezuela’da ve bölgede gerilim artarken, asıl ya da tek bahanenin ‘uyuşturucu kaçakçılığının önüne geçmek’ olduğunu düşünmek mümkün değil… Yani, ABD’nin savaş uçaklarının, gemilerinin denizaltılarının, destroyerlerinin dahil olduğu ‘sınır ötesi harekatlarının’ konuşulduğu bir gündem, ‘uyuşturucu ile mücadelenin’ ötesinde bir savaş hazırlığını andırıyordu… Ancak, Venezuela Komünist Partisi (VKP) yaptığı bir açıklama da ‘’Amerika’nın Venezuela’ya yönelik saldırısının ‘uyuşturucu kaçakçılığı ile uzaktan yakından alakası yok… Bu, ‘Monroe Doktrini’ mantığı altında ilerleyen ve Lâtin Amerika-Karayipler üzerindeki Emperyalist kontrol ve egemenlik politikasının yeni bir aşamasıdır. Bu politikayla, tarihsel olarak haklarımız askerî müdahalelerle, dayatmacı diktatörlüklerle ekonomik ablukalarla karşı karşıya kaldı. Ve asıl maksat ABD’nin Lâtin Amerika’daki askerî varlığını ve nüfuzunu artırmak, bölgesel kaynakları kontrol etmek için uyuşturucuyla mücadeleyi bahane olarak kullandığı bir müdahale plânı idi…” dedi! (Ve doğru da söyledi…)
2 yıldan fazla bir süredir Gazze’yi yakıp yıkan ve 20 bini çocuk olmak üzere 70 bine yakın masum insanı, sivili, kadını kızı öldüren, daha doğrusu şehid eden Netanyahu’nun maddi mânevî ve alenî destekçisi durumunda olan Emperyalist ABD’nin Siyonist destekçisi Başkanı Donald Trump’ın askerlerinin Venezuela’yı istila etmesinin durduracak, önüne geçecek tek güç Rusya olabilirdi… Ancak, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin de Trump’ı rahatlatmak için ‘savaşa hazır’ olduklarını dosta düşmana îlân etti. Bu da bana avcıların sürek avlarını hatırlattı… Yani, Putin Ukrayna’yı veya Gavriel Zelenski’yi Amerika’nın-Trump’ın üzerine, Venezuela’yı Putin’in üzerine sürüyor ki, ‘birimiz avlasın, ikimiz paylaşalım’ diyorlar! Ancak, Putin’inde Trump’ın da evdeki hesapları çarşıya uymadı… Dolayısıyla da Maduro Trump’ı madara, maskara etti!
ABD Başkanı Trump’ın Venezuela hava sahasını tamamen kapatacağını söylemesine tepki gösteren Venezuela Dışişleri Bakanı Yvan Gil “Bu tutum, Lâtin Amerika bölgesine yönelik sömürgeci, istilâcı emelleri bulunan bir yaklaşımı yansıtmaktadır” demiş; Dolayısıyla da Amerika’nın-ABD’nin Emperyalist-yayılmacı, Trump’ın da kirli emellerini özetlemiş…
Yüzsüzlüğün de bu kadarına pes doğrusu:
Şöyle ya da böyle ama yapılan bir seçimle ülkesinin Devlet Başkanlığına getirilmiş olan ve 2013 yılından beri, yani 12 yıldır da ülkesini yöneten bir Liderin, Devlet Başkanının; ülkesini terk etmesini isteyen, istemekle de yetinmeyip emreden ABD’nin küstah ve bir dediği diğer dediğine uymayan Başkanı Trump, pabucun pahalı olduğunu anlamış olmalı ki, Maduro’ya telefon açmış ve ‘gel barışalım veya anlaşalım!’ demiş… Dolayısıyla da ‘zararın neresinden dönülürse kârdır!’ diyerek havlu atmış!
Bendeniz de bir Türk ya da Türkiye dostu olduğunu zannettiğim Nicolas Maduro’nun dik duruşunun desteklenmesi gerektiğine inandığımı ifade ediyor, herkese saygılar sunuyorum.
AÇIK KALPLİ, MERT DÜŞMAN,
İÇİNDEN PAZARLIKLI DOSTTAN İYİDİR!
Hz. Ali (r.a)
MERT DAYANIR, NÂMERT KAÇAR!
EN SEVDİĞİM EYLEMDİR ‘’DURMAK’’
AMA HAKLI OLANIN YANINDA!
GÜZEL GÖZÜNDEN, YİĞİT SÖZÜNDEN BELLİ OLUR
MERT OLMAYANLAR; NÂMERLTLİĞİ MERTLİK
OLURAK OMUZLAR!
BİR NÂMERT BİR KİBRİT ÇAKSIN HELE, BİN YİĞİT
ONU SÖNDÜRMEYE KOŞAR!
GEÇME NÂMERT KÖPRÜSÜNDEN, ALIRSA SU ALSIN
YATMA SIRTLAN YATAĞINDA, BOĞARSA ARSLAN BOĞSUN!
Özlü sözlerden seçmeler
2026
Taceddin Akbaş'ın “AFAD bir yandan, afetler diğer yandan uyarıyor!! Ancak kimse bu uyarıları dikkate almıyor!!!" adlı köşe yazısı. Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın “Dünya standartlar günü kutlu olsun tüm standartlar 'İslami olsun!'" adlı köşe yazısı. Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın “Mekke, E. Çölaşan’ın dediği gibi “heriflerin” değil, “şeriflerin” şehridir. Kâbe de müminlerin kıblesidir!" adlı köşe yazısı. Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın “Mekke'yi koruma şerefi '110 yıl sonra ve yeniden' bizim olacak" adlı köşe yazısı. Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın “Burdur Müftülüğü 'haftalarında' din görevlilerini unutmadı " adlı köşe yazısı. Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın “Siyonistler ırkçı bile değil tam bir soykırımcılar!" adlı köşe yazısı. Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın “Kemal Bey ihtiyatlı davranıyor Özgür Bey ise hem panik yapıyor hem de kırıcı cümleler kuruyor " adlı köşe yazısı. Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın “'Sende mi "Brütüs..." oldun kardeş ülke Azerbeycan'ın yasakçı başbakanı Asedov!" adlı köşe yazısı. Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın “'Camiler Haftası'nı unutmayalım içlerini ise hiç boş bırakmayalım" adlı köşe yazısı. Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın “''Şiddete Hayır Günü'nde bile şiddetin daniskası yapılıyor!" adlı köşe yazısı. Devamı
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, ABD’nin New York kentinde düzenlenen “100 Yıllık Dostluk: Türkiye-Amerika Birleşik Devletleri” etkinliğinde Türkiye-ABD ilişkilerine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Erdoğan, bölgede ve dünyada yaşanan çatışma, savaş ve krizlerin iki ülkenin yakın diyalog içinde olmasını gerekli kıldığını söyledi.
Pentagon'un acil bütçe çağrısıyla gündeme bomba gibi düşen ABD Savunma Bakanı Pete Hegseth, İran savaşının devasa faturasını ilan etti. İşte Washington'ı karıştıran o açıklama...
Trump, Ankara'daki NATO Zirvesi'nde yaptığı değerlendirmede İran ile ateşkes sürecinin sona erdiğini öne sürmüş, İranlı liderleri hedef alan sert ifadeler kullanmıştı. Pezeşkiyan'ın açıklamaları, iki ülke arasındaki söz düellosunun diplomatik gerilimi daha da artırabileceği yönünde değerlendirmelere neden oldu.
ABD Başkanı Trump’ın talimatıyla İran kentleri bombalandı, Tahran'dan dünyayı ayağa kaldıracak Hürmüz Boğazı tehdidi geldi: "Amerikan tehditleriyle değil, yalnızca bizim düzenlememizle açılır."
ABD Başkanı Donald Trump, NATO Zirvesi kapsamında gerçekleştirdiği Ankara temaslarında Anıtkabir’i ziyaret etmedi. Böylece Trump, Türkiye’ye resmi ziyarette bulunmasına rağmen Anıtkabir’e gitmeyen ilk ABD Başkanı olarak kayıtlara geçti.
ABD Başkanı Donald Trump, NATO Liderler Zirvesi kapsamında Ankara'ya geldi.
Yorumlar (0)