
Son 10 gündür devam ede gelen İran - Hizbullah ve İsrail - ABD savaşını takip ediyoruz.
Bu savaşta en çok dikkatimi çeken hususun haber ve iletişim kaynaklarında gördüğüm ABD ve İsrail eksenli, tarafgir yayınların olduğu ve bu yayınların saldırgan devletlerin propagandası yönünde gerçekleştiğidir.
Çünkü haberlerin kaynağı olan ajanslardan en önde gelenleri:
Associated Press (AP), Reuters ve Agence France-Presse (AFP)' dir; ayrıca Xinhua, TASS, DPA, EFE, Bloomberg, BBC, CNN, Al Jazeera ve Sputnik gibi önemli kurumlar da küresel haber akışını şekillendiren başlıca uluslararası medya kuruluşları genellikle Yahudi sermayesinin, sahipliğinde mason kuruluşlarının etkisi altındadır.
Bunlardan Al Jazeera farklı bir kulvarda olmakla birlikte ciddi tehditler ve zorluklarla mücadele etmektedir.
Öyle ki TV kanalları çok büyük oranda haberlerini İsrail - ABD ve özellikle Trump denilen azgın kovboyun çelişkili, sapkın açıklamaları doğrultusunda yapıyorlar. Güya kendini uzman olarak gören yorumculara göre İran bir kaç gün içinde teslim oluyordu.
Sürekli İran'a atılan füzeler ve bombalar ile tahrip edilen, yok edilen İran'ın ekonomik ve askeri merkezleri gösteriliyor, bir moral - üstünlüğü sağlanmak istendiği algısı dikkatlerden kaçmıyor. İsrail ve ABD'nin maruz kaldığı saldırılar İran'ın inanılmaz başarıları gizlenmeye çalışılıyor.
Türkiye'de bir kaç sol tandesli, bir iki İslâmi çizgide yayın yapan TV kanalı dışında diğer kanallar İsrail ve ABD'nin propagandasını yapmakta hiç bir tereddüt göstermiyor.
Bunun yanında sosyal medya mecralarında da durum farklı değil.
İslami cemaat önderlerinin, hoca sıfatıyla ahkam kesen şahısların 10 / 15 yıl önce İran aleyhinde, bilhassa mezhep ayrımcılığıyla yaptığı konuşmaların ısıtılıp ısıtılıp servis ediliyor olması ülkemizde medyanın kimlere, nasıl hizmet ettiğinin en bariz göstergesidir diye düşünüyorum.
Kitlelere, hitap eden otorite olarak görülen bu hocalar İran'ı yerden yere vururken kime hizmet ettiklerini hiç düşünmüyor olabilir mi acaba ?
Evet İran'ın katı, bağnaz mezhepçi anlayışı kabul edilemez. Şia merkezli bir İslâm inancını, yayılmacı politikalarını, bu yönde yaptığı zulümleri de biliyor ve reddediyoruz .
Lakin şu an mezhep ayrımcılığı yapma günü değil bilakis kafirlerin yaptığı zulümler, siyonizm karşısında beraber olma, dik durma günüdür.
İran'ı mezhep ayrımcılığıyla eleştiren koskoca kelli - felli hocalar bu şekilde kafirlerin ekmeğine yağ sürdüklerinin, İslâm Ümmetinin içine fitne ve nifak tohumları attıklarını, tekfir edici bir tutum içinde olduklarını ne zaman anlayacaklar ?
Yada;
Bu tür bir propagandaları sürekli gündemde tutan şahıslar karanlık güçlerin adamı değil de nedir ?
Bu minvalde yapılan konuşma ve propagandalar ya gaflet, ya dalalet yada ihanetin tezahürüdür.
Unutmayalım ki;
İran'a yapılan saldırılar, İran'ın Şii mezhebinden olduğu için değil İsrail'in tamamen siyonist emperyalist, tarihi emelleri doğrultusunda gerçekleştirilmektedir.
Bu saldırıların, İran ile aynı coğrafya ve kaderi paylaşan ülkemiz için de tehlike çanlarının çalması manasına geldiğini ne zaman idrak edeceğiz ?
Ne zaman uyanacağız ?
İran bir İslâm ülkesidir. Komşumuz, dostumuzdur.
Ticari bağımız güçlü birbirimize muhtacız.
Biz İran ile yaklaşık 400 yıldır savaşmamışız. Elbette sıkıntılı meselelerimiz de yok değildir.
Orada 40 / 50 milyon Azeri Türk soydaşımız yaşıyor. Üstelik İran'ın cumhurbaşkanı Türk asıllıdır. Mezhepleri farklı olabilir. Ama mezhep hiç bir zaman din değildir.
Elbette biz mazlum Lübnan ile İran halkının, Azeri kardeşlerimizin ve " Lailahe illallah Muhammedün resûlullah ! " diyenlerin safında yer tutacak, soykırımcı, lanetlenmiş, Siyonist İsrail, kafir, emperyalist ABD ve batılı uşakların karşısında yer alacağız.
İnsan olmanın, imanın, ahlâkın ve vicdanın gerekliliği budur !
2026
Bülent Okunakol'un Seni Yaradana Kurban Olayım! adlı yazısı Devamı
2026
Bülent Okunakol'un Gölhisar Dosyası-27- Gölhisar Turizm Gerçeği Yapraklı'da Bir hayalim var ! adlı yazısı Devamı
2026
Bülent Okunakol'un Gölhisar Dosyası 28 Gölhisar Turizmi, Nasıl Gelişir ? adlı yazısı Devamı
2026
Bülent Okunakol’un Toplumumuzun bir numaralı sorunu Adlı yazısı Devamı
2026
Bülent Okunakol'un 'Çarşamba günü yazmıştım Galatasaray Kocelispor'u yenemez diye!' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Bülent Okunakol'un 'Bu Galatasaray'da Şampiyonluk havası yok!' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Bülent Okunakol'un 'Dünyanın efendileri kaybediyor!' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Bülent Okunakol'un Ey Milletvekili sen kimin vekilisin? adlı yazısı Devamı
İran, sivil hedeflere yönelik saldırıların sürmesi durumunda ABD ve İsrail’e karşı düzenlenecek misilleme operasyonlarının kapsamının genişleyeceğini ve çok daha sert yanıt verileceğini duyurdu.
Kremlin Sözcüsü Dmitri Peskov, Rusya'nın İran'daki çatışmaların çözümü için desteğe hazır olduğunu açıklarken, NATO'yu doğrudan "düşman" olarak tanımladı ve Putin'in Mısır Dışişleri Bakanı ile görüşeceğini duyurdu.
Irak Sivil Havacılık Kurumu, Orta Doğu’da artan güvenlik riskleri nedeniyle ülke hava sahasının 3 Nisan Cuma günü saat 12.00’ye kadar uçuşlara kapalı kalacağını duyurdu.
İran Kızılayı, ABD ve İsrail'in düzenlediği saldırılar sonucunda ülke genelinde aralarında konut, iş yeri ve eğitim kurumlarının da bulunduğu 113 bin 570 sivil hedefin ağır hasar aldığını duyurdu.
ABD ve İsrail’in 28 Şubat’ta İran’a yönelik başlattığı askeri harekat bir ayı geride bırakırken, saldırılar enerji altyapısı ve başkentteki stratejik noktalara yoğunlaştı. Tebriz’deki petrokimya tesisinde arama kurtarma çalışmaları sürerken, Tahran’da Mihrabad Havalimanı dahil pek çok bölgenin vurulduğu bildirildi.
İran'ın Suudi Arabistan’daki Prens Sultan Hava Üssü’ne düzenlediği saldırıda, ABD’ye ait 700 milyon dolar değerindeki E-3 AWACS erken uyarı uçağının hasar aldığı bildirildi. Saldırıda yakıt ikmal uçaklarının da zarar gördüğü ve bazı ABD askerlerinin yaralandığı aktarıldı.
Yorumlar (0)