Uzmanlara göre doğum oranlarındaki düşüş, başta okul öncesi ve ilkokul olmak üzere eğitim kademelerinde öğrenci sayısının azalmasına, buna bağlı olarak derslik ve öğretmen ihtiyacının yeniden planlanmasına neden olacak.
TÜİK’in yaş gruplarına göre açıkladığı nüfus verileri, Türkiye’de çocuk nüfusundaki değişimi ortaya koyuyor.
Verilere göre;
Eğitim Uzmanı Salim Ünsal, 0-4 yaş grubundaki çocuk sayısının 5 yıllık yaş aralığına bölünmesi halinde yılda yaklaşık 953 bin çocuğun ilkokula başlayacağı öngörüsünde bulunuyor.
Ünsal, mevcut rakamların geçmiş yıllarla karşılaştırıldığında eğitim sisteminde önemli bir demografik değişime işaret ettiğini belirtiyor.
Uluslararası Türk Dili ve Edebiyatı Araştırmaları Dergisi’nde 2023 yılında yayımlanan “Cumhuriyet’in Yüzüncü Yılında Türk Milli Eğitim Sistemi (İstatistiksel Gelişmeler)” başlıklı araştırmaya göre, ilkokul eğitiminin 5 yıl olduğu 1970-1971 eğitim öğretim yılında ilkokulda toplam 4 milyon 939 bin 556 öğrenci bulunuyordu.
Bu dönemde bir yılda ilkokula başlayan çocuk sayısı ortalama 987 bin seviyesindeydi. Sonraki eğitim öğretim yılında ise bu sayı yeniden 1 milyonun üzerine çıktı.
Bugünkü nüfus eğilimlerinin devam etmesi halinde, yaklaşık yarım asır sonra Türkiye’de ilkokula başlayan öğrenci sayısının yeniden 1 milyonun altına düşmesi bekleniyor.
Eğitim Uzmanı Salim Ünsal, mevcut eğilimlerin eğitim altyapısı ve öğretmen istihdamı açısından da önemli sonuçlar doğuracağını belirtiyor.
Ünsal’ın hesaplamasına göre ilkokula başlayacak öğrenci sayısında geçmiş dönemlere kıyasla yaklaşık 360 binlik bir azalma yaşanabilir. Öğrenci sayısındaki bu düşüş, 30 kişilik sınıflar üzerinden değerlendirildiğinde yaklaşık 12 bin sınıfın boş kalması anlamına gelebilir.
Öğrenci sayısındaki azalmanın öğretmen atamalarına da yansıması bekleniyor. Ünsal, okul öncesi ve ilkokul kademelerinde başlayan düşüşün ilerleyen yıllarda ortaokul ve lise kademelerine de yansıyabileceğine dikkat çekiyor.
İstanbul Bilgi Üniversitesi Sosyoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Kenan Çayır, özellikle büyük kentlerde çocuk nüfusu oranının kırsal bölgelere göre daha fazla düşme eğiliminde olduğunu belirtiyor.
Çayır, nüfusun durağanlaşmasının beklendiğini ve Türkiye’nin doğurganlık hızının Avrupa ülkelerinin de altında seyrettiğini ifade ediyor. Nüfusun kendini yenileyebilmesi için kadın başına ortalama 2,1 çocuk gerektiğine dikkat çeken Çayır, Türkiye’de 2025 TÜİK verilerine göre bu oranın 1,42 olduğunu belirtiyor.
Düşen doğurganlık hızının Türkiye’nin nüfus yapısının yaşlanmasına neden olabileceğini belirten Çayır, çocuk sayısındaki azalmanın eğitim açısından ise daha nitelikli eğitim imkanları oluşturmak için fırsata dönüştürülebileceğini ifade ediyor.
Yıldız Teknik Üniversitesi Eğitim Fakültesi Temel Eğitim Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Özkan Sapsağlam da çocuk nüfusundaki azalmanın eğitim sisteminin birçok alanını etkileyeceğine dikkat çekiyor.
Sapsağlam, öğrenci sayısının azalmasıyla birlikte daha az öğretmen istihdamı ve daha düşük okul ile derslik ihtiyacının gündeme gelebileceğini belirtiyor. Eğitim fakültelerindeki bazı programların kontenjanlarının azaltılmaya başlandığını ancak bunun etkilerinin zaman içerisinde ortaya çıkacağını ifade ediyor.
Uzmanlara göre nüfus yapısındaki değişim, yalnızca öğretmen atamalarını değil; okul yatırımlarını, derslik planlamasını, eğitim fakültelerinin kontenjanlarını ve eğitimle bağlantılı birçok sektörü doğrudan etkileyecek.
Türkiye’de çocuk nüfusundaki düşüşün önümüzdeki yıllarda daha belirgin hale gelmesi beklenirken, eğitim sisteminin de bu yeni demografik yapıya göre yeniden planlanması önem kazanıyor.
Karacaören Baraj Gölü’nden paylaşılan görüntüler sosyal medyada gündem oldu.
Burdurlu öğretmenlerin Kaş’ta çektiği teke zortlatması videosu ilgi gördü.
Dereboğazı yolunda yeni önlemler alınsa da kalıcı çözüm bekleniyor.
Burdur Ağlasun’da öğrenciler harçlıklarını DMD hastası için topladı.
Doğal temizlik nedir? Sirke ve karbonat gerçekten işe yarıyor mu?
Sosyal medya içerikleriyle tanınan ve “ilyassmutluu” kullancı adlı Bucaklı fenomen Survivor hayali için Bucak’tan İstanbul’a yürümeye başladı.
Yorumlar (0)