Antalya Ticaret Borsası (ATB) öncülüğünde Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği'nin (TOBB) desteğiyle bu yıl 22-26 Nisan tarihleri arasında ANFAŞ Fuar Merkezi'nde düzenlenecek Yöresel Ürünler Fuarı YÖREX'in Danışma Kurulu Toplantısı, ATB Yönetim Kurulu Başkanı Ali Çandır başkanlığında Borsa Toplantı Salonu'nda yapıldı.
Antalya Ticaret Borsası (ATB) öncülüğünde Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği'nin (TOBB) desteğiyle bu yıl 22-26 Nisan tarihleri arasında ANFAŞ Fuar Merkezi'nde düzenlenecek Yöresel Ürünler Fuarı YÖREX'in Danışma Kurulu Toplantısı, ATB Yönetim Kurulu Başkanı Ali Çandır başkanlığında Borsa Toplantı Salonu'nda yapıldı. Toplantının açılışında konuşan Çandır, YÖREX'in Türkiye'nin en çok sevilen ve tek yöresel ürünler fuarı olduğunu belirterek, "YÖREX'e katkı sunan, destek veren tüm kurum ve kuruluşlarımıza teşekkür ediyorum. Sizler YÖREX'i bu kadar sahiplenmeseydiniz bu projeyi bu kadar geliştiremezdik" dedi.
YÖREX'in 2008 küresel krizinin ardından TOBB'un "Kriz varsa çare de var" kampanyası çerçevesinde hayata geçirildiğini hatırlatan Çandır, fuarın yerli üretimi desteklemek ve kırsal kalkınmayı güçlendirmek hedefiyle ilerlediğini belirtti. Anadolu'nun zengin üretim potansiyelini ekonomiye kazandırmayı hedeflediklerini kaydeden Çandır, TOBB'un ve kurum, kuruluşların desteğiyle YÖREX'in kısa sürede ulusal bir projeye dönüştüğünü vurguladı. YÖREX'in başladığı 2010 yılında 109 olan coğrafi işaret tescilli ürün sayısının bin 828'e ulaştığını, 837 ürünün tescil için beklediğini belirten Çandır, "YÖREX, coğrafi işaret konusunda farkındalık oluşturmuştur. Yöresel ürünlerin temsil edildiği önemli bir platform haline gelmiştir" diye konuştu.
Çandır, Antalya'da ise aynı dönemde 2 olan coğrafi işaretli ürün sayısının 20'ye yükseldiğini belirtti. Çandır, geçen 17 yılda Avrupa Birliği'nde 46 ürünün de coğrafi işaret tescili aldığını, Türk kahvesinin de geleneksel ürün adı koruması elde ettiğini kaydetti. Çandır, YÖREX'in ardından yöresel ürünler konusunda kamu politikalarının da geliştiğini, market raflarında coğrafi işaretli ürünlerin yer almasına yönelik düzenlemelerin hayata geçirildiğini hatırlattı.
YÖREX ile unutulmaya yüz tutmuş binlerce yöresel ürünün gün yüzüne çıkarılarak ekonomiye kazandırıldığını vurgulayan Çandır, yerel mirasın ticari değere dönüştüğünü ve bunun yerel kalkınmaya güçlü katkı sağladığını belirtti. Coğrafi işaretli ürünlerin üretildiği bölgenin ekonomik değerini artırdığına dikkat çeken Çandır, dünyada 200 milyar dolarlık, Avrupa Birliği'nde ise 100 milyar avroluk bir pazar bulunduğunu, Türkiye'nin coğrafi işaretli ürünler alanında önemli bir potansiyele sahip olduğunu ve bu pazardan daha fazla pay almayı hedeflediğini kaydetti.
YÖREX'in başladığı günden bu yana başarılara imza attığını anlatan Çandır, 81 ilin tamamı ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin YÖREX'te temsil edildiğini, 5 bini aşkın katılımcı ve 2,5 milyondan fazla ziyaretçinin YÖREX'te yöresel ürünlerle buluştuğunu kaydetti. 22-26 Nisan tarihleri arasında düzenlenecek YÖREX 2026'da 70'in üzerinde ilin katılım sağlayacağını belirten Çandır, hedeflerinin 81 ilin tamamının fuarda yer alması olduğunu söyledi. YÖREX'in yalnızca bir fuar değil, aynı zamanda kültürel bir buluşma noktası olduğuna dikkat çeken Çandır, "Yüzlerce kadın kooperatifinin kurulmasına öncülük eden YÖREX, üretimi teşvik eden ve yerelden kalkınmayı destekleyen önemli bir organizasyondur. Stantlarda ürünlerin sadece sergilenmesi değil, üretim aşamalarının da canlı olarak gösterilmesi büyük önem taşıyor" dedi.
Yöresel ürünlerin gelecek nesillere aktarılmasının önemine değinen Çandır, çocukların bu değerleri tanımasının ve sahiplenmesinin gerekliliğine dikkat çekerek, "Kendi ürünlerimizi çocuklarımıza tanıtmalı, tattırmalı ve hissettirmeliyiz. Aksi halde bize ait olmayan ürünlere yönelim artacaktır" ifadelerini kullandı.
Toplantıya katılan kurum ve kuruluşların temsilcileri, YÖREX ile yöresel ürünlerin ekonomiye kazandırıldığını belirterek, ulusal marka haline gelen YÖREX'i desteklediklerini ifade etti. Toplantıda ayrıca fuarın daha geniş kitlelere ulaşması için kurumların iletişim kanalları aracılığıyla tanıtım faaliyetlerine destek vermesinin önemi vurgulandı.
Burdur’un en yüksek noktası olan Kestel Dağı, 6 Aralık 2025 itibarıyla etkili olan yağışların ardından beyaz örtüyle kaplandı. Bucak ilçesi sınırlarındaki zirvede kış manzarası gece yarısı itibarıyla kendini gösterdi.
Cinsel fonksiyon bozuklukları, sanıldığından çok daha yaygın bir sağlık sorunu olarak hem kadınları hem erkekleri etkiliyor. Uzmanlar, fizyolojik ve psikolojik faktörlerin bu sorunun temelinde yer aldığını belirtiyor. Erken tanı ve doğru tedaviyle büyük ölçüde çözüm mümkün. İşte detaylar…
Türkiye A Milli Futbol Takımımız, 2026 FIFA Dünya Kupası Avrupa Elemeleri E Grubu’nda ilk sınavına çıkıyor. Gürcistan deplasmanıyla başlayacak serüvende futbolseverlerin gözü kulağı maçın saatinde ve yayın kanalında olacak. İşte 2025 milli takım maç takvimi ve Gürcistan-Türkiye karşılaşmasının tüm detayları.
Mersin’in Erdemli ilçesinde yer alan Elaiussa Sebaste Antik Kenti’nde 30. dönem kazı çalışmaları başladı. Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın “Geleceğe Miras Projesi” kapsamında yıl boyunca sürecek kazılarda, Türk, Amerikan ve İtalyan ekipler ortaklaşa çalışacak. Antik kentte ortaya çıkarılan mozaikler ve mezarlar, bölgenin tarihî önemini bir kez daha gözler önüne seriyor.
İstanbul’da öğrenim gören Burdurlu üniversite öğrencileri, İstanbul Burdurlular Derneği’nin düzenlediği dondurma ve çay programında bir araya geldi. Etkinlikte iş insanlarıyla öğrenciler tanışma fırsatı bulurken, samimi bir dayanışma ortamı oluştu.
Antalya’nın Serik ilçesinde hasta taşıyan 112 ambulansı, yoğun trafikte ilerleyemedi. Araçların yol vermemesi nedeniyle dakikalarca beklemek zorunda kalan sağlık ekiplerinin mücadelesi cep telefonu kamerasıyla kaydedildi. Görüntüler, trafikteki duyarsızlığı bir kez daha gözler önüne serdi.
Yorumlar (0)