DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, Saadet Partisi ile ortak düzenlenen "Türkiye Buluşmaları" programının ikinci ayağında Antalya'da iş insanları, sivil toplum kuruluşu temsilcileri ve basın mensuplarıyla bir araya geldi.
Kepez Mimar Sinan Kongre Merkezi'nde yaklaşık 500 kişinin katıldığı toplantıda konuşan Babacan, NATO Zirvesi'nin ardından hükümetin yeniden vatandaşın gündemine odaklanması gerektiğini söyledi. Türkiye'nin güçlü bir alternatife ihtiyaç duyduğunu savunan Babacan, adalet, ekonomi ve yönetim anlayışına ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
"NATO Zirvesi Bitti, Sıra Vatandaşın Sorunlarında"
NATO Zirvesi'nin Türkiye açısından önemli bir organizasyon olduğunu belirten Babacan, savunma sanayisinin uluslararası alanda tanıtılmasını ve kritik güvenlik başlıklarının Türkiye'de ele alınmasını olumlu bulduklarını ifade etti.
Bununla birlikte zirve nedeniyle günlük yaşamın aksadığını, esnafın zarar gördüğünü ve vatandaşların mağduriyet yaşadığını söyleyen Babacan, "Kendi insanını bir güvenlik riski gibi gören anlayış, güçlü devlet anlayışı değildir." dedi.
Hükümete çağrıda bulunan Babacan, "Uçaklar kalktığına göre, konvoylar dağıldığına göre şimdi sıra kendi vatandaşımıza hizmet zamanı." ifadelerini kullandı.
Babacan, zirve kapsamında yapılan yol ve çevre düzenlemelerindeki özenin ülke genelindeki altyapı, park ve kaldırımlara da gösterilmesi gerektiğini belirterek, güçlü devletin kendi vatandaşını ihmal etmeyen devlet olduğunu söyledi.
"Türkiye'nin Çıkışı Yeni ve Güçlü Bir Alternatiften Geçiyor"
Başkanlık sisteminin siyaseti iki kutuplu bir yapıya sürüklediğini savunan Babacan, Türkiye'nin yeni ve güçlü bir siyasi alternatife ihtiyaç duyduğunu dile getirdi.
Geçen yıl TBMM'de kurulan Yeni Yol Grubu'nu bu alternatifin ilk adımı olarak nitelendiren Babacan, Saadet Partisi ile yürütülen ortak çalışmaların süreceğini, benzer hedefleri paylaşan siyasi aktörlerle iş birliğini genişletmek istediklerini ifade etti.
Babacan, "Türkiye'nin çıkışı, çözüm; ancak yeni ve güçlü bir alternatif inşasıyla mümkün." dedi.
"Herkes Adalet Arıyor"
Konuşmasının önemli bölümünü adalet vurgusuna ayıran Babacan, vatandaşların yalnızca mahkemelerde değil, eğitimde, istihdamda, gelir dağılımında ve vergi sisteminde de adalet beklentisi içinde olduğunu söyledi.
"Adalet yoksa güven olmaz. Güven yoksa huzur olmaz. Huzur yoksa yatırım da üretim de olmaz." diyen Babacan, ekonomik kalkınmanın hukuk devleti ve güven ortamıyla mümkün olacağını savundu.
"Ekonomideki Tablo Yanlış Tercihlerin Sonucu"
Türkiye'de son yıllarda yüksek servete sahip kişi sayısının hızla arttığını, buna karşılık milyonlarca vatandaşın geçim sıkıntısı yaşadığını belirten Babacan, bunun küresel gelişmelerden ziyade yanlış ekonomi politikalarının sonucu olduğunu ileri sürdü.
Üretimi önceleyen bir ekonomi anlayışını benimsediklerini ifade eden Babacan, "Bizim için öncelik rant değil üretimdir, faiz değil yatırımdır, ayrıcalık değil adalettir." dedi.
Devlet kaynaklarının belirli kesimler yerine toplumun tamamının yararına kullanılacağını söyleyen Babacan, fırsat eşitliğini esas alan bir yönetim anlayışı hedeflediklerini belirtti.
"Türkiye'nin Yeni Bir Nefese İhtiyacı Var"
Konuşmasının sonunda Türkiye'nin yeni bir siyaset anlayışına ihtiyaç duyduğunu vurgulayan Babacan, "Türkiye'nin yeni bir nefese, temiz bir dile, temiz bir siyasete ve temiz bir yönetime ihtiyacı var." ifadelerini kullandı.
Babacan, korku yerine umudu, gerilim yerine kardeşliği, keyfilik yerine adaleti büyüteceklerini belirterek, Türkiye'yi hak ettiği yarınlara birlikte taşıyacaklarını söyledi.