Selçuk Özdağ'dan Muhsin Yazıcıoğlu Dosyası İçin Yeni Çağrı: "Bu Olayın Tüm Yönleriyle Aydınlatılması Gerekiyor"
Muhsin Yazıcıoğlu'nun ölümünün sıradan bir kaza olarak değerlendirilmemesi gerektiğini savunan Özdağ, olayın aydınlatılmasının hem hukuk devleti hem de kamu vicdanı açısından büyük önem taşıdığını dile getirdi.
Yeni Yol Grup Başkanvekili ve Muğla Milletvekili Doç. Dr. Selçuk Özdağ, Sözcü TV ekranlarında yaptığı açıklamalarda, Büyük Birlik Partisi (BBP) Kurucu Genel Başkanı Muhsin Yazıcıoğlu'nun yaşamını yitirdiği helikopter kazasına ilişkin önemli iddialar ve değerlendirmelerde bulundu. Olayın üzerinden uzun yıllar geçmesine rağmen kamuoyunda yanıt bekleyen birçok soru bulunduğunu ifade eden Özdağ, dosyanın yeniden ele alınarak tüm yönleriyle araştırılması gerektiğini söyledi.
Muhsin Yazıcıoğlu'nun ölümünün sıradan bir kaza olarak değerlendirilmemesi gerektiğini savunan Özdağ, olayın aydınlatılmasının hem hukuk devleti hem de kamu vicdanı açısından büyük önem taşıdığını dile getirdi.
"Muhsin Yazıcıoğlu Öldürüleceğini Söylüyordu" İddiası
Muhsin Yazıcıoğlu ile uzun yıllar birlikte siyaset yaptığını belirten Selçuk Özdağ, BBP liderinin hayatının son dönemlerinde kendisine yönelik tehditlerden söz ettiğini öne sürdü.
Bu değerlendirmelerine kaleme aldığı "Muhsin Yazıcıoğlu Söz Duruşmaları" adlı kitabında da yer verdiğini ifade eden Özdağ, Yazıcıoğlu'nun yaşadığı endişelerin dikkate alınması gerektiğini belirtti. Özdağ, dosyanın yeniden incelenmesi halinde bugüne kadar cevaplandırılamayan pek çok sorunun aydınlatılabileceğini savundu.
Devlet Denetleme Kurulu Raporuna Dikkat Çekti
Açıklamalarında dönemin Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün konuya ilişkin değerlendirmelerini de hatırlatan Özdağ, Devlet Denetleme Kurulu (DDK) tarafından hazırlanan raporun soruşturma açısından kritik öneme sahip olduğunu söyledi.
DDK raporunun ilgili kurumlara gönderildiğini belirten Özdağ, raporda yer alan tespitlerin yeniden değerlendirilmesi gerektiğini ifade ederek, mevcut bilgi ve belgeler ışığında kapsamlı bir soruşturma yürütülmesinin önemine işaret etti.
Radar Kayıtları ve F-16 İddiaları Yeniden Gündemde
Selçuk Özdağ, Muhsin Yazıcıoğlu'nun hayatını kaybettiği helikopter kazasına ilişkin yargı sürecinde tanıklık yaptığını da belirtti.
Olay günü bölgede F-16 savaş uçaklarının bulunduğuna yönelik kamuoyunda uzun süredir dile getirilen iddiaların araştırılması gerektiğini söyleyen Özdağ, özellikle radar kayıtları ile uydu görüntülerinin ayrıntılı biçimde incelenmesinin büyük önem taşıdığını ifade etti.
Bu teknik verilerin soruşturma kapsamında yeterince değerlendirilmediğini öne süren Özdağ, olayın bütün teknik bulgular ışığında yeniden araştırılması gerektiğini savundu.
"Helikopterden Sökülen Parçalar Açıklığa Kavuşturulmalı"
Kazanın ardından helikopter enkazında bazı cihaz ve parçaların söküldüğüne ilişkin iddiaları da gündeme taşıyan Özdağ, bu konunun yıllardır kamuoyunda tartışıldığını söyledi.
Söz konusu işlemleri gerçekleştiren kişilerin kimler olduğunun ve hangi gerekçeyle hareket ettiklerinin ortaya çıkarılması gerektiğini belirten Özdağ, bu iddiaların da kapsamlı soruşturma kapsamında değerlendirilmesi çağrısında bulundu.
Adalet Bakanı Akın Gürlek'e ÇağrıMuhsin Yazıcıoğlu dosyasının Türkiye'nin yakın siyasi tarihindeki en önemli olaylardan biri olduğunu ifade eden Selçuk Özdağ, dosyanın mevcut bilgi, belge ve teknik deliller çerçevesinde yeniden incelenmesi gerektiğini söyledi.
Adalet Bakanı Akın Gürlek'e çağrıda bulunan Özdağ, yıllardır kamuoyunda tartışılan iddiaların şeffaf, tarafsız ve kapsamlı bir soruşturmayla açıklığa kavuşturulmasının hem adaletin tecellisi hem de toplum vicdanının rahatlatılması açısından büyük önem taşıdığını dile getirdi.
Yıllardır Tartışılan Dosyada Yeni Soruşturma TalebiÖzdağ'ın açıklamalarıyla birlikte Muhsin Yazıcıoğlu'nun 2009 yılında Kahramanmaraş'ın Göksun ilçesi yakınlarında meydana gelen helikopter kazasında hayatını kaybetmesine ilişkin dosya bir kez daha kamuoyunun gündemine taşındı.
Özdağ, olayla ilgili ortaya atılan iddiaların tamamının bağımsız ve kapsamlı bir incelemeyle değerlendirilmesi gerektiğini belirterek, teknik kayıtlar, resmi raporlar ve tüm delillerin yeniden ele alınmasının olayın aydınlatılmasına katkı sağlayacağını ifade etti. Dosyanın yeniden açılmasının yalnızca Yazıcıoğlu ailesi açısından değil, kamu vicdanının tatmini ve adaletin sağlanması bakımından da önemli olduğunu savundu.