ANKARA- Adalet Bakanı Akın Gürlek, TV100 canlı yayınında gündeme ilişkin soruları yanıtladı. Terörsüz Türkiye süreci kapsamında TBMM'de kabul edilen çerçeve düzenlemeye ilişkin konuşan Gürlek, sürecin hukuki aşamaya geçebilmesi için terör örgütünün tamamen tasfiye edilmesi ve silahların bırakılması gerektiğini söyledi.
Gürlek, silahların tamamen bırakılması ve örgütün tasfiye edildiğinin MGK kararıyla tespit edilmesinin ardından çerçeve yasanın yürürlüğe gireceğini söyledi. Gürlek, yargı reformlarından faili meçhul dosyalara, yeni suç örgütlerine yönelik operasyonlardan devam eden soruşturmalara kadar birçok konuda açıklamalarda bulundu.
Kanunun, yapılacak tespitlerin ardından yürürlüğe gireceğini belirten Gürlek, geniş siyasi mutabakatın önemine dikkat çekti.
Terör örgütünün tamamen tasfiye edildiğinin ve silahların bırakıldığının Milli Güvenlik Kurulu kararıyla tespit edileceğini ifade eden Gürlek, kararın ardından düzenlemenin Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe gireceğini söyledi.
Gürlek, “Biz yıllardan beri Türk-Kürt kardeş gibi yaşıyoruz. Bu bir anlamda bunun tasdiki, kucaklaşması. İnşallah özellikle silahların bırakılmasından sonra bu yasa yürürlüğe girecek” dedi.
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz başkanlığında oluşturulan kurulun ilk toplantısını yaptığını açıklayan Gürlek, kurul bünyesinde dört alt komisyon kurulduğunu bildirdi.
İlk toplantıda alt komisyonların sorumlu kurumları ve raportörlerinin belirlendiğini kaydeden Gürlek, bazı komisyonların silah bırakma, tasfiye, tespit ve tasdik süreçlerinde görev yapacağını, bazılarının ise yasanın yürürlüğe girmesinin ardından devreye gireceğini söyledi.
Adalet Bakanlığının sürecin hukuki boyutunu takip edeceğini belirten Gürlek, yasa yürürlüğe girdikten sonra cezaevinde bulunan hükümlü ve tutuklular ile dışarıda bulunup teslim olacak kişilere ilişkin hukuki süreçlerin Bakanlık tarafından yürütüleceğini ifade etti.
İhtiyaç halinde infaz mevzuatı başta olmak üzere Türk Ceza Kanunu ve Terörle Mücadele Kanunu'nda yeni düzenlemelerin gündeme gelebileceğini belirten Gürlek, sürecin ihtiyaçlara göre şekilleneceğini söyledi.
Türkiye'nin yaklaşık 40 yıldır terör nedeniyle ağır bedeller ödediğini söyleyen Gürlek, terörün yalnızca güvenlik açısından değil, ekonomik ve toplumsal açıdan da büyük kayıplara neden olduğunu ifade etti.
Terör nedeniyle yaklaşık 2,3 trilyon dolarlık ekonomik kayıp yaşandığını belirten Gürlek, terörün sona ermesiyle özellikle bölge illerinde yatırım, istihdam ve turizm olanaklarının artacağını söyledi.
Doğu illerine yaptığı ziyaretlerde vatandaşların süreçten memnun olduğunu gördüğünü anlatan Gürlek, geçmişte güvenlik gerekçesiyle gidilemeyen bazı bölgelerde bugün ailelerin rahatlıkla vakit geçirebildiğini dile getirdi.
Süreci provoke etmeye yönelik girişimlere karşı kararlı olduklarını belirten Gürlek, özellikle spor müsabakalarında yaşanabilecek provokasyonlara karşı Adalet, İçişleri ile Gençlik ve Spor Bakanlıklarının koordinasyon içerisinde çalıştığını söyledi.
Zonguldak'ta yaşanan bir olayın da adli makamlarca takip edildiğini belirten Gürlek, sürecin sabote edilmesine izin vermeyeceklerini vurguladı.
Adalet Bakanı Gürlek, vatandaşların yargı süreçlerinde doğrudan muhatap bulabilmesi amacıyla Alo Adalet 135 hattının 1 Eylül'de üç pilot ilde hizmete gireceğini, ekim ayında ise uygulamanın Türkiye geneline yayılacağını açıkladı.
Yargı Hizmetlerinin Etkinliği Büroları aracılığıyla dava süreçlerinin yakından takip edileceğini belirten Gürlek, vatandaşların dava dosyalarının hangi aşamada olduğunu ve hedeflenen sürecin ne olduğunu öğrenebileceğini söyledi.
Gürlek, vatandaşların yıllarca adliye koridorlarında beklemeyeceği, davalarının ne zaman sonuçlanacağını öngörebileceği bir sistem oluşturmayı hedeflediklerini ifade etti.
Yargılamaları uzatan gereksiz bilirkişi incelemelerine yönelik düzenlemeler yapıldığını belirten Gürlek, hâkimin görev alanına giren hukuki değerlendirmelerde bilirkişiye başvurulamayacağını söyledi.
Yeni düzenlemeyle dosyaların aylarca bilirkişi incelemesinde beklemesinin önüne geçilmesinin hedeflendiğini kaydeden Gürlek, yargılamaların daha kısa sürede sonuçlandırılacağını belirtti.
Uzun süren boşanma davalarına da değinen Gürlek, ekim ayında Meclis gündemine gelmesi planlanan yeni yargı paketinde süresiz nafakaya ilişkin düzenlemelerin yer alacağını söyledi.
Üzerinde çalışılan formüle göre hâkimlerin tarafların sosyal ve ekonomik durumlarını, kusur oranlarını ve olayın özelliklerini dikkate alarak nafakanın süresini belirleyebileceğini ifade eden Gürlek, gerekli görülmesi halinde süresiz nafakaya da hükmedilebileceğini kaydetti.
Yeni nesil suç örgütleriyle mücadeleye de değinen Gürlek, haklarında soruşturma veya dava bulunan 880 kişinin banka ve kripto para hesapları ile taşınır ve taşınmaz mal varlıklarına el konulduğunu açıkladı.
Suç örgütlerinin özellikle gençleri para karşılığında kullandığını belirten Gürlek, örgütlerin finansal ağlarını çökertmeye yönelik çalışmaların sürdüğünü söyledi.
Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü bünyesinde kurulan Faili Meçhul Suçları Araştırma Biriminin yaklaşık dört aylık çalışması sonucunda 36 olayın aydınlatıldığını açıklayan Gürlek, yaklaşık 690 dosyanın ise incelemeye alındığını söyledi.
Dosyaların yalnızca masa başında incelenmediğini belirten Gürlek, gerektiğinde özel teknik ekiplerin sahaya gönderildiğini ve olay yerlerinde yeniden araştırma yapıldığını kaydetti.
Gülistan Doku'nun kaybolmasına ilişkin soruşturmanın öncelikli dosyalar arasında bulunduğunu söyleyen Gürlek, Tunceli'de özel bir ekip kurulduğunu ve kapsamlı saha çalışmaları yapıldığını açıkladı.
Dosyada delillerin karartıldığına ilişkin iddiaların da araştırıldığını belirten Gürlek, dijital kayıtlar ve çeşitli kurumlara ait veriler üzerinde incelemelerin sürdüğünü söyledi.
Büyük Birlik Partisinin Kurucu Genel Başkanı Muhsin Yazıcıoğlu'nun hayatını kaybettiği olaya ilişkin dosyanın Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yeniden kapsamlı biçimde ele alındığını belirten Gürlek, soruşturmada FETÖ bağlantısına ilişkin şüphe ve bulguların araştırıldığını ifade etti.
Alihan Kuriş liderliğindeki yapılanmaya yönelik soruşturmanın üçüncü dalgasında 54 kişinin gözaltına alındığını açıklayan Gürlek, 15 şirkete TMSF'nin, 4 derneğe ise kayyum atandığını söyledi.
Operasyonun herhangi bir dini grup veya sivil toplum kuruluşuna yönelik olmadığını vurgulayan Gürlek, soruşturmanın suç örgütünün mali yapılanmasına ilişkin yürütüldüğünü ifade etti.
Gürlek, soruşturma kapsamında kara para aklama, dolandırıcılık ve suç örgütü faaliyetlerine ilişkin iddiaların araştırıldığını, yeni itirafçı ifadeleri ve mağdur başvurularıyla dosyanın genişlediğini kaydetti.
Soruşturma kapsamında paraların çeşitli yöntemlerle yurt dışına çıkarıldığına ilişkin tespitlerin incelendiğini belirten Gürlek, Almanya'daki yapılanmaya ilişkin çalışmaların da sürdüğünü söyledi.
Örgüt yöneticilerinin mal varlıklarının ve şirketlerin mali hareketlerinin MASAK raporları üzerinden incelendiğini belirten Gürlek, Antalya'da ele geçirilen çok sayıda belge ile Ümraniye'deki merkezde evrakların imha edilmeye çalışıldığı iddialarının da soruşturma kapsamında değerlendirildiğini ifade etti.
Eski bakan Arif Ahmet Denizolgun'un ölümüne ilişkin Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturmaya da değinen Gürlek, ölümün doğal nedenlerle mi gerçekleştiği, yoksa dış müdahale bulunup bulunmadığına ilişkin tüm iddiaların ayrıntılı şekilde araştırıldığını söyledi.
Adli Tıp Kurumundan gelecek raporun soruşturmanın seyri açısından önem taşıdığını belirten Gürlek, yeni deliller ve tanık ifadeleri doğrultusunda soruşturmanın genişleyebileceğini kaydetti.
Adana Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturmaya ilişkin de konuşan Gürlek, 35 şüphelinin tutuklandığını hatırlattı.
Soruşturma kapsamında zorla senet imzalatma, tehdit, şantaj ve para alma iddialarının araştırıldığını belirten Gürlek, operasyon öncesinde bazı bilgisayar sistemlerinin söküldüğünün tespit edildiğini söyledi.
Firari şüphelilerin eski İçişleri Bakanı İdris Naim Şahin adına tahsisli araçla Muğla'ya götürüldüğünü belirten Gürlek, araçla ilgili açıklamaların dosyadaki kayıtlarla uyumlu olmadığını öne sürdü.
Gürlek, söz konusu aracın uzun süredir başka bir kişi tarafından kullanıldığına ilişkin tespitlerin bulunduğunu ifade ederek konunun soruşturma kapsamında araştırıldığını söyledi.
Ekrem İmamoğlu'nun yargılamalarda mahkemeleri siyasi tartışma alanına çevirdiğini savunan Gürlek, mahkemelerin siyaset arenası olmadığını söyledi.
Soruşturmaların yalnızca itirafçı beyanları üzerinden yürütüldüğü yönündeki eleştirilere de yanıt veren Gürlek, tanık ve itirafçı ifadelerinin HTS ve MASAK kayıtları başta olmak üzere farklı delillerle karşılaştırıldığını belirtti.
Adalet Bakanı Gürlek, Ahbap Derneği'ne yönelik soruşturmada yeni ifadeler ve MASAK raporlarının alındığını belirterek, soruşturmanın genişletilmesine ilişkin yetkinin İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığına ait olduğunu söyledi.
Gürlek, yeni gözaltıların ya da soruşturma kapsamında yeni operasyonların gündeme gelebileceğini belirterek, sürecin savcılık tarafından yürütüldüğünü ifade etti.
Karacaören Baraj Gölü’nden paylaşılan görüntüler sosyal medyada gündem oldu.
Burdurlu öğretmenlerin Kaş’ta çektiği teke zortlatması videosu ilgi gördü.
Dereboğazı yolunda yeni önlemler alınsa da kalıcı çözüm bekleniyor.
Burdur Ağlasun’da öğrenciler harçlıklarını DMD hastası için topladı.
Doğal temizlik nedir? Sirke ve karbonat gerçekten işe yarıyor mu?
Sosyal medya içerikleriyle tanınan ve “ilyassmutluu” kullancı adlı Bucaklı fenomen Survivor hayali için Bucak’tan İstanbul’a yürümeye başladı.
Yorumlar (0)