Bazen insan “üşüttüm galiba” deyip geçiyor, bazen de “alerji tuttu herhalde” diye kendi kendine teşhis koyuyor. Ama işin aslı şu ki, bazı belirtiler var ki aslında daha büyük bir tablonun küçük ipuçları olabilir. Astım da tam böyle bir hastalık. Yani bir anda ortaya çıkmıyor çoğu zaman, önce kendini belli ediyor. Ama biz o sinyalleri ya fark etmiyoruz ya da ciddiye almıyoruz, değil mi?
Ben bunu yıllar önce bir yakınımda görmüştüm. Sürekli öksürüyordu. “Sigara içmediğim halde niye böyleyim?” diyordu. Başta kimse önemsemedi. Ama sonra olay büyüdü. Meğer o basit görülen öksürük, astımın habercisiymiş. İşte o noktada insan “keşke daha erken fark etseydik” diyor.
Bak şöyle, öksürük normalde vücudun kendini temizleme refleksi. Yani şu demek: solunum yollarına giren yabancı maddeleri dışarı atmaya çalışıyor. Ama bu öksürük haftalarca sürüyorsa, özellikle gece artıyorsa… işte orada bir durmak lazım.
Astımda öksürük genelde kuru olur. Yani balgam yoktur ama rahatsız eder. Hatta bazen sadece geceleri ortaya çıkar. İnsan uykusundan uyanır. “Ne oluyor bana?” diye düşünür. Ama sabah geçince unutulur gider. İşte en büyük hata burada başlar.
Şimdi kendine sor, merdiven çıkarken eskisine göre daha çabuk yoruluyor musun? Ya da bazen durup derin nefes alma ihtiyacı hissediyor musun? Bu durum çoğu kişi tarafından kondisyon eksikliği sanılır. Ama her zaman öyle değil.
Astımda nefes yolları daralır. Buna “bronş daralması” denir, yani şu demek: hava geçişi zorlaşır. Hani ince bir pipetten nefes almaya çalışmak gibi düşün. İşte o hissin aynısı. İnsan bunu yaşayana kadar anlamıyor.
Bu biraz garip bir his. Çünkü dışarıdan bakınca hiçbir şey yok. Ama içeride bir baskı var. Sanki göğsünün ortasına biri oturmuş gibi. Çok ağır değil belki ama sürekli.
Ben bunu yaşayan birinden dinlemiştim. “Nefes alıyorum ama yetmiyor gibi” demişti. Çok çarpıcı bir cümle. Çünkü aslında tam olarak anlatıyor durumu. Nefes var ama yeterli değil. İşte bu da astımın en önemli sinyallerinden biri.
Bazen nefes alırken hafif bir ıslık sesi duyarsın. Özellikle gece sessizlikte daha belirgin olur. İşte buna “hırıltı” denir. Yani şu demek: daralmış hava yollarından geçen hava ses çıkarır.
Bu durum çoğu kişi tarafından önemsenmez. Ama aslında en net işaretlerden biridir. Çünkü vücut sana açık açık “bir şeyler yolunda değil” diyor. Soru şu… sen bunu duyuyor musun?
Şimdi tüm bunları okuyunca insan ister istemez kendini sorguluyor. “Acaba bende de var mı?” diye. Ama burada panik yapmak değil, fark etmek önemli. Çünkü bu belirtiler erken dönemde yakalanırsa, süreç çok daha rahat yönetilir.
Astım kontrol altına alınabilen bir hastalık. Ama bunun için önce o küçük sinyalleri ciddiye almak gerekiyor. “Geçer” demek yerine “neden geçmiyor?” diye sormak gerekiyor.
Ve belki de en önemli nokta şu… vücut aslında konuşuyor. Ama kelimelerle değil, belirtilerle. Sen onu dinlediğinde, o da sana yol gösteriyor. Ama görmezden geldiğinde… işte o zaman işler biraz daha karmaşık hale geliyor.
Karacaören Baraj Gölü’nden paylaşılan görüntüler sosyal medyada gündem oldu.
Burdurlu öğretmenlerin Kaş’ta çektiği teke zortlatması videosu ilgi gördü.
Dereboğazı yolunda yeni önlemler alınsa da kalıcı çözüm bekleniyor.
Burdur Ağlasun’da öğrenciler harçlıklarını DMD hastası için topladı.
Doğal temizlik nedir? Sirke ve karbonat gerçekten işe yarıyor mu?
Sosyal medya içerikleriyle tanınan ve “ilyassmutluu” kullancı adlı Bucaklı fenomen Survivor hayali için Bucak’tan İstanbul’a yürümeye başladı.
Yorumlar (0)