Londra ve Kanada'daki bilim insanlarının ortak çalışması, beyin kanserinin en agresif türlerinden biri olan glioblastomaya karşı geliştirilen yeni nesil CAR-T hücre tedavisinin umut verici sonuçlar ortaya koyduğunu gösterdi. Laboratuvar ortamında ve hayvan modellerinde gerçekleştirilen deneylerde tedavi, tümörleri büyük ölçüde ortadan kaldırmayı başarırken, araştırmacılar yöntemin gelecekte klinik uygulamalara kapı aralayabileceğini belirtiyor.
Yıllardır Tedavisi En Zor Kanserlerden Biri Olarak Görülüyor
Glioblastoma, beyin dokusu içerisine ince uzantılarla yayıldığı için cerrahi müdahaleyle tamamen çıkarılması oldukça güç olan kanser türleri arasında yer alıyor. Ameliyat sonrasında geride kalan kanser hücreleri ise çoğu zaman kemoterapi ve radyoterapiye direnç göstererek hastalığın yeniden ilerlemesine neden oluyor.
Uzmanlara göre hastaların büyük bölümü tanı aldıktan sonra sınırlı bir yaşam süresine sahip olurken, bu nedenle geliştirilecek yeni tedaviler büyük önem taşıyor.

Hastanın Bağışıklık Hücreleri Yeniden Programlanıyor
Araştırmada kullanılan CAR-T tedavisi, hastanın kendi bağışıklık sisteminden alınan T hücrelerinin laboratuvarda genetik olarak değiştirilmesine dayanıyor. Bu hücreler, kanser hücrelerini tanıyıp hedef alabilecek şekilde yeniden tasarlanıyor ve daha sonra hastaya geri verilerek tümörle mücadele etmeleri sağlanıyor.
Bugüne kadar özellikle lösemi ve lenfoma gibi kan kanserlerinde başarılı sonuçlar veren bu yöntemin, ilk kez glioblastoma üzerinde bu denli etkili sonuçlar vermesi dikkat çekti.
Deneylerde Yüzde 92 Başarı Sağlandı
Araştırmanın sonuçları, bilim dünyasının saygın dergilerinden Nature'da yayımlandı.
İnsanlardaki glioblastomayı taklit eden deneysel hayvan modellerinde gerçekleştirilen çalışmada tedavi uygulanan 13 denekten 12'sinde tümörlerin tamamen ortadan kaldırıldığı bildirildi. Bu da yaklaşık yüzde 92'lik başarı oranına işaret ediyor.
Tedavi uygulanan gruplardan bazılarının aylar boyunca tümör belirtisi göstermeden yaşamlarını sürdürmesi de araştırmanın en dikkat çekici bulguları arasında yer aldı.
Başarıda GPNMB Proteini Hedef Alındı
Bilim insanları, glioblastoma tümörlerinde ve makrofaj adı verilen bazı bağışıklık hücrelerinde bulunan GPNMB isimli proteini hedef aldı.
Normal şartlarda vücudu koruyan makrofajların, kanser tarafından kontrol altına alınarak tümörü koruyan bir savunma mekanizmasına dönüştüğü belirlendi.
Araştırmacılar geliştirdikleri CAR-T hücrelerini GPNMB proteinini tanıyacak şekilde tasarlayarak hem doğrudan kanser hücrelerini hem de tümörü koruyan bağışıklık ortamını aynı anda hedef aldı. Böylece kanserin savunma sistemi de büyük ölçüde etkisiz hale getirildi.
"Kanseri Yalnızca Tümör Olarak Değil, Bir Ekosistem Olarak Ele Aldık"
Araştırmanın başyazarlarından King's College London ve McMaster Üniversitesi'nden Prof. Sheila Singh, glioblastomanın yalnızca kanser hücrelerinden oluşmadığını, çevresindeki bağışıklık sistemiyle birlikte değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti.
Singh, geliştirilen yaklaşım sayesinde yalnızca tümörün değil, onu destekleyen bağışıklık hücrelerinin de hedef alınarak hastalığın yaşamını sürdüren mekanizmanın çökertildiğini söyledi.
Araştırmanın ortak yazarlarından Shan Grewal ise önceki çalışmaların çoğunun yalnızca kanser hücrelerini hedeflediğini, yeni yöntemin ise tümörün koruyucu yapısını da ortadan kaldırarak iki yönlü bir etki oluşturduğunu dile getirdi.
İnsan Deneyleri İçin Hazırlık Süreci Devam Ediyor
Araştırmacılar, elde edilen sonuçların şu aşamada laboratuvar ve hayvan deneylerine ait olduğunu, tedavinin henüz insanlar üzerinde denenmediğini vurguluyor.
Bununla birlikte elde edilen bulguların, glioblastoma tedavisinde yeni klinik araştırmaların önünü açabilecek nitelikte olduğu değerlendiriliyor.
Uzmanlardan Erken Tanı Uyarısı
Uzmanlar, sürekli şiddetlenen baş ağrısı, nöbet geçirme, mide bulantısı, baş dönmesi, hafıza sorunları, vücudun bir tarafında güç kaybı ile görme veya konuşmada yeni başlayan bozuklukların glioblastomanın önemli belirtileri arasında yer aldığını belirtiyor.
Bu tür yakınmaların uzun süre devam etmesi halinde vakit kaybetmeden sağlık kuruluşuna başvurulmasının erken tanı ve tedavi açısından kritik önem taşıdığı ifade ediliyor.
Karacaören Baraj Gölü’nden paylaşılan görüntüler sosyal medyada gündem oldu.
Burdurlu öğretmenlerin Kaş’ta çektiği teke zortlatması videosu ilgi gördü.
Dereboğazı yolunda yeni önlemler alınsa da kalıcı çözüm bekleniyor.
Burdur Ağlasun’da öğrenciler harçlıklarını DMD hastası için topladı.
Doğal temizlik nedir? Sirke ve karbonat gerçekten işe yarıyor mu?
Sosyal medya içerikleriyle tanınan ve “ilyassmutluu” kullancı adlı Bucaklı fenomen Survivor hayali için Bucak’tan İstanbul’a yürümeye başladı.
Yorumlar (0)