Jeopolitik gerilimlerin gölgesinde hareket eden Borsa İstanbul’da son günlerde yaşanan sert yükseliş yatırımcının yeniden iştahını artırdı. Ancak piyasadaki iyimserliğin ne kadar kalıcı olduğu sorusu hâlâ masada duruyor. Ekonomist Filiz Eryılmaz, özellikle ateşkes beklentileri sonrası piyasada oluşan hızlı yükselişin dikkat çekici olduğunu söylerken, yatırımcıların “kontrollü iyimserlik” dönemine girdiğini belirtti.
Son haftalarda BIST tarafında oluşan tabloyu değerlendiren Eryılmaz’a göre piyasa artık ekonomik verilerden çok anlık haber akışlarına tepki veriyor. Özellikle Orta Doğu’daki gelişmeler, ABD-İran hattındaki açıklamalar ve diplomatik mesajlar yatırımcı davranışını doğrudan etkiliyor.
Şimdi işin aslı şu ki… Son dönemde piyasayı takip eden birçok küçük yatırımcı aynı şeyi hissediyor. Sabah sert düşüş korkusuyla uyanan yatırımcı, birkaç saat sonra gelen yeni bir açıklamayla yeniden alıma geçebiliyor. Özellikle mobil uygulamalardan işlem yapan kısa vadeli yatırımcı kitlesinde “haberle yön değiştiren piyasa” algısı iyice güçlenmiş durumda.
Borsa İstanbul’da son iki haftanın en kritik seviyesi 14.600 oldu. Çünkü endeks bu noktayı birçok kez test etmesine rağmen kalıcı şekilde aşamamıştı.
Eryılmaz’a göre bu seviyenin kırılması için güçlü bir katalizör gerekiyordu ve o katalizör ateşkes beklentileriyle geldi. Haber akışlarının pozitifleşmesiyle birlikte endeks hızlı şekilde 15.000 puanın üzerine taşındı. Hatta gün içerisinde 15.500 seviyeleri de test edildi.
Piyasa uzmanları teknik analizde bu tür seviyeleri “psikolojik direnç noktası” olarak tanımlıyor. Özellikle yüksek hacimli kırılımlar, yatırımcı güvenini artırabiliyor. Ancak uzmanlar tek başına yükselişin yeterli olmadığını, kalıcılığın da önemli olduğunu vurguluyor.
Küresel piyasalarda son dönemin en dikkat çekici başlığı hiç kuşkusuz jeopolitik riskler oldu. Özellikle ABD ile İran arasında yaşanan gerilim, enerji fiyatlarından altına kadar birçok yatırım aracında dalgalanma yarattı.
Eryılmaz’ın dikkat çektiği nokta ise şu: Piyasa artık kötü habere eskisi kadar sert tepki vermiyor.
Bu durum, finans literatüründe “haber yorgunluğu” olarak tanımlanan psikolojik süreci akıllara getiriyor. Yani yatırımcılar sürekli kriz ve savaş başlıklarına maruz kaldıkça, piyasaların refleksi zamanla değişebiliyor. Uluslararası finans kuruluşlarının raporlarında da son dönemde yatırımcı davranışlarında bu dönüşümün hızlandığı belirtiliyor.
Ekonomist Eryılmaz da tam olarak buna işaret ediyor. Çünkü savaş riski sürmesine rağmen Borsa İstanbul’daki geri çekilmelerin sınırlı kaldığını belirtiyor.
Son iki gündür özellikle bankacılık endeksindeki hareket dikkat çekiyor. Banka ağırlıklı fonların güçlü performans göstermesi, yatırımcıların yeniden risk almaya başladığını gösteriyor.
Burada dikkat çeken detaylardan biri de yabancı yatırımcı davranışı. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın sıkı para politikası ve yüksek faiz ortamı nedeniyle bankacılık hisseleri yeniden ilgi görmeye başladı.
Ancak uzmanlar kısa vadede hafta sonu riskine dikkat çekiyor. Çünkü jeopolitik başlıklarda hafta sonu yaşanabilecek ani gelişmeler, pazartesi açılışlarında sert fiyat hareketlerine neden olabiliyor.
Birçok deneyimli yatırımcı özellikle cuma günleri pozisyon küçültmeyi tercih ediyor. Bunun nedeni sadece teknik analiz değil; aynı zamanda “haber boşluğu riski.” Yani piyasalar kapalıyken gelen kritik açıklamalara müdahale edememe korkusu.
Güvenli liman talebinin artmasıyla birlikte altın ve gümüş fiyatlarında da yukarı yönlü hareket dikkat çekiyor. Ancak Eryılmaz’a göre yatırımcıların burada da dikkatli olması gerekiyor.
Özellikle altının kritik direnç seviyelerini aşmakta zorlandığını belirten ekonomist, hacimli kırılım olmadan agresif alım yapılmasının risk oluşturabileceğini ifade etti.
Gümüş tarafında ise hareket daha sert. Çünkü gümüş piyasası altına göre daha düşük hacimli olduğu için haber akışlarına daha hızlı tepki verebiliyor.
Uluslararası piyasalarda özellikle merkez bankalarının faiz politikaları, dolar endeksi ve jeopolitik riskler; hem altın hem de gümüş fiyatlamalarında belirleyici olmaya devam ediyor.
Eryılmaz’ın değerlendirmesine göre mevcut pozisyonların korunması şu aşamada daha mantıklı görünüyor. Ancak yeni pozisyon almak isteyen yatırımcıların acele etmemesi gerektiği belirtiliyor.
Özellikle 15.500 üzerinde güçlü ve hacimli kapanışların görülmeden agresif alımların risk oluşturabileceği ifade ediliyor.
Borsa İstanbul’da kısa vadeli görünüm açısından ise 14.600 seviyesi “destek”, 14.175 seviyesi ise “kırmızı çizgi” olarak değerlendiriliyor. Bu seviyelerin altına inilmesi halinde piyasadaki teknik görünümün bozulabileceği belirtiliyor.
Şimdi yatırımcıların gözü bir yandan jeopolitik gelişmelerde, diğer yandan ise gelecek hafta açıklanacak küresel ekonomik verilerde olacak. Çünkü piyasalar artık sadece rakamlarla değil, saniyeler içinde yayılan haber akışlarıyla yön değiştiriyor.
Karacaören Baraj Gölü’nden paylaşılan görüntüler sosyal medyada gündem oldu.
Burdurlu öğretmenlerin Kaş’ta çektiği teke zortlatması videosu ilgi gördü.
Dereboğazı yolunda yeni önlemler alınsa da kalıcı çözüm bekleniyor.
Burdur Ağlasun’da öğrenciler harçlıklarını DMD hastası için topladı.
Doğal temizlik nedir? Sirke ve karbonat gerçekten işe yarıyor mu?
Sosyal medya içerikleriyle tanınan ve “ilyassmutluu” kullancı adlı Bucaklı fenomen Survivor hayali için Bucak’tan İstanbul’a yürümeye başladı.
Yorumlar (0)