Ankara Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, sermaye piyasalarında yaşanan fon krizine ilişkin TBMM Genel Kurulu’nda bir sunum gerçekleştirdi. Yılmaz, tasfiye sürecindeki 131 fonun toplam portföy değerinin hane halkı finansal varlıklarının yüzde 2,4’üne karşılık geldiğini belirterek, yaşanan sorunun sermaye piyasalarının genelini temsil etmediğini söyledi.
“Finans Piyasalarımızda Sistemik Risk Söz Konusu Değil”
TBMM Genel Kurulu’nda konuşan Cevdet Yılmaz, Türkiye ekonomisinin temellerinin sağlam olduğunu savundu. Bütçe açığının milli gelire oranının yaklaşık yüzde 3, cari açığın ise yüzde 2,6 seviyesinde bulunduğunu belirten Yılmaz, Merkez Bankası rezervlerinin dış şoklara karşı güvence sağladığını ifade etti.
Bankacılık sisteminin yüksek sermaye yeterlilik oranlarıyla güçlü olduğunu dile getiren Yılmaz, fon piyasalarında yaşanan sorunun sermaye piyasalarının tamamına mal edilmemesi gerektiğini söyledi.
Yılmaz, “Finans piyasalarımızda sistemik bir risk söz konusu değildir. Sermaye piyasalarımız yapısı sağlamdır” dedi.
“Sorunu Olduğundan Büyük ya da Küçük Göstermeyelim”
Yılmaz, yaşanan gelişmeler karşısında kamuoyunun doğru bilgilendirilmesinin önemine dikkat çekti. Medya ve sosyal medyada yapılan değerlendirmelerin yatırımcıları olumsuz etkilememesi gerektiğini belirten Yılmaz, sorunun gerçek boyutlarının doğru ortaya konulması çağrısında bulundu.
Yılmaz, yaşanan sorunlarla herhangi bir ilgisi olmayan şirketlerin ve yatırımcıların zarar görmemesi gerektiğini belirterek, “Lütfen bu soruna olduğundan daha büyük veya olduğundan daha küçük bir anlam ifade etmeyelim. Gerçekçi olalım ve sağlıklı bilgilere dayalı yorumlar yapalım” ifadelerini kullandı.

131 Fon Tasfiye Sürecinde
5 Ekim 2026 itibarıyla tasfiye sürecindeki 131 fonun toplam portföy değerinin hane halkının finansal varlıklarının yüzde 2,4’üne karşılık geldiğini açıklayan Yılmaz, bu fonların toplam fon sayısının yüzde 4,6’sını, toplam portföy değerinin ise yüzde 7,7’sini oluşturduğunu söyledi.
Yılmaz, sorunun fon piyasasının sınırlı bir bölümünde yaşandığını belirterek, sermaye piyasalarının büyütülmesi ve derinleştirilmesi hedefinden vazgeçilmeyeceğini vurguladı.
“Hazine Kaynağı Kullanılmayacak”
Tasfiye sürecinde oluşan zararların karşılanması için Hazine kaynaklarının kullanılmayacağını belirten Yılmaz, özellikle yüksek risk içeren serbest fonlarda devlet garantisinin bulunmadığını söyledi.
Yılmaz, yatırımcıların zararlarının öncelikle ilgili fonların kendi kaynaklarından karşılanacağını ifade etti. Ayrıca haksız veya fahiş gelir elde edenlerden geri alınacak kaynakların ve sistem dışına çıkarılan varlıkların satışından elde edilecek gelirlerin de tasfiye sürecinde kullanılacağını kaydetti.
Olağanüstü Tasfiyede 1 Milyon Liraya Kadar Ana Para Ödemesi
Yılmaz, TBMM’nin takdirine sunulacak olağanüstü tasfiye düzenlemesinin yasalaşması halinde, belirli şartları taşıyan fonlarda yatırımcılara 1 milyon liraya kadar ana para ödemesi yapılmasının planlandığını açıkladı.
Ödemelerde önceliğin küçük yatırımcılara ve para piyasası fonlarına verilmesinin planlandığını belirten Yılmaz, teknik hazırlıkların tamamlandığını söyledi.
Yılmaz, düzenlemenin ekim ayında yasalaşması halinde 1 milyon liraya kadar ana para ödemelerinin aynı ay içerisinde başlayabileceğini ifade etti.
455 Bin 758 Yatırımcı Bulunuyor
Tasfiye kapsamındaki 131 fonda toplam 455 bin 758 yatırımcının bulunduğunu açıklayan Yılmaz, bunların 151 bin 247’sinin Ziraat Bankası tarafından tasfiyesi yürütülecek 125 fonda, 388 bin 718’inin ise İş Bankası tarafından tasfiyesi yürütülecek 6 fonda yer aldığını belirtti.
Yılmaz ayrıca olağan tasfiye kapsamında bulunan 17 fondaki 43 bin 643 yatırımcıya yönelik ödemelerin yapılmasının planlandığını söyledi.
Fon Koordinasyon Kurulu Çalışmalarını Sürdürüyor
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın başkanlığında oluşturulan Fon Koordinasyon Kurulu’nun çalışmalarını sürdürdüğünü belirten Yılmaz, kurulun ilk toplantısında tasfiye kapsamındaki fonların mal varlığı ve likidite durumuna göre yatırımcılara yapılacak ödemelere ilişkin yol haritasının ele alındığını söyledi.
2 Ekim’de gerçekleştirilen ikinci toplantıda ise net yatırım tutarı, ödeme takvimi ve yapılması planlanan düzenlemelerin değerlendirildiğini belirten Yılmaz, üçüncü toplantıda hazırlanan kanun teklifi taslağının kapsamlı şekilde ele alındığını aktardı.
DDK Soruşturmasında 10 Müfettiş Görev Yapıyor
Yılmaz, sermaye piyasalarında yaşanan süreçte idari ve kişisel sorumlulukların belirlenmesi amacıyla Devlet Denetleme Kurulu tarafından kapsamlı bir inceleme yürütüldüğünü açıkladı.
Şu anda sahada 10 müfettişin görev yaptığını belirten Yılmaz, ihtiyaç duyulması halinde müfettiş sayısının artırılabileceğini söyledi.
Yılmaz, Devlet Denetleme Kurulu raporunun yalnızca sorumlulukları ortaya koymayacağını, sistemdeki olası açıkların belirlenmesine ve gelecekte benzer sorunların yaşanmaması için alınacak önlemlere de ışık tutacağını ifade etti.
220 Kişi Hakkında İşlem Yapıldı
Adli süreç hakkında da bilgi veren Yılmaz, fon şirketlerinin yönetim kurulu üyelerinin de aralarında bulunduğu 220 kişi hakkında işlem yapıldığını açıkladı.
Yılmaz, bu kişilerden 85’inin tutuklu olduğunu, 23 şüpheli hakkında adli kontrol kararı uygulandığını ve 81 kişi hakkında yurt dışına çıkış yasağı bulunduğunu belirtti.
15 Eylül-2 Ekim tarihleri arasında yatırımcı mağduriyetlerinin giderilmesi ve suç gelirlerinin kaçırılmasının önlenmesi amacıyla 63 gerçek kişi ile 12 tüzel kişiye ait taşınır ve taşınmazlar hakkında 21 el koyma kararı verildiğini açıklayan Yılmaz, 67 kişi ve şirketin banka, kripto ve kiralık kasa hesaplarına, 27 kişi ve şirketin ise ortaklık paylarına el konulduğunu söyledi.
“Sorumluluğu Olan Herkes Hesap Verecek”
Yılmaz, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın “sorumluluğu olan kim varsa hesap sorulacak” yaklaşımının süreçte temel ilke olduğunu belirtti.
Hukuka aykırı işlemler, istismar ve usulsüzlüklerle mücadele edildiğini kaydeden Yılmaz, “Hak yiyenleri savunma yoluna asla girmeyeceğiz. Etkin bir idari ve adli süreç içinde gereğini yapıyoruz, yapmaya devam edeceğiz” dedi.
Yılmaz, bununla birlikte yeterli bilgiye dayanmadan hiç kimsenin haksız yere töhmet altında bırakılmaması gerektiğini de vurguladı.
Sorun Ortaya Çıkmadan Önce Atılan Adımları Sıraladı
Cevdet Yılmaz, fon krizinin ortaya çıkmasından önce de çeşitli düzenlemeler yapıldığını söyledi.
Yılmaz’ın verdiği bilgilere göre, 21 Kasım 2024’te para piyasası fonlarının portföylerinin en az yüzde 10’unu Hazine tahvil ve bonolarında tutmasına yönelik düzenleme yapıldı.
2 Aralık 2025’te hisse senetlerindeki manipülasyon ve serbest fonlardaki risklere yönelik değerlendirmeler gerçekleştirildi. 18 Aralık 2025’te ise serbest fonlara giriş eşiği 1 milyon liradan 10 milyon liraya yükseltildi.
17 Haziran 2026’da SPK tarafından serbest fonların kullanımına ilişkin yeni düzenleme ve TEFAS uygulama esasları onaylandı. 20 Temmuz’da TEFAS’ın fon alım-satım altyapısı yenilendi.
28 Ağustos 2026’da SPK tarafından yayımlanan ve 1 Eylül’de yürürlüğe giren rehberle fon işlemlerine yönelik yeni kurallar getirildi.
“Tasfiye Süreci 5-6 Ay İçinde Tamamlanacak”
Yılmaz, tasfiye işlemlerinin mümkün olan en hızlı ve doğru şekilde yürütüleceğini belirtti. Fonların tasfiyesi kapsamında Ziraat Bankası ve İş Bankası’nın görevlendirildiğini açıklayan Yılmaz, 125 fonun tasfiyesinin Ziraat Bankası, 6 fonun tasfiyesinin ise İş Bankası tarafından yürütüleceğini söyledi.
Fonların yatırımcı hakları, nakit varlıkları, borç ve alacakları ile mal varlıklarının tespitine yönelik çalışmaların yapıldığını belirten Yılmaz, nihai tasfiye faaliyetlerinin yaklaşık 5-6 aylık süreçte tamamlanmasının öngörüldüğünü ifade etti.
“Yatırımcıların Haklarını Sonuna Kadar Koruyacağız”
Konuşmasının sonunda sermaye piyasalarının geleceğine ilişkin mesaj veren Yılmaz, yaşanan sorunun diğer fonlara ve finansal araçlara genellenmemesi gerektiğini söyledi.
Türkiye’nin finansal sisteminin güçlü olduğunu savunan Yılmaz, sermaye piyasalarının büyütülmesi ve derinleştirilmesi hedefinin sürdürüleceğini belirtti.
Yılmaz, “Bu süreçte hukuku ve milletimizin son derece haklı hassasiyetlerini esas alacak, hiçbir suistimali karşılıksız bırakmayacak ve milletimizin ve yatırımcılarımızın haklarını sonuna kadar koruma gayreti içinde olacağız” dedi.
Karacaören Baraj Gölü’nden paylaşılan görüntüler sosyal medyada gündem oldu.
Burdurlu öğretmenlerin Kaş’ta çektiği teke zortlatması videosu ilgi gördü.
Dereboğazı yolunda yeni önlemler alınsa da kalıcı çözüm bekleniyor.
Burdur Ağlasun’da öğrenciler harçlıklarını DMD hastası için topladı.
Doğal temizlik nedir? Sirke ve karbonat gerçekten işe yarıyor mu?
Sosyal medya içerikleriyle tanınan ve “ilyassmutluu” kullancı adlı Bucaklı fenomen Survivor hayali için Bucak’tan İstanbul’a yürümeye başladı.
Yorumlar (0)