Ankara

DEM Parti Kongresinde Yeni Dönem Mesajı: “Kendimizi Tekrar Etmek İçin Değil, Kendimizi Yenilemek İçin Buradayız”

DEM Parti’nin 5’inci Olağan Büyük Kongresi Ankara Nazım Hikmet Kültür Merkezi’nde gerçekleştirilirken, Eş Genel Başkan Tülay Hatimoğulları yeni döneme ilişkin önemli mesajlar verdi. Hatimoğulları, kongrenin “bir hazırlık ve eşik kongresi” olduğunu belirterek, barış ve demokratik toplum hedefi doğrultusunda yeni bir döneme hazırlandıklarını söyledi. Kongrede Tuncer Bakırhan ve Tülay Hatimoğulları, geçerli 535 oyun tamamını alarak yeniden Eş Genel Başkan seçildi.

DEM Parti Kongresinde Yeni Dönem Mesajı: “Kendimizi Tekrar Etmek İçin Değil, Kendimizi Yenilemek İçin Buradayız”

Ankara DEM Parti’nin 5’inci Olağan Büyük Kongresi Ankara Nazım Hikmet Kültür Merkezi’nde gerçekleştirilirken, Eş Genel Başkan Tülay Hatimoğulları yeni döneme ilişkin önemli mesajlar verdi. Hatimoğulları, kongrenin “bir hazırlık ve eşik kongresi” olduğunu belirterek, barış ve demokratik toplum hedefi doğrultusunda yeni bir döneme hazırlandıklarını söyledi. Kongrede Tuncer Bakırhan ve Tülay Hatimoğulları, geçerli 535 oyun tamamını alarak yeniden Eş Genel Başkan seçildi.

Hatimoğulları’ndan Emekçilere Ve Farklı Kesimlere Selam

Kongrede konuşan Tülay Hatimoğulları, Türkiye ve dünyadaki gelişmeleri değerlendirdi. Konuşmasına Türkiye’nin farklı bölgelerinde çalışan çiftçilere, tarım işçilerine, emekçilere ve toplumun farklı kesimlerine selam göndererek başlayan Hatimoğulları, Türkiye’nin dört bir yanında yaşayan emekçi ve yoksulları andı.

Hatimoğulları, Türk, Kürt, Arap, Çerkez, Laz, Ermeni, Roman, Süryani, Alevi, Sünni, Ezidi ve Hristiyanlara da selam göndererek, “Ez cümle, bütün farklı halklardan ve inançlardan 72 millete selam olsun” dedi.

Kadınlara özel vurgu yapan Hatimoğulları, “Bu yaşamın ve mücadelenin en ağır yükünü sırtlayan, en önde duran, yaşamın her alanında en ağır bedeli ödeyen kadınlara, Barış Anneleri'ne, Cumartesi Anneleri'ne binlerce kez selam olsun” diye konuştu.

Öcalan, Demirtaş Ve Yüksekdağ’a Selam

Hatimoğulları, cezaevlerinde bulunan siyasi isimleri de konuşmasında andı. “Selam olsun sürgündeki yoldaşlarımıza. Ve değerli canlar, buradan sevgili Figen Yüksekdağ, Selahattin Demirtaş, Ayşe Gökkan, Leyla Güven ve cezaevindeki bütün siyasi muhaliflere binlerce kez selam olsun” ifadelerini kullandı.

Hatimoğulları ayrıca, “Selam olsun bu memlekete, barışın ve demokratik toplumun kapısını aralayan Sayın Abdullah Öcalan” dedi. Bu sözlerin ardından salonda “Biji Serok Apo” sloganları atıldı.

Konuşmasında kadın ve sosyalist hareketlerin çeşitli isimlerini de anan Hatimoğulları, yaşamını yitiren Sırrı Süreyya Önder’i de “barış mücadelesinin emektarı” olarak andı.

“Barış Silahların Susmasından Çok Daha Büyük”

Dünyadaki gelişmelere de değinen Hatimoğulları, küresel sermayenin krizinin halklara açlık, yoksulluk, savaş ve çatışma olarak yansıdığını söyledi.

"3 yıl önce yaptığımız kongreden bu yana deyim yerindeyse yer yerinden oynadı. Küresel sermayenin krizinin bedeli açlık, yoksulluk, savaş ve çatışma biçiminde halklara ödetiliyor. Emperyalizm yeniden bir düzen kurarken bütün dünyayı, özelde de Orta Doğu'yu yeniden şekillendiriyor" diye konuştu.

Rusya-Ukrayna savaşı, Gazze’deki saldırılar, İran ve bölgedeki gelişmeler ile Suriye’deki duruma ilişkin değerlendirmelerde bulunan Hatimoğulları, bölgedeki halkların karşı karşıya olduğu tehditlere dikkat çekti.

Hatimoğulları, “Suriye'de Aleviler, Kürtler, Hristiyanlar hala çok ağır tehdit altında. Rojava şu an eksik de olsa birçok kazanımla yoluna devam ediyor” ifadelerini kullandı.

“Halklarımıza Güveniyoruz, Bunun İçin Başaracağız”

Türkiye’de Kürt meselesinin yeniden konuşulmaya başlanmasının önemli bir fırsat oluşturduğunu savunan Hatimoğulları, silahların susmasının demokratik mücadele açısından yeni olanaklar ortaya çıkardığını belirtti.

"Bizler kökümüzün tarihsel birikim ve deneyimlerini unutmadan çağını anlayan ve buna göre kendini yeniden inşa eden bir yola giriyoruz. Tarihin içinden geleceğe yürüyoruz. Ve son 3 yılda bu ülkenin önüne uzun zamandır görülmemiş muazzam bir olanak, muazzam bir fırsat ortaya çıktı. Türkiye yeniden Kürt meselesini konuşmaya başladı. Silahlar sustu.

Bu gelişme sadece Kürt hareketi için değil, sisteme muhalif bütün kesimlerin demokratik zeminde mücadele olanaklarını ardına kadar açmış durumda. Bu süreci büyütmek, kalıcı barışı tesis etmek hepimizin insani, vicdani, siyasi ve toplumsal görevidir. Barışı kazanmak hepimizin ortak geleceğini kazanmaktır. Biz bunu 86 milyon yurttaşımız için 100 yıllık gelecek adına yerine getirmeye hazırız. Kendimize güveniyoruz. Sizlere güveniyoruz. Halklarımıza güveniyoruz ve bunun için başaracağız. Mutlaka ama mutlaka başaracağız" diye konuştu.

Geçmiş Acıların Hafızasına Vurgu

Kürt meselesinin geçmişte farklı dönemlerde farklı biçimlerde ele alındığını belirten Hatimoğulları, geçmişte yaşanan çatışmaların ve toplumsal acıların hafızalarda yer ettiğini söyledi.

"Bu topraklarda Kürt meselesi farklı dönemlerde farklı isimlerle konuşuldu. Bazen inkar edildi, reddedildi. Böyle bir sorun yok dendi. Bazen güvenlik başlığına sıkıştırıldı. Bazen konuşmanın kendisi dahi suç sayıldı. Bazen çözüm ihmali belirlendi. Ardından kapılar hemen kapandı" dedi.

Hatimoğulları, çatışmalarda hayatını kaybedenlerin ailelerinin acısının toplumun ortak hafızasında bulunduğunu belirterek, farklı kesimlerin yaşadığı acıların yarıştırılmaması gerektiğini ifade etti.

“Barış Hiçbir İktidarın Topluma Bahşettiği Bir Lütuf Değil”

Barışın yalnızca silahların susması olarak değerlendirilmemesi gerektiğini belirten Hatimoğulları, “Acılar yarıştırılmaz. Her acının kendi adı, kendi ismi ve kendi hikayesi var. Barış bu ortak acıların bitmesini amaçlar” dedi.

Barışın toplumsallaşması gerektiğini vurgulayan Hatimoğulları, Meclis tarafından kabul edilen kanunun önemli olduğunu ancak tek başına toplumsal barışı sağlayamayacağını söyledi.

"Meclis, 10 Ağustos 2026'da Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlenmesine Dair Kanun'u kabul etti. Biz bu kanunu çok önemsiyoruz. Her fırsatta ne kadar önemsediğimizi vurguladık. Ama aynı zamanda bu kanunun eksikliklerini de belirttik. Hiçbir kanun kendi başına toplumsal bir barış yapamaz, kanun sadece bir kapı açabilir" dedi.

Hatimoğulları, bu sürecin siyaset, hukuk ve toplumun birlikte hareket etmesiyle ilerleyebileceğini belirterek, “Şimdi önümüzde çok daha zor bir aşama var. O da barışın toplumsallaşmasıdır. Barış mahalleye, okula, ailelere, hanelere, belediyelere, parlamentoya girmezse barış olmaz. Barış her yere girmeli. Barış hiçbir iktidarın topluma bahşettiği bir lütfu da değil” diye konuştu.

“Barışı Çocuklarımıza Armağan Edelim”

Barışın farklı toplumsal kesimlerin ortak çabasıyla kurulabileceğini belirten Hatimoğulları, kadın hareketinden insan hakları savunucularına, gazetecilerden akademisyenlere kadar farklı kesimlerin bu süreçte rol üstlenmesi gerektiğini söyledi.

Hatimoğulları, demokrasiyi savunan farklı kesimlere de çağrıda bulunarak, “Demokrasiyi savunan mütedeyyinler, sekülerler, sosyal demokratlar, Aleviler ve bütün halklar ve inanç toplulukları beraber kuracak barışı. 'Yaşasın halkların kardeşliğinin' sadece bir söylem olarak kalması değil, hukukla güvence altında alınması barışı kuracaktır ve buradan şunu hepimiz bilmeliyiz ki mücadele alanlarımızda tek vücut olmazsa bu süreci ilerletmede güçlük çekeriz” dedi.

Ardından barışın ortak geleceğe bırakılacak en önemli miraslardan biri olduğunu belirterek, "O yüzden barışı gelin hep birlikte bu ülkenin bütün siyasal ve toplumsal dinamikleriyle beraber inşa edelim. Barışı çocuklarımıza ve Türkiye'nin geleceğine hep beraber armağan edelim" diye konuştu.

Demokratik Mücadele İçin Yeni Dönem Çağrısı

Silahların susmasının demokrasi mücadelesinin büyütülmesi açısından önemli bir fırsat yarattığını ifade eden Hatimoğulları, farklı toplumsal hareketlerin kendi örgütlenmelerini güçlendirmesi gerektiğini söyledi.

“Demokrasi mücadelesinin siyasal ve toplumsal bütün özneleri olarak bunu en güçlü şekilde hep birlikte değerlendirmeliyiz” diyen Hatimoğulları, emek, kadın, gençlik, ekoloji, Alevi ve engelli hareketlerinin yanı sıra farklı toplumsal kesimlerin örgütlenmesinin önemine dikkat çekti.

Hatimoğulları, “Bizim en önemli görevimiz demokratik, eşitlikçi, özgürlükçü bir düzeni kurmak. Güçlü demokrasiyi, demokratik toplumu inşa etmenin yolu uzun soluklu bir mücadeleyi birlikte örebilmekten geçer” dedi.

“Birleşe Birleşe Kazanacağız”

Türkiye’nin demokratikleşmesi ve eşit yurttaşlık haklarının güvence altına alınması gerektiğini belirten Hatimoğulları, eğitim, sağlık, geçim, barınma ve ulaşım gibi temel ihtiyaçların hak olarak ele alınmasını savundu.

"Türkiye'nin demokratikleşme sorunlarına çözüm üretmek, aynı zamanda toplumsal ihtiyaçları temel alan halkın eğitim, sağlık, geçim, barınma, ulaşım gibi yaşamsal öneme sahip ihtiyaçların temel hak olduğunu vurgulayan birleşik bir mücadeleyi örgütlemek zorundayız" diye konuştu.

Hatimoğulları, barış ve demokratikleşmenin kendiliğinden gerçekleşmeyeceğini vurgulayarak, “Ve şunu unutmayalım ki bizler birleşe birleşe kazanacağız. Barış asla kendiliğinden inşa olmaz. Türkiye'deki antidemokratik uygulamalar kendiliğinden ortadan kalkmaz. Türkiye kendiliğinden demokratikleşmez. O yüzden bu sloganı hafızamızda dipdiri tutarak birleşe birleşe kazanacağız” ifadelerini kullandı.

“Bu Bir Eşik Kongresi”

Kongrenin DEM Parti açısından yeni bir dönemin başlangıcı olduğunu belirten Hatimoğulları, parti olarak geçmiş deneyimlerden yararlanarak kendilerini yenileme hedefinde olduklarını söyledi.

"Bu kongremizin anlamı da tam da burada yatıyor. Bu bir hazırlık kongresidir. Bu bir eşik kongresidir. Güçlenmeye, güç katmaya davet kongresidir. Geride bıraktığımız dönemin deneyimlerini yanımıza alıp önümüzdeki büyük dönüşüme hazırlanıyoruz. Kendimizi tekrar etmek için değil, kendimizi yenilemek için buradayız. Kendimizi yeniledikçe demokratik bir yönetimin inşasına talip oluruz, olmalıyız. Biz buna adayız. Değişerek yönetmeye, adaletli, eşit, özgür, demokratik bir inşaya hazırız. Toplum değişirken aynı kalan bir parti olmaz. Barışın dili değişirken eski dille yola devam etmek olmaz. Kürt meselesi yeni bir evreye girerken siyaseti eski araçlarla sürdüremeyiz” diye konuştu.

“Önümüzdeki Dönemin Kolay Olmadığının Farkındayız”

Barış sürecinin uzun, zorlu ve çeşitli riskleri barındıran bir süreç olacağını belirten Hatimoğulları, tarafların sabır, cesaret ve kararlılıkla hareket etmesi gerektiğini söyledi.

"Önümüzde kolay bir dönem olmadığının hepimiz farkındayız. Barış süreçleri düz bir yol değildir. Engebelidir, incedir, uzundur, zordur, emek ister. İtirazlar olabilir bu süreçlerde. Provokasyonlar da olabilir. Güvensizlikler de çıkabilir. Eski korkular yeniden hatırlanabilir. Bu bütün taraflar için öyle. Bazen devlet ağır davranabilir. Bazen siyaset cesaretini kaybedebilir. Bazen toplum yorulabilir. Ama bizim görevimiz tam da burada. Barışı günlük havaya göre biz savunmadık, savunmayacağız.

Çünkü barış bizim için konjonktürel bir tercih değil, bu topraklarda birlikte yaşamanın en ciddi siyasal programıdır barış. 100 yıllık meseleler bir günde çözülmez. Ama 100 yıllık meselelerin kaderi bazen birkaç yıl içinde değişebilir. Bir adım atılarak değişebilir. Şimdi böyle bir zamanın içindeyiz ve bu zamanı en doğru şekilde değerlendirmeliyiz. Bu zaman bizden öfke kadar akıl, hafıza kadar yenilenme, cesaret kadar sabır ve kararlılık istiyor. Ve belki en çok da birbirimizi duymayı ve dinlemeyi istiyor. 3 yılın muhasebesinden çıkaracağımız en büyük dersler bunlardır."

“Çekilen Acıları Unutmayacağız”

Geçmişte yaşanan acıların unutulmayacağını ancak gelecek kuşakların bu acılarla yaşamaya mahkum edilmeyeceğini belirten Hatimoğulları, şöyle konuştu:

"Biz geçmişimizi asla inkar etmeyeceğiz. Bu topraklarda çekilen acıları asla unutmayacağız. Ödenen bedeller asla unutulmayacak. Ama şu bir gerçek ki biz yaşanan bütün acılarla yüzleşeceğiz. Hepsi ile yüzleşeceğiz. Ama bunu yaparken çocuklarımızı o acıların içinde yaşamaya da mahkum etmeyeceğiz" dedi.

Konuşmasının sonunda parti örgütlerine ve mücadeleye katkı sunanlara teşekkür eden Hatimoğulları, barış hedefinin sürdürüleceğini belirterek, "Ve şu bilinsin ki, barışın gemisini ne olursa olsun o limana vardıracağız. Ve bizler o limana mutlaka ama mutlaka ulaştıracağız. Yolumuz açık olsun" ifadelerini kullandı.

Bakırhan Ve Hatimoğulları Yeniden Eş Genel Başkan

DEM Parti 5’inci Olağan Büyük Kongresi’nde yapılan seçim sonucunda Tuncer Bakırhan ve Tülay Hatimoğulları, geçerli 535 oyun tamamını alarak yeniden Eş Genel Başkanlık görevine seçildi. Böylece iki isim, partinin yeni döneminde de eş genel başkan olarak görev yapmaya devam edecek.

 

Bu içerik size ne hissettirdi?

  • 0
    SEVDİM
  • 0
    ÜZÜLDÜM
  • 0
    KIZDIM
  • 0
    ŞAŞIRDIM
  • 0
    BEĞENDİM
  • 0
    BEĞENMEDİM
  • 0
    GÜLDÜM
  • 0
    ALKIŞ

Yorumlar (0)

Bu içerik ile ilgili henüz yorum yazılmamış

Editörün Seçimi

Daha Popüler Bir Burdur Mu? Karacaören Barajı Gündem Oldu
Haber

Daha Popüler Bir Burdur Mu? Karacaören Barajı Gündem Oldu

Karacaören Baraj Gölü’nden paylaşılan görüntüler sosyal medyada gündem oldu.

Burdurlu iki öğretmen sosyal medyayı salladı
Haber

Burdurlu iki öğretmen sosyal medyayı salladı

Burdurlu öğretmenlerin Kaş’ta çektiği teke zortlatması videosu ilgi gördü.

Dereboğazı Yolu İçin Kritik Rapor: Denetimler Rekor Seviyede Ancak Kesin Çözüm Bölünmüş Yol
Haber

Dereboğazı Yolu İçin Kritik Rapor: Denetimler Rekor Seviyede Ancak Kesin Çözüm Bölünmüş Yol

Dereboğazı yolunda yeni önlemler alınsa da kalıcı çözüm bekleniyor.

Ağlasunlu minik yüreklerden büyük destek
Haber

Ağlasunlu minik yüreklerden büyük destek

Burdur Ağlasun’da öğrenciler harçlıklarını DMD hastası için topladı.

Doğal temizlik gerçekten işe yarıyor mu? Sirke ve karbonat yeterli mi?
Haber

Doğal temizlik gerçekten işe yarıyor mu? Sirke ve karbonat yeterli mi?

Doğal temizlik nedir? Sirke ve karbonat gerçekten işe yarıyor mu?

Bucaklı Fenomen Survivor hayali için Bucak’tan yola çıktı
Haber

Bucaklı Fenomen Survivor hayali için Bucak’tan yola çıktı

Sosyal medya içerikleriyle tanınan ve “ilyassmutluu” kullancı adlı Bucaklı fenomen Survivor hayali için Bucak’tan İstanbul’a yürümeye başladı.