Ankara DEVA Partisi Genel Başkan Yardımcısı ve Mersin Milletvekili Mehmet Emin Ekmen, Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulu’nda fon soruşturmasına ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz’ın açıklamalarının ardından söz alan Ekmen, yaşananların “fon krizi” ya da “fon manipülasyonu” olarak tanımlanamayacağını savunarak, “Bunun ismi fon krizi, fon meselesi, fon manipülasyonu değil fon dolandırıcılığıdır” dedi.
Ekmen, Meclis’in tatil döneminde farklı ekonomik ve sosyal sorunların gündemde olduğunu, ancak 13 Eylül’den itibaren ülke gündeminin fon soruşturmasına yoğunlaştığını söyledi.
Çiftçilerin artan maliyetler karşısında gelir kaybı yaşadığını, emeklilerin geçim sıkıntısı çektiğini, asgari ücretlilerin ara zam talebinin karşılanmadığını ve sanayicilerin artan üretim maliyetleriyle karşı karşıya olduğunu belirten Ekmen, hukuk, adalet ve özgürlük taleplerinin de gündemde olduğunu ifade etti.
Ekmen, fon soruşturmasına ilişkin ise “Sadece AK Parti’nin değil, Cumhuriyet tarihinin belki de dünyanın maruz kaldığı en büyük çürüme, içeriğe doğru çökme ama vatandaşın üzerine devrilme hâliyle ortaya çıkan büyük bir maliyetle karşı karşıyayız” ifadelerini kullandı.
Fonlardaki gelişmelerin birçok kurumun sorumluluğunda olduğunu savunan Ekmen, siyaset ve bürokrasinin de süreçteki rolünün araştırılması gerektiğini söyledi.
Ekmen, Sermaye Piyasası Kurulu (SPK), Borsa İstanbul, Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK) ve Cumhurbaşkanlığı Devlet Denetleme Kurulu’na yönelik eleştirilerde bulunarak, kurumların daha önce neden harekete geçmediğini sordu.
“Eğer bir temerrüt yaşanmasaydı bugün, Tera Holding’in bir kurtarıcı olarak Pusula Holding’i satın alarak nasıl kahraman olduğunu Genel Kurul’da dinliyor olabilirdik” diyen Ekmen, denetleyici kurumların sorumluluklarının araştırılması gerektiğini belirtti.
Borsa İstanbul’daki değer kayıplarına da dikkat çeken Ekmen, yalnızca tartışmalı fon ve hisselerde yatırım yapanların değil, herhangi bir tartışmalı işlemle ilgisi bulunmayan küçük yatırımcıların da zarar gördüğünü söyledi.
Ekmen, bazı şirket yöneticileri ve siyasi çevrelerle ilgili çeşitli iddiaları gündeme getirerek, “Cumhurbaşkanı Başdanışmanı, Cumhurbaşkanlığı Üst Kurul üyeleri, Cumhurbaşkanı danışmanları, Eski Başbakanlık Danışmanı, AK Partili siyasetçiler, çocukları, Hazine ve Maliye Bakan Yardımcısı’nın damadı, BDDK üyesinin oğlu buralarda görev yapıyor. Yani bu liste normal mi?” diye sordu.
Ekmen ayrıca bazı şirketlerle ilgili haber ve sosyal medya paylaşımlarının da soruşturulması gerektiğini savundu.
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz’a doğrudan seslenen Ekmen, kendi banka hesabında gerçekleştirilen küçük tutarlı işlemlerin dahi denetim sistemleri tarafından takip edildiğini belirterek, fon soruşturmasına konu olan büyük miktarlı işlemler konusunda kurumların neden daha erken harekete geçmediğini sordu.
Ekmen, “Benim 30 bin liramı yakalayan sistem bu kişilerin 30 milyar dolarını nasıl yakalamamış?” diyerek MASAK, MİT ve BDDK’nın süreçteki sorumluluklarının araştırılması gerektiğini söyledi.
Muhalefetin iktidar temsilcilerine yönelik istifa çağrılarını da değerlendiren Ekmen, Cevdet Yılmaz’ın doğrudan sürece dahil olduğuna inanmadığını belirterek, Yılmaz’ın sahip olduğu siyasi gücü soruşturmanın etkin yürütülmesi için kullanması gerektiğini savundu.
Ekmen, fon soruşturmasının ardından ilgili kurumların yönetimlerinde değişikliğe gidilmesi gerektiğini öne sürdü.
“Bu olayın patladığı güne kadar BDDK, SPK, Denetleme Kurulu, İMKB yönetimini görevden alın” diyen Ekmen, bu kurumların başına kamuoyunun güven duyacağı isimlerin getirilmesi çağrısında bulundu.
Fon soruşturmasının yalnızca mevcut dosyalarla sınırlı tutulmaması gerektiğini belirten Ekmen, son beş yıllık dönemdeki sermaye piyasası işlemlerinin de incelenmesini istedi. Ekmen, Kiler Holding’den ODINE’e kadar çeşitli şirketlerdeki hisse hareketlerinin ve halka arzların ardından yaşanan değer kayıplarının araştırılması gerektiğini söyledi.
Ekmen, soruşturma kapsamında bazı isimlerin öne çıkarılarak diğer sorumluların göz ardı edilmemesi gerektiğini belirtti.
“Kurul üyelerinin sorumluluğu yok mu?” diye soran Ekmen, soruşturmanın bütün yönleriyle yürütülmesi ve sorumluluğu bulunan herkesin ayrım yapılmaksızın incelenmesi gerektiğini ifade etti.
Konuşmasının sonunda siyasi etik yasası ve kamu ihale kanununun çıkarılması çağrısında bulunan Ekmen, mevcut sistemde yaşanan sorunların yalnızca fon soruşturmasıyla sınırlı olmadığını savundu.
Ekmen, “Sarı öküzü vermeyeceksiniz ama bu ahırın damı hepimizin başına yıkılacak” ifadelerini kullanarak, iktidar ve muhalefetin birlikte çözüm üretmesi gerektiğini söyledi.
Ekmen, muhalefet milletvekillerinin amacının iktidarın bu sürecin altında kalması değil, yaşanan sorunun nasıl çözülebileceğine yönelik öneriler geliştirmek olduğunu belirterek konuşmasını tamamladı.
Karacaören Baraj Gölü’nden paylaşılan görüntüler sosyal medyada gündem oldu.
Burdurlu öğretmenlerin Kaş’ta çektiği teke zortlatması videosu ilgi gördü.
Dereboğazı yolunda yeni önlemler alınsa da kalıcı çözüm bekleniyor.
Burdur Ağlasun’da öğrenciler harçlıklarını DMD hastası için topladı.
Doğal temizlik nedir? Sirke ve karbonat gerçekten işe yarıyor mu?
Sosyal medya içerikleriyle tanınan ve “ilyassmutluu” kullancı adlı Bucaklı fenomen Survivor hayali için Bucak’tan İstanbul’a yürümeye başladı.
Yorumlar (0)