Basın özgürlüğüne yönelik müdahalelerin münferit olaylar olarak değerlendirilemeyeceğini belirten Şahin, hukuki, idari ve ekonomik baskıların giderek arttığını ifade etti.
Şahin, “Bugün Türkiye’de basının sürüklendiği nokta, üç beş kurumun yaşadığı geçici sıkıntılara indirgenemez. Bu yapılanlar doğrudan halkın haber alma ve gerçeği öğrenme hakkına yöneltilmiş bilinçli ve sistematik bir boğma operasyonudur” dedi.
Basın kuruluşlarının farklı yöntemlerle baskı altına alındığını savunan Şahin, erişim engelleri, kayyım uygulamaları ve ekonomik yaptırımlar üzerinden gazetecilerin susturulmaya çalışıldığını söyledi.
Şahin, “Basını susturmak için artık tek bir yönteme dahi ihtiyaç duymuyorlar. Habere erişim engeli getiriyor, televizyonlara kayyım atıyor, baskılarla gazetecileri sindirmeye çalışıyorlar; yetmediğinde de ağır ekonomik maliyetlerle, fahiş lisans bedelleriyle o kurumları nefes alamaz hâle getiriyorlar” ifadelerini kullandı.
TELE2 Haber’in yayın hayatını sonlandırmasına da değinen Şahin, kuruluşun RTÜK tarafından uygulanan lisans bedeli ve ekonomik baskılar nedeniyle yayınlarını durdurmak zorunda kaldığını öne sürdü.
Şahin, “TELE1’e haksız bir şekilde kayyım atanmasının ardından meslek onurunu korumak için yola çıkan gazetecilerin kurduğu TELE2 Haber, RTÜK’ün dayattığı 2 milyon liralık ödenemez lisans bedeli ve ekonomik cendere yüzünden ekranını kapatmak zorunda kalmıştır” dedi.
T24’e yönelik erişim engelini de değerlendiren Şahin, 17 yıldır yayın yapan haber kuruluşunun internet sitesi ve sosyal medya hesaplarının engellenmesinin basın özgürlüğü açısından ciddi bir sorun olduğunu savundu.
Şahin, “Öte tarafta, 17 yıldır bu ülkede dürüst gazeteciliğin namusunu savunan T24, bir mahkeme kararıyla tüm internet sitesi ve sosyal medya hesapları toptan erişime engellenerek karanlığa mahkûm edilmek istenmiştir” diye konuştu.
Basın kuruluşları ve gazetecilerin karşı karşıya kaldığı baskıların yalnızca medya çalışanlarını değil, toplumun tamamını etkilediğini belirten Şahin, haber alma hakkının demokratik toplum düzeninin temel unsurlarından biri olduğunu vurguladı.
Şahin, “Bürolar kapatılmakta, muhabirler kapı önüne konulmakta, gazeteciler mahkeme salonlarında ve kayyım kapılarında ömür tüketmektedir. Burada kaybeden sadece işsiz kalan gazeteci değildir. Her karartılan ekranla, her erişimi engellenen siteyle birlikte bu milletin gerçeği görebileceği bir pencere daha kapanmaktadır” ifadelerini kullandı.
Şahin açıklamasını, iktidarın eleştirel seslere yönelik tutumunu eleştirerek tamamladı.
Şahin, “Hoşuna gitmeyen her sesi tehdit olarak gören bu iktidar zihniyeti, ülkeyi adım adım bir karanlığa ve cehalete sürüklemektedir. Halkın haber alma hürriyetini gasp ederek hiçbir yere varamazsınız. Bu milletin gerçeği öğrenme iradesini ne kayyımlarla ne erişim engelleriyle ne de ekonomik prangalarla bastıramazsınız” dedi.
Karacaören Baraj Gölü’nden paylaşılan görüntüler sosyal medyada gündem oldu.
Burdurlu öğretmenlerin Kaş’ta çektiği teke zortlatması videosu ilgi gördü.
Dereboğazı yolunda yeni önlemler alınsa da kalıcı çözüm bekleniyor.
Burdur Ağlasun’da öğrenciler harçlıklarını DMD hastası için topladı.
Doğal temizlik nedir? Sirke ve karbonat gerçekten işe yarıyor mu?
Sosyal medya içerikleriyle tanınan ve “ilyassmutluu” kullancı adlı Bucaklı fenomen Survivor hayali için Bucak’tan İstanbul’a yürümeye başladı.
Yorumlar (0)